Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5731 E. 2026/37 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5731
- Karar No
- 2026/37
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/14 E., 2021/5 K.
İlk Derece Mahkemesi ek kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kırklareli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 2915 parsel sayılı 17.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2 11... parsel numarasıyla ve 16.733,81 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar adına kayıtlı bulunan eski 27 15... parsel sayılı sırasıyla 15.200. 00... .050,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 2 11... ve 29 parsel numaralarıyla sırasıyla 28.484. 47... .128,11 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Hazineye ait 2 11... parsel sayılı taşınmazın 17.900,00 metrekare olduğunu, uygulama kadastrosu ile 16.733,81 metrekareye düştüğünü, davalılara ait dava konusu taşınmazların metrekaresinin arttığını belirterek, uygulama kadastrosunun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerlerin köy tüzel kişiliğine ait olduğunu, husumetin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.09.2015 tarihli ve 2013/142 Esas, 2015/79 Karar sayılı kararı ile davanın reddine, dava konusu taşınmazların uygulama tespiti gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.12.2018 tarihli ve 2016/4422 Esas, 2018/7536 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahallinde yapılan keşif, alınan teknik bilirkişi raporları ve ek rapor ile bu rapora dayanan mahalli ve tespit bilirkişi beyanlarından davacı taşınmazının ilk tesis kadastrosundaki sınırları tespit edilerek bu sınırlar esas alınarak yapılan ölçümde davacı ve davalı parseller hakkında 20.04.1972 tarihli komisyon kararı ile tesis kadastrosunda yapılan tersimat hatasının düzeltildiği, komisyon kararının 23.06.1972 tarihinde kesinleştiği, Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan 22/a çalışmasında 20.04.1972 tarihli komisyon kararı ile oluşan sınırlara uyulmadan 1955 yılında yapılmış olan tesis kadastrosu paftalarının kullanıldığı, başka bir deyiş ile Kadastro Müdürlüğü tarafından 2013 yılında yapılan uygulama kadastrosu işleminde 1972 yılında kesinleşen komisyon kararı ve paftaların kullanılması gerektiği halde 1955 yılında yapılan tesis kadastrosu paftalarının sehven kullanıldığı ve bu nedenle yapılan uygulama kadastrosunun hatalı olduğu, dosya arasına getirtilen hava ve ortofotolar incelendiğinde taşınmazların sınırlarının 1972 yılı komisyon kararı ile oluşan paftalara uyduğu" gerekçesiyle 2 11... , 29, 43, 31, 33... ada 15 parsel sayılı taşınmazların ve yolun tespit ve sınırlandırmasının iptaline, (P1) harfi ile işaretli 673,05 metrekarelik kısmın davalı 2 11... parselden ayrılarak davacı 2 11... parsele eklenmesi, (P2) harfi ile işaretli 1.544,71 metrekarelik kısmın davalı 2 11... parselden ayrılarak davacı 2 11... parsele eklenmesi, (P3) harfi ile işaretli 2.260,25 metrekarelik kısmın yoldan ayrılarak davacı 2 11... parsele eklenmesi, (P4) harfi ile işaretli 250,68 metrekarelik kısmın davalı 2 12... parselden ayrılarak davacı 2 11... parsele eklenmesi, (P5) harfi ile işaretli 111,04 metrekarelik kısmın davalı 2 11... parselden ayrılarak davacı 2 11... parsele eklenmesi, (P6) harfi ile işaretli 47,60 metrekarelik kısmın davalı 2 11... parselden ayrılarak davacı 2 11... parsele eklenmesi; (S) harfi ile işaretli 1.550,76 metrekarelik kısmın davacı 2 11... parselden çıkartılması, (Ş) harfi ile işaretli 1.551,04 metrekarelik kısmın davacı 2 11... parselden çıkartılması, (T) harfi ile işaretli 232,60 metrekarelik kısmın davacı 2 11... parselden çıkartılmasına (U) harfi ile işaretli 178,45 metrekarelik kısmın davacı 2 11... parselden çıkartılmasına, (R1) harfi ile işaretli 361,99 metrekarelik kısmın davacı 2 11... parselden çıkartılması ile uygulama kadastro tespit tutanaklarının diğer hanelerindeki kayıt ve tespitler aynı kalmak üzere davacı 2 11... parselin 17.746,30 metrekare miktarıyla, 2 11... parselin 16.455,06 metrekare miktarıyla, 2 11... parselin 26.939,76 metrekare miktarıyla, 2 11... parselin 13.680,14 metrekare miktarıyla, 2 11... parselin 14.825,65 metrekare miktarıyla, 2 12... parselin 32.933,98 metrekare miktarıyla tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, 13.08.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı Hazine vekili 19.11.2024 tarihli dilekçesinde; dava konusu 2 11... parselden çıkartılan (S), (Ş), (T), (U) ve (R1) harfleri ile gösterilen yerlere ilişkin tescil hükmü kurulmadığından davacı ve davalı parseller dışında tutulan bu alanlara yönelik tescil hükmünün kurulmasını ve kararın uygulanabilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2025 tarihli ek kararıyla "Dosyanın 13.08.2021 tarihinde kesinleştirilerek Babaeski Tapu Müdürlüğüne tescil işlemleri için gönderildiği, tavzih talebinin hükmün icrası tamamlanıncaya kadar istenebileceğinden dolayı, hüküm kesinleşip tescil işlemlerinin yapıldığı" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 2 11... parselden çıkartılan (S), (Ş), (T), (U) ve (R1) harfleri ile gösterilen yerlere ilişkin tescil hükmü kurulmadığından davacı ve davalı parseller dışında tutulan bu alanlara yönelik tescil hükmünün kurulmasını ve kararın uygulanabilmesini belirterek, İlk Derece Mahkemesi ek kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi ek kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi ek kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.