Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/2791 E. 2026/2919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2791
- Karar No
- 2026/2919
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2011/106 E., 2025/376 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Bingöl 150 kişilik çocuk bakım yurdu inşaatının davalı ... İnşaat tarafından yapıldığını, diğer davalıların da inşaatın yapımı aşamasında kamu görevlisi olduklarını, binanın geçici kabulünün 13.08.1987 tarihinde yapıldığını kesin kabulünün henüz yapılmadığını, ancak daha sonra ... Ünviversitesi Mimarlık Mühendislik Fakültesi teknik inceleme heyetince yapılan kontrol sonucunda düzenlenen 11.04.2001 tarihli bilirkişi raporunda binanın yönetmenliklere uygun olarak yapılmadığının, deprem perdelerinin bulunmadığının, beton kalitesi yönünden projede ön görülen standartın sağlanmadığının, beton mukavemetinin yetersiz olduğunun, kirişlerde çatlaklar bulunduğunun, binanın bu haliyle deprem ve statik yönden risk oluşturduğunun mevcut yapıya güçlendirme yapılmasının da ekonomik olmayacağının, binanın kullanılmasının mümkün olmadığının, boşaltılması gerektiğinin tespit edildiğini belirtilerek, toplam 1.806.457.880.293 ETL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde, kendisinin geçici olarak başka bir iş için Bingöl‘de bulunduğu bir sırada binanın tesliminde hazır bulunmasının istenildiğini kendisinin de bir elektrik teknikeri olarak binada görmüş olduğu eksikleri rapor halinde bildirdiğini bu nedenle herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin eşinin kontrol mühendisi olarak görev yaptığını 13.08.1987 tarihinde geçici kabulün yapıldığını buna göre zamanaşımının geçtiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde, kendisinin elektrik tesisatı kontrol mühendisi olarak görev yaptığını binadaki kusurun ise kolon ve kirişlerdeki çatlak ve benzeri hasarlarla ilgili olduğunu bu nedenle kendisinin sorumlu tutulamayacağını, beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, binanın Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından yaptırıldığını kontrollünün de yine aynı kurum görevlilerince yapıldığını, müvekkilinin ise Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünde görev yaptığını Bingöl’e gittiği bir sırada binanın devir tesliminde görev aldığını yoksa inşaatın kontrollü ile ilgili bir görevinin bulunmadığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde, binanın kaba inşaatı bittikten sonra kontrolörlüğünün kendisine verildiğini, dolayısıyla kendisinin kaba inşaat ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca geçici kabulün yapılmasından itibaren de zamanaşımının geçtiğini, dava tarihine kadar 15 seneden fazla taşınmazın kullanıldığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.12.2006 tarihli kararı ile davalı ... İnşaatın dava açılmadan önce iflas ettiği, iflas nedeniyle kaydının silindiği yani dava tarihinde anılan şirketin bulunmadığı, dolayısıyla kendisine karşı dava açılamayacağı ve sonradan şirket yetkililerinin davaya dahil edilmek suretiyle davaya devam edilemeyeceği gerekçesiyle, davalı şirket ve dahili davalılar hakkında davanın husumet yokluğundan reddine, ... dışındaki davalıların olayda bir kusuru bulunmadığı anlaşıldığından bunlar hakkındaki davanın esastan reddine, her ne kadar davalılardan ... inşaatın kontrolörü olması nedeniyle kusuru ve sorumluluğu var ise de geçici kabul tarihi olan 1987 yılından dava tarihine kadar dava zamanaşımı süresi dolduğundan hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 26.12.2006 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesince, mahkemece davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın ticaret sicilinden terkin edildiği gerekçe gösterilerek reddedildiği, ancak mahkemece davacı vekiline bu şirketin ihya edilerek ticaret siciline yeniden kaydettirip hakkında açılan davaya devam edip etmeyeceği sorulmadan davanın reddinin doğru olmadığı, davacı talep ettiği takdirde İflas İdare Müdürlüğü hasım gösterilmek suretiyle şirketin ihyası için dava açması bakımından mehil verilmesi, bu mehil zarfında şirket ihya edildiği takdirde temsilcilerine dava dilekçesinin tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, bu hususlar üzerinde durulmadan ve şirket yönünden taraf teşkili tamamlanmadan davanın reddi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, binanın beton kalitesinin projeye uygun olmadığı, projeye göre donatı eksikliklerinin bulunduğu, binadaki hasarların bu nedenlerle ve bunun dışında zemindeki çökme ve deformasyon sonucu oluştuğu, binanın mevcut haliyle kullanılmasının deprem güvenliği bakamından sakıncalı olduğu, binanın geçici kabulünün 20.07.1987 tarihinde yapıldığı, geçici kabulde tespit edilen eksikliklerin giderilmemesi nedeniyle kesin kabulün yapılamadığı, binadaki eksik ve kusurlu imalatların inşaat sırasında gerekli kontrol ve deneyler ile tespit edilebileceği, sonradan bu durumun gözle fark edilmesinin mümkün olmadığı bu durumdan da inşaatın kontrolünden sorumlu ...’in sorumlu olduğu, diğer davalıların ise bir sorumluluklarının bulunmadığı hususlarının bilirkişi raporları ile tespit edildiği, dolayısıyla alınan raporlar ile davalılar ... ve bozma sonrası ihyası sağlanan müteahhit firma olan davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti'nin sorumluluğunun tespit edildiği, ancak davanın 01.03.2002 tarihinde açıldığı, geçici kabulün ise 1987 yılında yapıldığı, dolayısıyla dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davalılardan ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, bilirkişi raporu ile herhangi bir sorumluluğu tespit edilemeyen diğer davalılar ve dahili davalılar yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın niteliği gereği nispi değil maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, aksi kabulde de 2002 yılı YTL cinsinden talebin TL'ye çevrilerek karar verilmesi gerektiğini, 1987 yılında geçici kabulü yapılan yapının ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi tarafından deprem yönetmeliğine göre yapılmadığının ve eksikliklerinin tespit edildiğini, davalı ... Şirketi ve ... hakkında zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmekle birlikte, zamanaşımı definin ileri sürülmesi için öngörülen süreden sonra zamanaşımı def'inde bulunulmakla savunmanın genişletilmesi yasağının aşıldığını, eserin gizli ayıplı olup zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilemeyeceğini, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 360. maddesi gereği kabulün gizli ayıpları kapsamadığını ve 818 sayılı Kanunu'nun 362/2. maddesindeki karinenin de işlemeyeceğini, eserin tasarlanan kullanma amacına uygun olarak meydana getirilmediği hallerde iş sahibi tarafından kabulünün beklenemeyeceğini, yüklenicinin kasten gizlediği ayıplarda kabul karinesi geçerli olmadığı gibi böyle durumlarda ayıbı bildirme süresi ile birlikte zamanaşımı süresinin de uzamış olacağını, eserin kesin kabulü yapılmamış olup, zamanaşımının başlangıç tarihinin kesin kabul tarihi olması gerektiğini, yüklenici ile birlikte inşaatın kontrol ve ve kabul aşamalarında görevli memurların da 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 86. ve 87. maddeleri ve Devlet Memurları Kanunu'nun 12. maddesi gereği sorumlu olduklarını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık gizli ayıp nedeniyle oluşan zararın yüklenici ve idare elemanlarından tazmini istemine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece, davacı tarafından 1.806.457.880.293,00 ETL üzerinden harç yatırılarak talepte bulunulmakla birlikte, davalılar lehine talep edilen tutarın TL karşılığı olan 1.806.457,88 TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince nispi vekalet ücreti olan 258.710,37 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen, 18.065.186.802,93 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 1 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 2 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının, (6) numaralı bendinin sonundaki "karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 18.065.186.802,93 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" ibaresinin çıkarılarak yerine "karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 258.710,37 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.