Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6766 E. 2026/81 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6766
- Karar No
- 2026/81
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/153 E., 2024/524 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... mirasçıları vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili asıl dava dosyası ile davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlı bulunan ... köyünde bulunan 528 parsel sayılı taşınmazın öncesinin orman olduğunu, orman ve 2/B madde uygulama sahasında kaldığını belirterek, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle; birleşen dava dosyasıyla da, ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain 530 parsel sayılı taşınmazın öncesinin orman olduğunu, orman ve 2/B madde uygulama sahasında kaldığını belirterek, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince dava konusu 528 parsele ilişkin olarak verilen davanın reddine ilişkin karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.01.2007 tarihli ve 2006/16598 Esas, 2007/324 Karar sayılı ilamı ile “davanın, öncesi orman olduğu iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, Orman İdaresinin 11.05.1973 tarihinde, dava konusu taşınmazların kök parseli olan 88 parsele yönelik olarak 1939 tahdidine dayalı açtığı, dava sonucu orman sınırları içinde kalan 5.616 m²lik bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği ve kararın kesinleşmesi üzerine 88 parselin ifrazıyla bu bölümün 529 parsel numarası altında orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, kalan 5.952,76 m² 528 parsel ve 4.951,24 m² 530 parsel numarası ile gerçek kişiler adına tapuya tescil edildiği açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince temyize konu davada tahdit uygulaması yapılarak karar verilmiş ise de dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosu 1939 yılında 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (4785 sayılı Kanun) yürürlüğe girmesinden önce yapılmış bulunduğundan usulünce orman araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 530 parsele ilişkin olarak verilen önceki ret kararı ise Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.02.2008 tarihli ve 2007/16271 Esas, 2008/1769 Karar sayılı ilamı ile “530 parsel sayılı taşınmazın Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/754 Esas ve 2007/71 Karar sayılı dosyasında dava konusu edildiği, 529 sayılı parselin 5.616 m² yüzölçümüyle orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği, 528 sayılı parselin ise 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/849 sayılı dosyasında davaya konu edildiği açıklanarak, taşınmazların öncesinin bütün olduğu ve davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerinin esasını etkilemesi kaçınılmaz olacağından, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 45. maddesi uyarınca davaların birleştirilerek görülmesi ve kabul göre de, mahkemece tahdit uygulaması yapılarak karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosu 1939 yılında 4785 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce yapılmış bulunduğundan usulünce orman araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak ve dava dosyaları birleştirilmek suretiyle verilen davanın reddine ilişkin hüküm, asli müdahil ... vekili ve davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.12.2010 tarihli ve 2010/16521 Esas, 17180 Karar sayılı ilamı ile " Mahkemece, bozma kararına uyularak, eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla, dava konusu 528 sayılı parselin 1939 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda, orman sınırları dışında bırakıldığı, 19 54... yılı memleket haritalarında yeşil alanda, 19 97... yılı memleket haritalarında ise kısmen yeşil alanda kaldığı, 1954 hava fotoğraflarında yeşil alanda, 1993 hava fotoğraflarında kısmen yeşil alanda kaldığı, eğimin % 40-50 olduğu, üzerinde meşe, ıhlamur, akasya gibi orman ağaçları ile emekle yetiştirilmiş süs ve meyve ağaçları bulunduğu belirlendiğine, dava konusu 530 sayılı parselde ise keşif yapılmadığı ve rapor düzenlenmediğine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.01.2007 tarihli ve 2006/16598 Esas, 2006/324 Karar sayılı bozma ilamı taraflarına tebliğ edilip, karar düzeltme yolu kullanılmadığından, mahkemece hükmüne de uyulmakla davanın tarafları yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğuna, bu nedenle; dava konusu 5 28... sayılı parsellerden ifraz edilen 529 sayılı parselin, yörede 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinde orman sınırları içinde, 5 28... sayılı parsellerin ise dışında kaldığı yönünde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığına, uyuşmazlığın dava konusu 5 28... sayılı parsellerin 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre Devletleştirilen ormanlardan olup olmadığına ilişkin olup bozma kararına uyularak yapılan araştırma, inceleme ve keşif sonucu dava konusu 528 sayılı parselin, hem öncesi hem de eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğine ve hükmüne uyulan bozma kararı tarafları için usulî kazanılmış hak oluşturacağına göre, dava konusu 528 sayılı parselin Devletleştirilen orman alanı olduğu kabul edilerek, bu parsele ilişkin davanın kabulüne, tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi ve 530 sayılı parselde keşif yapılmışsa da, bitki örtüsü toprak yapısı ve çevresi incelenmediğinden, usulünce orman araştırması yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde 530 sayılı parselle ilgili bir karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuş ve davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin karar düzeltme talepleri Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.06.2011 tarihli ve 2011/8467 Esas, 7930 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Bozma ilamı sonrası ... davaya asli müdahil sıfatı ile katılmış ve dava konusu 5 28... parsellerin orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda; 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince davanın reddine ilişkin hüküm, müdahil ... ve davacı Hazine vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.02.2014 tarihli ve 2013/9379 Esas, 2014/1490 Karar sayılı ilamı ile " davanın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp, nitelik kaybı nedeniyle 2/B uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazların tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan keşif ve keşif sonrası alınan bilirkişi raporlarıyla taşınmazların orman sınırları dışında kaldığı ve 2/B uygulamasına konu olmadığı anlaşıldığından, mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığı, önceki bozma kararlarında taşınmazların her ne kadar eski tarihli belgelerdeki durumunun araştırılarak karar verilmesi istenmiş ise de, 4785 sayılı Kanuna göre, taşınmazların orman olduğu iddiasıyla açılmış bir dava bulunmadığı açıklanarak, Hukuk Hâkimi dava dilekçesindeki taleple bağlı bulunduğundan, işin esasına girilerek ve taleple bağlı kalınarak bir karar verilmesi gerekirken, 6292 sayılı Kanun gereğince davanın reddine karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmuş ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.09.2015 tarihli ve 2015/7283 Esas, 2015/7166 Karar sayılı ilamı ile davacı Hazine vekili ve davalı ... vekillerinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 2007/255 Esas sayılı asıl dava yönünden davacının ve asli müdahilin davasının reddine, birleşen Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/134 Esas sayılı dava yönünden davacının ve asli müdahilin davasının reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.02.2020 tarihli ve 2017/8085 Esas, 2017/890 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş olup, işbu onama ilamına karşı davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 17.11.2021 tarihli ve 2021/13036 Esas, 2021/11402 Karar sayılı ilamı ile onama ilamınının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; "Davanın, öncesi orman olduğu iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istemine ilişkin olduğu, dava konusu 528 parsel yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.12.2010 tarihli ve 2010/16521 Esas, 2010/17180 Karar sayılı ilamıyla; “528 sayılı parselin, hem öncesi hem de eylemli durumu itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden ve hükmüne uyulan bozma kararı tarafları için usulî kazanılmış hak oluşturacağından, dava konusu 528 sayılı parselin Devletleştirilen orman alanı olduğu kabul edilerek, bu parsele ilişkin davanın kabulüne, tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinildiği ve davalıların karar düzeltme talebinin Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.06.2011 tarihli ve 2011/8467 Esas, 2011/7930 Karar sayılı ilamı ile reddedildiği, dava konusu 528 parselin orman vasfında olduğu hususunun 23.06.2011 tarihinde kesinleştiği İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 528 parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği, dava konusu 530 parsel yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise; kural olarak, bozma ilamına uyulmakla davanın tarafları için lehte ve aleyhte usuli kazanılmış hak doğar. Her ne kadar usuli kazanılmış hak, usul hukukunda açık bir biçimde düzenlenmemiş ise de, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararlarıyla usuli kazanılmış hakkın varlığı uygulamada kabul edildiği, (04.02.1959 tarihli ve 13/5 YİBK ile 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK). Bu hakkın, mahkemelerce ve Yargıtay'ca ihlal edilemeyeceği gibi, mahkemelere uyulan bozma ilamında gösterilen biçimde inceleme ve araştırma yapmak ve belirtilen hukuksal esaslar gereğince karar verme yükümlülüğü oluştuğu, buna göre; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.01.2007 tarihli ve 2006/16598 Esas, 2007/324 Karar sayılı bozma ilamı taraflarına tebliğ edilip, karar düzeltme yolu kullanılmadığından ve mahkemece bozma ilamına uyulduğundan, taraflar için davanın nitelendirmesi yönüyle usulî kazanılmış hak oluştuğuna ve 2010 tarihli bozma ilamında da bu hususa işaret edilerek, davanın, öncesi orman olduğu iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemi olarak nitelendirilerek usulünce orman araştırması yapılması için bozulduğuna, bu bozma ilamına karşı yapılan karar düzeltme talepleri reddedildiğine ve mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğuna göre; Mahkemece, 2010 tarihli bozma ilamında da işaret edildiği üzere, yeniden keşif yapılmak sureti ile eski tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritaları incelenerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl dava yönünden davacının ve asli müdahilin davasının kabulüne, ... Mahallesi 528 parsel (yeni 22 18... parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, birleşen Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/134 Esas sayılı dosyası yönünden davacının ve asli müdahilin davasının kabulüne, ... Mahallesi 530 parsel (yeni 22 18... parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... mirasçıları vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... mirasçıları vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... mirasçıları vekili ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden ... mirasçıları ve ...'tan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.