Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/969 E. 2026/4367 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/969
Karar No
2026/4367
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/317 E., 2025/438 K. ASIL DAVADA DAVACI - BİRLEŞTİRİLEN DAVADA

Mahkeme kararı davalı ... vekili ile birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Asıl dava, tapusuz taşınmazın tescili; birleştirilen dava ise müdahalenin men'i ve kal isteğine ilişkindir. Asıl davada davacı ...; tapuda adına kayıtlı Çorum ili, ... ilçesi, ... köyü 1 18... parsel sayılı taşınmazın güney ve güneybatısı boyunca uzanan, kadastroca tescil harici yol olarak bırakılan taşınmazı uzun yıllardır malik sıfatı ile zilyet ettiğini, bu yerin yol niteliğinde olmadığını belirterek çekişmeli taşınmazın adına kayıt ve tescilini talep etmiştir.

Birleştirilen davada davacı ... vekili; kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın davalı tarafından çit örülerek kapatıldığını, yolun kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek umumi yola davalının bu müdahalesinin men'i ile yola çekmiş olduğu çitlerin kal-ine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin 18.11.2015 gün ve 2013/390 Esas, 2015/4138 Karar sayılı kararıyla, davacı ...'ın davalı ...'a yönelik davasının husumet nedeniyle reddine, davacı ...'ın davalı ... ve ...'ne yönelik davasının kabulü ile hükme esas bilirkişi raporuna ekli krokide sarı ve kırmızı boyalı olarak gösterilen tescil harici olarak bırakılan yolun davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; birleştirilen dosya davacısı ...'ın davasının reddine karar verilmiş, kararın birleştirilen dosya davacısı ... vekili, davalı ... vekili ile davalı Köy Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.10.2019 tarihli 2016/120 58... /6750 Karar sayılı kararıyla; taşınmazı kapsayan yakın tarihli uydu fotoğrafları dosyaya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişi ve ziraat bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması suretiyle taşınmazın öncesinin ne olduğu, yol olarak kullanılıp kullanılmadığı, yol niteliğinde değilse kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı hususlarının tespit edilmesi, dava konusu taşınmazın toprak yapısı ve niteliği ile zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihyaya konu olabilecek yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, taşınmazın yol olup olmadığını ve üzerinde zilyetlik bulunup bulunmadığını gerekçesi ile birlikte açıklayan, komşu parsellerle karşılıklı değerlendirmeyi ihtiva eden, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarının eklendiği, denetime elverişli rapor alınması, uydu görüntülerinden istifade edilerek taşınmazın niteliği belirlenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.

Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; hükme esas krokide (A) harfi ile gösterilen çekişmeli taşınmazın asıl dava davacısı tarafından 1 18... parsel ile bir bütün olarak kullanıldığı, taşınmazın umumi yol olarak kullanıldığının belirlenemediği, iddiaya konu bölümün davacı adına kayıtlı 1 18... parsel sayılı taşınmazın parçası olduğu, çekişmeli taşınmazın kadim yol olmadığı gerekçesiyle davalı-birleştirilen davada davacının davasının reddine, asıl dava davacısı ... tarafından ...'a karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, asıl davada davacı ... tarafından diğer davalılara karşı açılan davanın kabulüne, hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 103,96 metrekarelik alanın 1 18... parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, kararın davalı ... vekili ile birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı dayanağı satış senedinin zemine uygulanması suretiyle kapsamının ve çekişmeli taşınmaz bölümüne aidiyetinin belirlenmesi, taşınmazın öncesinde kadim yol olup olmadığının bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, teknik bilirkişiden keşfi takibe ve denetlemeye elverişli krokili rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gereğine değinilerek kararın bozulmasına hükmedilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen temyize konu kararıyla; tanık anlatımları ve hava fotografları ile ziraat bilirkişisi raporlarına göre asıl dava davacısının çekişmeli taşınmazdaki zilyetliğinin kazandırıcı zamanaşımı süresini aştığı, taşınmazın yol vasfında olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 103,96 metrekarelik alanın davacının sınırdaki taşınmazına eklenerek davacı adına tapuya tesciline, çekişmeli taşınmazın yol olmadığının tahkikatla belirlendiği gerekçesiyle birleştirilen dava davacısı ... tarafından davalı ...'a karşı açılan yola vaki el atmanın önlenmesi ve çitin kaldırılması davasının reddine, dava konusu taşınmazlarla ilgisi bulunmayan davalı ...'a karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine hükmedilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki; TMK’nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14... . maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkin davalarda TMK'nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerekir. Mahkemece sözü edilen yasal ilanlar yapılmış ise de 3 aylık sürenin dolması ve bu sürede yararı olan kişilere itiraz hakkı tanınması gerektiğinin düşünülmemiş olması isabetsizdir. Temyiz itirazları anılan sebeplerle yerinde görüldüğünden, temyiz itirazlarının kabulü ile, sair hususlar incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan sebeple birleştirilen dava davacısı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden birleştirilen davada davacıya iadesine, Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/969, K. 2026/4367, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-969-e-2026-4367-k-c0e65707c9c8