Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5472 E. 2026/3259 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5472
- Karar No
- 2026/3259
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/134 E., 2025/223 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, İstanbul ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 523 parsel sayılı 1.996,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalılar ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde kain 523 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olduğunu, taşınmazın Hazine adına tespiti gerekirken zilyet olduklarından bahisle davalılar adına tespitinin yerinde olmadığını ileri sürerek, 523 parselin davalılar adına yapılan tespitinin iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2001 tarihli ve 1999/389 Esas, 2001/560 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın davalıların işgalinde olduğunun tutanağın beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekilinin temyiz isteminde bulunduğu, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.03.2006 tarihli ve 2006/191 Esas, 2006/753 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verildiği ve davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının da reddine karar verildiği ve hükmün 27.06.2006 tarihinde kesinleştiği, davalı ... mirasçıları ... ve arkadaşları tarafından kararın temyiz edildiği, İlk Derece Mahkemesince 09.02.2010 tarihli kararıyla temyiz istemlerinin reddine karar verildiği anlaşılmış, 09.02.2010 tarihli karar davalı ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.10.2013 tarihli ve 2013/21612 Esas, 2013/17059 Karar sayılı ilamıyla; "... kısaca davalı ...'ın dava tarihinden önce vefat ettiği veraset ilamıyla sabit olmuştur. Bu halde ölü kişi adına yapılan tebliğin usulsüz olduğundan kuşku olmadığı gibi dosya kapsamında davalı ...'ın hükmü temyiz eden mirasçılarının adlarına duruşma günü tebliğ edilmek suretiyle davadan haberdar edildiklerine dair belgeye dosyada rastlanmamış, adı geçen taraf mirasçılarının varsa delilleri de sorulup toplanmamış, taraf koşulu gerçekleştirilmeden hüküm verilmiştir. Taraf koşulu gerçekleştirmeden hüküm verilemez. O halde Mahkemece öncelikle tespit maliki davalıların verasete esas açık nüfus kayıtları Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek mirasçıları belirlenmeli, akabinde gerek davalı ... mirasçıları gerekse tespit maliki diğer davalılar veya ölü olanların mirasçıları adına duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, ... ilçesi ... köyünün ilk kadastrosunun 25.09.1967 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği ve ilk kadastro paftaları incelendiğinde dava konusu 523 parselin devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığından tapulamasının yapılmadığı, bilirkişi ek raporunda dava konusu ... köyü 523 parselin 1968, 1970, 1975, 19 80... yıllarına ait hava fotoğraflarında kullanıldığına dair herhangi bir emarenin görülmediği, 1968, 19 70... yıllarına ait hava fotoğraflarında koyu renkli orman bitki örtüsüyle kaplı olduğu, 1958, 19 72... yıllarına ait memleket haritası üzerindeki konumunun yeşile boyalı sahada kaldığı, harita lejantında çalılık alan olarak gösterildiği, uydu görüntülerinde 2002 yılından itibaren çalılıkların temizlenerek kullanılmaya başlandığı ve 2006 yılına ait görselde 523 parsel üzerinde bir yapı olduğu ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 523 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tutanağındaki tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın öncesinin devlet ormanı olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını, dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, Orman İdaresinin davaya usulüne uygun şekilde dahil edilmediğini ve dava konusu taşınmazın evveliyatının orman vasfında olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.