Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5790 E. 2026/3273 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5790
- Karar No
- 2026/3273
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/22 E., 2024/69 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sınırları ve miktarları belirtilen tescil dışı bırakılan taşınmazlarda müvekkili yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek, taşınmaz bölümlerinin müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.05.2016 tarihli ve 2013/12 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, fen bilirkişisi tarafından tanzim olunan 11.04.2016 havale tarihli rapor eki krokide (A) harfi ile gösterilen 15.352,43 m²lik alanın narenciye bahçesi olarak davacı adına tesciline, (B2) harfi ile gösterilen 7.045,96 m²lik alan açısından açılan davanın reddine, (B1) harfi ile gösterilen 2557,11 m²lik alanın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından (A) ve (B2) harfli bölümlere yönelik temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.10.2019 tarihli ve 2017/776 Esas, 2019/5849 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın sınırları içinde bulunduğu ... davaya dahil edilmeden hüküm kurulmasının, ayrıca dosyada mevcut ziraat bilirkişi ve 2015 tarihli fen bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen alanın 10-11 yaşlarında zeytin ağacı ile kaplı kapama zeytin bahçesi olduğunun, (B) harfli alanın ise 4-5 yaşlarında mandalina ağacı ile kaplı kapama narenciye bahçesi olduğunun belirtildiği, ancak dosya içerisindeki 2016 tarihli fen bilirkişi raporunda ise (A) harfi ile gösterilen alanın narenciye bahçesi olduğunun, (B) harfi ile gösterilen alanın ise zeytin bahçesi vasfında olduğunun belirtildiği, keşif zaptında yer alan mahkeme gözleminde de (A) harfli yerin kapama zeytin bahçesi, (B) harfli alanın ise kapama narenciye bahçesi olduğunun gözlemlendiği, bu şekilde dava konusu taşınmaz bölümlerinin vasıflarında tereddüt yaratıldığı, yine, (B2) harfi ile gösterilen bölüm yönünden davanın reddi kararına yönelik davalıların kararı temyiz etmediği, bu bölüm yönünden ret kararı verildiği halde Orman İdaresi ve Hazinenin tescil talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin de hatalı olduğu, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, dava konusu taşınmazın sınırları içinde bulunduğu ... Belediye Başkanlığının davaya katılımı sağlanarak taraf teşkilinin oluşturulması, temyize konu (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün tescil harici bırakılma sebebinin araştırılması, bu taşınmaza komşu taşınmazlara ilişkin kadastro tutanaklarının, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örneklerinin ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örneklerinin, devam eden dava var ise bu davalara ait dosyaların temin edilerek dosya arasına alınması, (A) harfli taşınmazın bulunduğu yerde imar planı yapılıp yapılmadığı, imar planı yapılmış olması halinde ne zaman yapıldığı ve kesinleşip kesinleşmediği ve dava konusu taşınmazın imar planında ne şekilde tespit gördüğünün araştırılarak, alınacak cevabı yazılar ile araştırılan hususlara ait belge ve tutanaklar ile haritaların temin edilerek dosya içerisine alınması, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile 1990-1995 yıllarına ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, yeniden yapılacak keşif ile (A) harfli taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması, açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, (A) harfli taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 11.01.2022 tarihli ve 2020/143 Esas, 2022/10 Karar sayılı karar ile ... Kadastro Mahkemesinin taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışmalarının yapılmış ve eldeki davanın konusu taşınmazların bu çalışmalar sonucu 8 63... , 8 63... ve 8 63... parsel olarak sınırlandırıldıklarına ilişkin yazısına istinaden görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmış, İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tanık beyanları uyarınca ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/12 Esas sayılı dava dosyasında 28.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmazın 8 63... parsel sayılı taşınmaz ile (B1) harfi ile gösterilen taşınmazın 8 63... parsel sayılı taşınmaz ile (B2) harfi ile gösterilen taşınmazın 8 63... parsel sayılı taşınmaz ile aynı yer olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmediğinden (B1) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne yönelik hükmün kesinleştiği, aktarılan davanın kapsamının, önceki bilirkişi raporunda (A) ve (B2) harfleri ile gösterilen, 8 63... ve 5 parsel sayılı taşınmazlar olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, 8 63... ve 5 parsel sayılı taşınmazların 1967 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dere olarak tespit dışı bırakıldıkları, bu hali ile imar ve ihyaya muhtaç oldukları, incelenen hava fotoğrafları ve alınan tanık beyanları uyarınca 8 63... parsel sayılı taşınmazda imar ihya faaliyetlerinin 1992 yılından önce tamamlandığı, aktarılan dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, 8 63... parsel yönünden ise aktarılan dava tarihine kadar zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 8 63... parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak aslının olağan usule göre kesinleştirme işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine, 8 63... parsel sayılı taşınmazın 15.352,61 metrekare yüzölçümü ve narenciye bahçesi vasfı ile davacı adına tapuya tesciline, 8 63... parsel sayılı taşınmazın 7.044,10 metrekare yüzölçümü ve zeytin bahçesi vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının davacıya ait olduğunun tespit tutanağının beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz dilekçelerinde; dava konusu 8 63... parsel sayılı taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 8 63... parsel sayılı taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarında Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.