Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5791 E. 2026/3274 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5791
- Karar No
- 2026/3274
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2024/72 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyünde bulunan doğusu yol, tapusuz taşınmaz ve ... numaralı parsel, batısı ... numaralı parsel, kuzeyi ... numaralı parsel, güneyi tapusuz taşınmaz ile çevrili tapusuz taşınmazın müvekkili tarafından imar-ihya edildiğini ve lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2011/308 Esas, 2015/522 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, fen bilirkişisi tarafından tanzim olunan 25.11.2013 havale tarihli rapor eki krokide (A) harfiyle gösterilen taşınmazın davacı adına tesciline karar karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.10.2017 tarihli ve 2016/3578 Esas, 2017/8354 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın sınırları içinde bulunduğu ... davaya dahil edilmeden hüküm kurulmasının, ayrıca yörede imar planı ve imar uygulaması yapılıp yapılmadığı ve taşınmazın imar planı ve imar uygulamasına konu edilip edilmediğinin araştırılmamasının, en eski tarihli memleket haritası ve dayanakları hava fotoğrafları ile dava tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile bunlardan üretilen memleket haritaları getirtilerek kadastro paftası ile ölçeklerinin denkleştirilip çakıştırılmamasının ve eski tarihli belgeler üzerinde inceleme yapılmamasının, dava konusu taşınmazın komşu parsellerinin kadastro tespitinde tapu kaydına dayanıldığı halde, bu kayıtların ilk tesislerinden itibaren tedavüllerinin getirtilerek keşifte sınırlarının okunmamasının, mahalli bilirkişilere sorulmamasının, bu kayıtlarda dava konusu taşınmazın ne olarak gösterildiğinin incelenmemesinin, zilyetllik araştırmasının yöntemine uygun yapılmamasının doğru görülmediğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; 01.02.2022 tarihli ve 2018/15 Esas, 2022/30 Karar sayılı karar ile ... Kadastro Mahkemesinin taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışmalarının yapıldığı ve eldeki davanın konusu taşınmazın bu çalışmalar sonucu 8 85... parsel olarak sınırlandırıldığına ilişkin yazısına istinaden görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine aktarılmış; dava dosyası aktarıldıktan sonra, İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tanık beyanları uyarınca dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve aktarılan dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne 8 85... parsel sayılı taşınmazın 7.232,18 m² yüzölçümü ve narenciye bahçesi vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili temyiz dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.