Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/529 E. 2026/3246 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/529
Karar No
2026/3246
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/5 E., 2024/101 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 2 42... , 300, 301, 309 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; hudutları dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz bölümünün müvekkilleri tarafından 1965-1970 yılları arasında imar-ihya edildiğini, taşınmaz tarım yapılabilir hale geldikten sonra ise önce tahıl ekilerek, daha sonra zeytincilik yapılarak dava tarihine kadar taşınmazda zilyetlikle iktisap koşullarının müvekkilleri lehine oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Önceki tarihli bozma ilamına uyulmasından sonra ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli ve 2019/87 Esas, 2020/328 Karar sayılı kararıyla," dava konusu edilen taşınmaz bölümlerinin, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A), (B) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri olduğu, taşınmazların imar-ihya edildiği tarih ile dava tarihi arasında 30 yılı aşkın süre geçtiği, bu süre içerisinde taşınmazlarda davacı tarafça tarım yapıldığı, dava konusu taşınmazlarda davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.496,33 m² (B) harfi ile gösterilen 7.822,16 m² ve (D) harfi ile gösterilen 8.864,77 m²lik taşınmaz bölümlerinin tarla vasfıyla davacılar adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.07.2023 tarihli ve 2023/3525 Esas, 2023/4071 Karar sayılı kararıyla özetle; "Dosya arasına gelen belgelerden ... ilçesi ... Mahallesi 2 42... ,3 00... parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarının eldeki dava sebebiyle davalı olarak tanzim edildiği ve tutanaklar ile eklerinin ... Kadastro Mahkemesine gönderildiği, 3402 sayılı Kanun'un 26... . maddeleri kapsamında tutanak düzenlenen taşınmazlar hakkında görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu göz önüne alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen, aktarılan dava dosyası ile kadastro tutanaklarının birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda; "...dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1/1000 imar planı uygulaması kapsamında kalmadığı, 1953 yılı ait hava fotoğrafı üzerinde yapılan incelemede;taşınmazların tamamının çalılık ve fundalık bitki örtüsü ile kaplı ve imar ihya çalışmalarının başlamamış ve tamamının kullanımsız olduğu, 19 75... yılına ait hava fotoğrafı üzerinde yapılan incelemede 2 42... (A) ve 309 (C) parsel sayılı taşınmazların tamamının çalılık ve fundalık bitki örtüsü ile kaplı ve imar ihya çalışmalarının başlamamış ve tamamının kullanımsız olduğu, 2 42... parsel sayılı taşınmazın (B1) harfi ile gösterilen 1.555,46 m² lik kısmının açılarak imar ihya çalışmalarının başladığı, 2 42... parsel sayılı taşınmazın (D1) harfi ile gösterilen 8.178,42 m² kısmının açılmış olduğu, bu kısım yönünden imar ihyanın başladığı, taşınmazın geriye kalan kesimlerinin 1953 yılındaki gibi çalılık ve fundalık bitki örtüsü ile kaplı olduğu görüldüğü, (B1) ve (D1) harfleri ile gösterilen kesimlerin imar ihyasının 1990'lı yılların başlarında tamamlandığının anlaşıldığı, 08.10.2024 tarihli Ziraat bilirkişisi ek raporunda da (D2) harfi ile gösterilen 686,02 m²lik kısmın imar ihyasının 1992 yıllında tamamlanmamış olduğu aynı parselin (D1) harfi ile gösterilen 8.178,42 m²lik kısmının imar ihyasının ise 1990'lı yılların başlarında tamamlandığı, 301 parselin (B1) harfi ile gösterilen 1.555,46 m²lik kısmının imar-ihyasının 1990'lı yılların başlarında tamamlandığı aynı parselin (B2) harfi ile gösterilen 6.266,44 m²lik kısmının imar ihyasının ise 1992 yıllında tamamlanmamış olduğunun belirtildiği, mahalli bilirkişi beyanlarında taşınmazı davacıların murisleri ... ile diğer kardeşi ...'nun, iki kardeşin ekip biçtiğini, daha sonra aralarında taksim yapıldığını dava konusu taşınmazların ...'na kaldığını, ...'nun susam, buğday ektiğini, devamında zeytin ağaçları ektiğini, ağaçların 20-30 yıl önce ekildiğini, ...'nün kardeşi ...'ın dava konusu taşınmazların hemen bitişiğinde adına kayıtlı yeri olduğunu dava konusu taşınmazın doğusunda yer alan taşınmazların yapılan taksimde ...'a isabet ettiğini beyan ettikleri, bu hali ile; dava konusu 2 42... parsel sayılı taşınmazın (D1) harfi ile gösterilen 8.178,42 m²lik kısmı ve 2 42... parsel sayılı taşınmazın (B1) harfi ile gösterilen 1.555,46 m²lik kısmı yönünden 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen koşulların davacılar yararına gerçekleştiği, 2 42... parsel sayılı taşınmazın (D2) harfi ile gösterilen, 2 42... parsel sayılı taşınmazın (B2) harfi ile gösterilen kısmı, 2 42... ve 309 parsel sayılı taşınmazların tamamı yönünden ise 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen koşulların davacılar yararına gerçekleşmediği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 42... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi rapor ekinde (D1) harfi ile gösterilen 8.178,42 m²lik kısmının ve 2 42... parsel sayılı taşınmazın (B1) harfi ile gösterilen 1.555,46 m²lik kısmının tarla vasfıyla ... mirasçılarının adlarına miras hisseleri oranında tapuya tescillerine, 2 42... ve 309 parsel sayılı taşınmazların tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların orman vasfında olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağını, bilirkişi raporlarının eksik düzenlendiğini ve zilyetliğin başlangıcı, süresi ve sürdürülüş biçiminin raporlarda açıkça ortaya konulmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı, taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/529, K. 2026/3246, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-529-e-2026-3246-k-3ea2b5db4ee0