Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/247 E. 2026/3236 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/247
Karar No
2026/3236
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/109 E., 2023/155 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Aydın ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 31... parsel sayılı 505.313,38 m² yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz ettiği dava dilekçesinde; hudutlarını belirttiği yaklaşık 20 dönüm arazinin eklemeli zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2009 tarihli ve 2018/35 Esas, 2019/124 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 31... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 29.923,92 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı adına tapuya tesciline, kalan 475.389,46 metrekare yüzölçümündeki bölümün tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 09.06.2022 tarihli ve 2021/3597 Esas, 2022/5577 Karar sayılı ilamıyla; "....Mahkemece dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlünden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyeti huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olup olmadığı, mer’adan açılıp açılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, jeodezi ve fotogrametri uzmanına belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafı üzerinde stereoskop aleti ile inceleme yaptırılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın öncesinin hangi nitelikte olduğu, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü ve kimden kime aktarıldığı konusunda ayrıntılı rapor alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, 2001 yılı öncesinde taşınmazın kısmen veya tamamen kazandırıcı zamanaşımı süresinin geçip geçmediğinin tespit edilmeli, raporlar arasında çelişki oluştuğu takdirde bu çelişki giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 31... parselin 26.07.2023 tanzim tarihli haritacı bilirkişi raporuna ekli krokide; (A) harfi ile gösterilen 29.923,56 m²lik kısmın ayrılarak aynı adada en son parsel numarasından sonra yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla tespit ve davacı ... adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen kısım dışında kalan 475.389,46 m²lik kısmın tespit gibi aynı ada ve parsel numarası ile tapuya tesciline, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde; davada husumetlerinin bulunmadığını, meraların özel mülkiyete konu edilemeceyeğini, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, davacının davasını ispatlayamadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı, zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığına ilişkindir. Her ne kadar, İlk Derece Mahkemesince yukarıda izah edildiği üzere davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 31... parselin 26.07.2023 tanzim tarihli haritacı bilirkişi raporuna ekli krokide; (A) harfi ile gösterilen 29.923,56 m²lik kısmın davacı adına tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iktisap koşulları düzenlenmiş olup tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malı, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran zilyedi adına tespit edileceği belirtilmiştir. Zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi bu nedenle önem arz eder. İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşfin sonucunda alınan 24.10.2023 tarihli üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi heyet raporunda; Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 1/100.000 ölçekli İzmir İl Arazi Varlığı raporunda dava konusu taşınmazın Kireçsiz Kahverengi Topraklar (U) üzerinde gelişimini sürdüren, %20-30 eğime sahip, şiddetli su erozyonuna maruz kalmasından dolayı sığ (20-50 cm) toprak derinliği gösteren topraklar olduğu, arazi kullanım kabiliyet sınıfının ise VII. sınıf tarımsal arazi niteliğinde olduğu ve bu durumu ile toprak işlemeli tarıma elverişsiz arazi niteliğinde yer aldıklarının görüldüğü, bu sınıf içerisinde yer almasının sebebi olarak eğim ve erozyona bağlı olarak ortaya çıkan toprak yetersizliğinin gösterildiği, şu anki arazi kullanım durumunun (SAK) ise kuru tarım (nadaslı) olarak belirtildiği, taşınmaz içerisinde yer alan toprakların, yerinde oluşum gösteren ancak eğim ve buna bağlı olarak ortaya çıkan erozyon sonucu derinleşememiş olan genç nitelikteki toprakları oluşturduğu, ana kayanın metamorfik nitelikte olan gnays ve mikaşistlerden meydana geldiği, bunun sonucu oluşan toprakların nötr veya nötre yakın nitelik gösterdikleri arazide HCI asit ile muamele edilmeleri sonucunda hiç köpürme yapmamaları ile de test edildiği, toprak derinliğinin 30-60 cm derinlikler arasında değişim göstermekte ve yağışlı dönemlerde arazi içerisinde parselin kuzey doğusundan güney batısına doğru geçen ve kendine yol açmış olan suların erozyonu sonucu çok daha yüzlek toprakların açığa çıkmış olduğunun tespit edildiği, parselin tamamına yakınında işlemeye de bağlı olarak yüzeye çıkmış olan taşlılık probleminin dikkat çektiği, elle yapılan tekstür değerlendirmesine göre toprakların yüzeyde kumlu tın olan tekstür sınıfının derinlikle birlikte daha kumlu bir hal aldığının belirlendiği, kum içeriklerinin yüksek olması topraklarda geçirgenliği arttırmakta, ancak toprak derinliklerinin sığ olması nedeniyle su erozyon ile taşınmasına sebebiyet verdiği, çalılıkların toprak yüzeyinin büyük kısmını kaplıyor olmasına rağmen, ayrışma hızının yüksek olası ve erozyon sonucu topraklarda organik madde içeriğinin düşük düzeyde bulunduğu ve bununda oluşan toprak rengindeki açık ton ile gözlenebildiği belirlenmiştir. Dava konusu taşınmaz içerisinde farklı yaşlarda olmak üzere kestane, ceviz, elma, kıraz gibi meyveler yanında, fasülye, domates ve biber gibi sebze ile mısır yetiştiriciliğinin yapıldığının tespit edildiği, 25-30 yaşlarında olan ağaçların parselin kuzey doğusundan güney batısına doğru uzandıkları ve belirli bir sıra arası sıra üzeri düzeninde dikili olmadıklarının görüldüğü, bu yaşlı ağaçların arazi içerisinde bulunan su yatağının olduğu yerde bulunduğu, daha genç olan (10-15 yaş) ve parselin güney doğusunda yer alan bahçenin ise eğim yönüne paralel belirli bir düzen içerisinde yer aldıkları, kuzey batı bölümünü kaplayan bahçenin ise oldukça genç (10-12 yaş) ağaçlardan oluşturulduğu, taşınmaz üzerinde keven ve eğrelti otu bitkilerinin olmadığı, taşınmazın mer'a vasfında olmadığı tespit edilmiştir. Ziraat bilirkişi raporunda belirtilen en yaşlı ağaçların yaşı dikkate alındığında davacının dava tarihinden öncesine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresini doldurmadığı, her ne kadar bilirkişi heyet raporunda taşınmazın dikili tarım arazisi vasfında olduğu belirtilmiş ise de vasfın keşif tarihi itibarıyla olan halihazırdaki durumu ifade ettiği dava tarihinden önceki durumunun Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 1/100.000 ölçekli İzmir İl Arazi Varlığı raporunda belirtildiği üzere VII. sınıf tarımsal arazisi olarak belirlendiği ve yine dosya içerisinde yer alan 28.05.2013 tarihli yüksek ziraat mühendisi bilirkişi raporunda da taşınmazın VI. sınıf tarım arazisi vasfında olabileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır. VI. ve VII. sınıf tarım arazileri zilyetlikle iktisaba elverişli araziler değildir. Bu durumda, 3402 saylı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının davacı yararına oluşmadığı sabittir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile 1 31... parsel sayılı taşınmazın 26.07.2023 tanzim tarihli haritacı bilirkişi raporuna ekli krokide; (A) harfi ile gösterilen 29.923,56 m²lik kısmının bahçe vasfıyla Hazine adına tesciline, (A) harfli kısımda yer alan muhdesatın davacıya ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/247, K. 2026/3236, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-247-e-2026-3236-k-5d0b55691a4c