Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4279 E. 2026/2467 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4279
- Karar No
- 2026/2467
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/274 E., 2025/383 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/24 E., 2022/51 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 34 parsel sayılı 12.308,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 07... parsel numarasıyla ve 9.534,35 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 107 parsel sayılı 22.360,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 07... parsel numarasıyla ve 25.063,44 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının 1 07... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın 1972 yılından beri davacının zilyetliğinde olduğunu, bölgede yapılan kadastro güncelleme çalışmaları esnasında 12.308,83 m² yüzölçümlü olan taşınmazın 9.534,35 m² olarak, 22.360,00 m² yüzölçümlü olan davalılara ait taşınmazının 25.063,00 m² olarak tespit edildiğini, taşınmazın bir kısmının ...'ye ait 1 07... parsel sayılı taşınmaza aktarıldığını, bu nedenle davacının taşınmazının yüzölçümünün azaldığını, davacının kadastro tespitine itirazının komisyon tarafından reddedildiğini belirterek, davacının taşınmazının önceki yüzölçümü ile tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar duruşmada alınan beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu eski 34 numaralı parsele ait açı ve mesafe okumak suretiyle elde edilen takeometri noktalarına ait tersimatların doğu, batı ve kuzey kesimlerine isabet eden mülkiyet sınırlarının tapulama paftasına doğru tersim edildiği dolayısı ile bu sınırlarda pafta-zemin uyumunun olduğu ancak eski 34 numaralı parselin güney sınırının (eski 107 parsel ile olan ortak sınırı) 9 22... numaralı takeometri noktası ile düz hat şeklinde ölçüldüğü 922 numaralı takeometri noktasının.....numaralı poligon noktasına birleştirilmesi gerekirken sehven 924 numaralı takeometri noktası ile birleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda 1/2000 ölçekli ve 4 numaralı tapulama paftası üzerine doğru tersim edilen köşe noktalarının, paftası üzerinde hatalı birleştirilmesi nedeniyle eski 34 numaralı parsel yüzölçümünün (A) harfli kesimin miktarı kadar fazla hesaplandığı 22-a yenileme çalışmalarında iş bu hatanın düzeltildiği ve dolayısı ile eski 34 numaralı parsel miktarının azaldığı tespit edilmekle bu hali ile eski 34 ve eski 107 numaralı parseller arasındaki ortak sınırın 2009 yılına ait orto-foto görüntüsü ve 1971, 19 75... yıllarına ait hava fotoğrafları üzerinde net olarak göründüğü net olarak görünen ortak sınıra göre rapor eki durum krokisinde (A) harfi ile işaretlenen kesimin eski 107 (yeni 1 07... ) numaralı parsel sınırları kapsamında kaldığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 07... parsel sayılı 25.063,44 m² yüzölçümlü ve 1 07... parsel sayılı 9.534,35 m² yüzölçümlü taşınmazların uygulama kadastrosu tespiti gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkemece icra edilen keşif sonucu fen bilirkişileri tarafından düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden krokilerin izlenebildiği anlaşılmakla, rapor içeriğindeki açıklamalara ve bu raporda yapılan tesis kadastrosu, uygulama kadastrosu ve hava fotoğrafları referans alınarak yapılan çakıştırmalara göre; taraflara ait eski 34... parseller arası ortak sınırı oluşturan 9 22... numaralı takeometre noktaları açı ve mesafe alınmak suretiyle ölçümü yapılan mülkiyet sınırı paftaya doğru tersim edilmesine karşın 922 numaralı ölçü noktasının ..... numaralı poligon noktası ile birleştirilmesi gerekirken sehven 924 numaralı köşe noktası ile birleştirildiği ve köşe noktaları doğru tersim edilmesine karşın birleştirme hatası nedeni ile (A) bölümünün 34 parsel içinde kalacak şekilde yüzölçüm hesabının yapıldığı, uygulama kadastrosu sırasında bu hatanın düzeltildiği ve davacıya ait parselin yüzölçümünün bu nedenle azaldığı, gerçekten 1972 yılında yapılan tesis kadastrosuna en yakın 1971, 1975 ve sonrasını gösteren 1995 tarihli hava fotoğraflarında da 34... parseller arası sınırın çok net şekilde görülebildiği ve (A) bölümünün davalıya ait parsel kapsamında olduğu, ne var ki tesis kadastro paftasında yanlış birleştirme nedeni ile meydana gelen hatanın uygulama kadastrosu ile giderildiği, hal böyle olunca mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik olmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda yetersiz bilirkişi raporu dayanak gösterilerek davanın reddedildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, bilirkişi raporunda,... numaralı noktanın, sehven ... numaralı noktaya birleştirildiği oysa .... numaralı poligon noktasına birleştirilmesi gerektiği ve yenileme çalışması sırasında bu hatanın giderildiği, yenileme çalışmasında belirtilen mülkiyet sınırının esas alınması gerektiğinin belirtildiğini ancak raporun .... numaralı noktanın neden .... hattı ile birleştirilmesi gerektiğine dair herhangi bir teknik gerekçe sunmadığını, yalnızca bir tercih belirttiğini, rapor içeriğinde, söz konusu tercihin hangi teknik zorunluluklara dayandığı, geometrik uyumluluk açısından ne tür bir üstünlük arz ettiği ya da kadastro ilkeleriyle nasıl bağdaştığına dair hiçbir açıklamanın yer almadığını, ..... hattının, birkaç kez yön değiştiren ve eğrisel nitelik taşıyan karmaşık bir sınır hattı olduğunu, buna karşılık tesis kadastrosunda yer alan...–...hattının, açık, net ve doğrusal bir çizgi olduğunu, sınırın belirlenmesinde tereddüde mahal bırakmayacak şekilde düzenlendiğini, bu nedenle yenileme çalışma kapsamında yapılan değişikliğin hatalı olduğunu ve sınırların eski hale getirilmesi gerektiğinin açık olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bilirkişi raporuna atıfla 1972 yılı kadastrosuna yakın tarihte çekilmiş hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazlar arasında sınırın açık şekilde görüldüğünün ifade edildiğini ancak anılan hava fotoğraflarında sabit ve belirgin bir sınır çizgisi bulunmadığını, bilirkişi raporunda da mevcut durumda sabit bir sınırın bulunmadığının açıkça belirtildiğini, mahalli bilirkişi ve tanıkların da alanda öteden beri belirgin bir sınırın bulunmadığını net şekilde ifade ettiklerini, dolayısıyla, 2021 yılı yenileme çalışmasında ağaç varlığına dayanılarak sınır belirlenmesinin, davacının önceki zilyetlik durumunu ve tescile dayalı mülkiyet hakkını yok saydığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.