Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3788 E. 2026/4013 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3788
- Karar No
- 2026/4013
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/78 E., 2025/331 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 15... parsel sayılı 48,979 m² yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Yörede 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulama çalışmaları yapılarak 01.08.2008 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1 15... parsel içindeki 1.564,79 m²lik taşınmazı 1968 yılında satın aldığını ve o tarihten beridir kullandığını belirterek, tapu kaydının iptali ile bu kısmın da müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... vekili, Hazine vekili ve Tapu Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2019 tarihli ve 2016/436 Esas, 2019/282 Karar kararı ile "...22.05.2019 havale tarihli ikinci ek bilirkişi raporunda (A1) ile gösterilen 1534,95 m²lik kısmın dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ve davacı tanığı beyanlarında bu yerin davacının babası ve babasından sonra da kendisi tarafından bu zamana kadar kullanıldığı, davaya konu yeri davacının babasının satış senedi ile ...'ten aldığı, satıştan önce de ilk sahibi tarafından taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı, satış senedi tarihi olan 1968 yılından bu yana davacının babasıyla birlikte dava konusu yeri 20 yıldan fazla süredir malik sıfatıyla zilyet olduğu kanaati ile davacının zilyetlikle kazanma koşulları şartlarının da oluştuğu..." gerekçesiyle davacının davasının ... ve Hazine yönünden kabulüne; 30.11.2018 havale tarihli bilirkişi raporu ekinde (A1) ile gösterilen 1534,95 m²lik kısmın 1 15... parselden ifrazı ile davacı adına tarla vasfı ile tesciline, davalı ... yönünden taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2019 tarihli kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ve 2019/895 Esas, 2020/479 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.11.2023 tarihli ve 2021/5572 Esas, 2023/5955 Karar sayılı ilamıyla; "...dosya kapsamında bulunan Mudanya Kadastro Mahkemesi dosyasının incelenmesinde, bu dosyada mevcut fen bilirkişi raporunda, dava konusu 1 15... parsel sayılı taşınmazın (A) ve (B) bölümleri olarak ikiye ayrıldığı, dava dosyası davacısının talep ettiği alanın taşınmazın (A) ile gösterilen kısmında kaldığı, ancak eldeki davada dava konusu edilen taşınmaz bölümünün ise anılan fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısımda kaldığı ve Mudanya Kadastro Mahkemesince, talep edilen kısım yönünden araştırma ve inceleme yapılarak neticeten davanın reddine, 1 15... parselin tespit gibi tesciline karar verildiği, eldeki davanın konusu olan taşınmaz bölümünün içinde kaldığı (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığı, bu haliyle Mudanya Kadastro Mahkemesi dosyasında verilen kararın, eldeki davada güçlü delil niteliğinde olduğundan söz edilemeyeceği, hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, Mudanya Kadastro Mahkemesinin 2017/114 Esas, 2008/268 Karar sayılı dava dosyasının, eldeki dava yönünden güçlü delil niteliğinde olmadığı gözetilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, yöntemine uygun şekilde araştırma ve inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediği..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...(A1) rumuzuyla gösterilen alanın davacıya ait 1 15... parselle bütünlük teşkil edip orman vasfında olmadığının belirlenmesine ve orman vasfında olmadığı tespit edilen taşınmazın 25.12.1968 tarihli taşınmaz satış sözleşmesiyle davacının babası tarafından dava dışı İbrahim Mecit'ten alınarak devam eden süreçte önce davacının babası tarafından ve davacının babasının vefatından sonra da bizzat davacı tarafından tarımsal amaçla kullanıldığının dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşılmasına göre teknik bilirkişi raporunda (A1) rumuzuyla gösterilen 1.534,95 m²lik kısım yönünden ispatlandığı..." gerekçesiyle davacının, davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 15... parsel sayılı taşınmazın 15.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda (A1) ile gösterilen 1.534,95 m²lik kısmının 1 15... parsel sayılı taşınmazın ifrazı ve tapu kaydının iptaliyle aynı ada içerisinde son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tarla vasfıyla tesciline ve fazlaya ilişkin kısmın reddine, Tapu Müdürlüğü yönünden davanın taraf sıfatı yönünden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kabul kararı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini belirterek, kabul yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman olmaması halinde davacı lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.