Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2348 E. 2026/4016 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2348
Karar No
2026/4016
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1014 E., 2025/77 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/39 E., 2023/4 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 86... parsel sayılı 15.480,53 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine "İşbu parsel ... oğlu ...'ın kullanımında ve üzerindeki ağaçlar kendisine aittir" şerhi yazılarak ve 1 86... parsel sayılı 9.643,92 m² yüzölçümündeki taşınmazın, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "İşbu parsel ... oğlu ...'ın kullanımında ve üzerindeki ağaçlar kendisine aittir" şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir. Yörede 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulama çalışmaları yapılarak 15.10.1996 tarihinde ilan edilmiş, 15.04.1997 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1 86... parsel sayılı taşınmazı satın aldığı tarihten bu yana meyve fidanı diktiğini ve kiraz bahçesi olarak kullandığını, müvekkilinden önceki maliklerin de söz konusu taşınmazı kestane bahçesi, zeytinlik, fasulye ve tütün ekimi yaparak kullandığını, ayrıca taşınmazın komşusu olan 1 86... parseldeki 2.000 m² yerin 6 parsel sınırları içerisinde olması gerektiğini ileri sürerek, 6 parselin kadastro tespitinin iptali ile komşu 7 parseldeki 2.000 m²lik kısmının 1 86... parsele eklenerek müvekkili adına tescilini talep etmiştir. 3. Birleşen dava dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1 86... parseli yirmi yılı aşkın süredir nizasız ve aralıksız kullandığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar Hazine vekili ve ... vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...1 86... parsel sayılı taşınmazın 1960 yılı basımı en eski tarihli ve 1974, 2000 yılı basımı memleket haritasında üzerinde çalılık rumuzu bulunan yeşil renkli orman alanı içinde kalması, 1957, 1964, 19 71... yılı hava fotoğraflarında üzerinde kapalılık teşkil eden ağaç ve küçük bitki formları bulunan koyu renkli orman alanı vasfında olması, doğal arazi meyilinin % 12 den fazla olup toprak muhafaza karakteri taşıması nedenleriyle orman sayılan yerlerden olduğu, 1 86... parsel sayılı taşınmazın yakınındaki ormandan bitki örtüsü ve toprak yapısı itibariyle belirgin hatlarla doğal sınırlar ile ayrılmış olduğu, orman içi açıklığı kapsamında olmadığı, 1957 yılında imar ihyasına başlandığı ve 1995 yılına kadar 38 yıla yakın zamandır tarım arazisi olarak kullanıldığı, fakat 1995 yılından dava tarihi olan 2021 yılına kadar 26 yıla yakın zamandır herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmayan makiliklerle kaplı arazi vasfında olduğu, bu nedenlerle zilyetlik şartlarını taşımadığı..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine, 1 86... ve 7 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...1 86... parsel sayılı taşınmazın 4785, 5658, 3116, 5653, 68 31... sayılı Yasalarda tanımlanan orman tarifine uyduğu için 6831 sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre kazanılmasının mümkün olmadığı; 1 87... parsel sayılı taşınmazın ise çok eski yıllarda tarımsal faaliyete konu edilmiş ise de makilerle kaplı olduğu, son 26 yıldır toprağın sürülüp işlenmediği ve üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı, davacı tarafından tespit tarihinden geriye doğru nizasız, fasılasız, 20 yıl süreyle malik sıfatıyla kullanılmadığı anlaşıldığından, mahkemece 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının davacılar lehine gerçekleşmediği..." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, davacı yararına zilyetlikten edinim koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2348, K. 2026/4016, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2348-e-2026-4016-k-dbab48376688