Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3740 E. 2026/2808 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3740
- Karar No
- 2026/2808
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/675 E., 2025/331 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/83 E., 2023/25 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak, davalı Hazine vekili tarafından duruşma istemsiz olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve duruşmu isteminin kabulüne karar verildikten sonra 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde Hazine vekili Avukat ...., ... vekili Avukat .... ile ... vekilleri Avukat ... ve Avukat ... geldi, sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.04.2026 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...... Mahallesi 1489 parsel sayılı 15.673,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Hazine adına tespit edilmiş ve beyanlar hanesine taşınmaz üzerindeki yapıların ...'e ait olduğuna dair şerh verilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; taşınmazın babası tarafından imar ihya edilip ağaç dikildiğini ve halen kendi kullanımında olduğunu belirterek, taşınmazın davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda kısmen davacı yararına kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu ...... Mahallesi 1489 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu geçici 8. madde gereğince yapılan kadastro tespitinin iptali ile 29.11.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda (D) harfiyle gösterilen 1.546,84 m²'lik bölümün 1489 parsel numarası verilerek kanal vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, aynı bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 2.144.42 m²'lik bölüm, (B) harfiyle gösterilen 2.754,97 m²'lik bölüm ve (C) harfiyle gösterilen 9.226,90 m²'lik bölümlerin ifrazı ile son parsel numarası verilerek ... adına bahçe niteliği ile tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, 07.02.2019 tarihli sözleşme ile dava konusu taşınmazın devralındığını ve sözleşme tarihinden bu yana müvekkilinin kullanımında olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi karaarının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın zilyetliğinin hangi tarafa ait olduğu ve taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamında uygun düşmemektedir. Şöyle ki, dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tutanağının ekinde yer alan ve .... ve .... ile .... ve ... arasında düzenlenen 07.02.2019 tarihli protokolün 5 numaralı maddesinde; davacının 1128 parsel sayılı taşınmaz dışındaki tescil harici alanlardaki zilyetlik haklarını da ... veya ....'e ya da onların beyan edecekleri bir başka şahıs lehine devrettiği hüküm altına alınmıştır. Keşif sırasında taşınmaz başında dinlenen davalı tanıkları da taşınmazın 2019 yılından beri davalının kullanımında olduğunu ve taşınmaz üzerindeki ağaçların bakımlarının da davalı tarafından yaptırıldığını beyan etmişlerdir. Netice olarak, dava konusu taşınmaz ile dava dışı 1128 parsel sayılı taşınmazın, üzerindeki ağaçlar ve kullanım durumu itibariyle bir bütün olduğu, davacı tarafın 2019 yılı tarihli sözleşmeyi takiben hem dava konusu taşınmazı hem de dava dışı 1128 parsel sayılı taşınmazı bir bütün halinde davalıya devrettiği anlaşıldığından, davacı yararına taşınmazda zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunun ispat edilemediği ve bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 40.000,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'ndan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılar Hazine ve ...'e verilmesine, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.