Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/327 E. 2026/2275 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/327
Karar No
2026/2275
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/963 E., 2024/1665 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/527 E., 2023/56 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden 1978 yılı kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılmış yaklaşık 5.000 metrekare tapusuz taşınmazın miras payları oranında müvekkilleri adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap edilemeyeceğini ve koşullarının davacılar lehine gerçekleşmediğini belirterek, davacı taraf davasını ispat edemezse taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. 2. Davalılar ... vekili ve ... vekilinin ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kadastro sırasında, dayanak tapu kaydının güney hududu mera okuduğu için miktar fazlası olarak işlem gördüğü ve taşlık olarak tapulama harici bırakıldığı, mera olarak tescil edilen taşınmazın 1348 parsel sayılı taşınmaz olduğu ve davaya konu taşınmazın güneyi yönünde olduğu, davaya konu parsel ile mera parseli arasında yaklaşık 70 metre genişliğinde köy boşluğu ve yol ile ayrıldığı, tapulama sırasında mera olarak okunan yerin hatalı yorumlandığı ve miktar fazlası olarak kesilen yerinde mera ile bir sınır komşuluğunun bulunmadığı, davaya konu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, taşınmazın 1970'li yıllardan bu yana tarım arazisi olarak kullanıldığı ve dosya kapsamında yer alan 1953 tarihli hava fotoğrafı da dahil olmak üzere diğer hava fotoğraflarında da taşınmazda tarım yapılmaya başlanıldığı, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının davacılar lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...Mahallesinde bulunan 10.08.2018 tarihli fen bilirkişisi raporuna ek krokide (A) harfi ile gösterilen 1.273,84 metrekare yüzölçümlü taşınmazın davacılar adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafsız yerel bilirkişi beyanlarına göre komşu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarında sınır okunan meranın taşınmazın doğu ve güneyinde kalan ve tesis kadastrosunda taşlık olarak bırakılmış kısımdan sonra gelen yolun diğer tarafında kaldığının, yolun üst kısmının hiçbir zaman mera olarak kullanılmadığını, kayıtlarda okunan meranın ayırıcı sınır niteliğindeki yoldan sonra gelen ve halen 1348 parsel sayılı olarak kayıtlı mera olduğunu bildirdikleri, yine İlk Derece Mahkemesince toplanan diğer delillerden davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olmadığı anlaşıldığına göre davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediğini, taşınmazın evveliyatında imar-ihya görmediğini, özel mülkiyete elverişli olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ve davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili kurumun tapu ve kadastro işlemlerine ilişkin bir yetkisi bulunmadığını, dava konusu edilen hususa ilişkin müvekkil kurumdan kaynaklanan herhangi bir yetki ve görevi bulunmadığını ve davanın müvekkili kurum yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, kaldı ki davanın tescil dışı alanda kalan gayrimenkulün tesciline ilişkin olduğunu ve şartlarının oluşmadığı kanaatinde bulunduklarını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... Belediyeleri temyiz dilekçesinde; imar-ihya ile kazandırıcı zamanaşımı koşullarının eksik ve yetersiz incelendiğini, orman araştırmasının eksik yapıldığını, toprak yapısı, bitki örtüsü ve kapalılık durumunun incelenmediğini ve 20 yıllık sürenin dolmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince,10.08.2018 tarihli fen bilirkişisi raporuna ek krokide (A) harfi ile gösterilen 1.273,84 metrekare yüzölçümlü dava konusu taşınmazın orman ve mera vasfında olmadığı, meradan kazanılmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap koşullarının davacılar lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle davalıların istinaf başvuruları esastan reddedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki;...Mahallesinde 1978 yılında yapılan tapulama çalışmasında dava dışı 2518 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağından, bu taşınmaza revizyon gören 24.09.1934 tarihli ve ... sıra numaralı tapu kaydının güney yönünün mera olduğu, ayrıca kadastro tespitinde taşınmaza uygulanan... tahrir numaralı vergi kaydının da güney yönünün mera olduğu, taşınmazın sınırında da eylemli mera parseli bulunduğu anlaşılmakta olup, her ne kadar taşınmaz ile yakınında bulunan 1348 parsel sayılı mera arasında değişken nitelikli yol bulunsa da eski tarihli hava fotoğraflarından dava konusu taşınmaz bölümü ve köy boşluğu sayılan alan ile yolun diğer tarafında bulunan mera parseli arasında nitelik farkı bulunmamaktadır. Tapulama çalışmasında da bu husus gözetilerek tapu kaydının güney hududunun mera olduğu gerekçesiyle dava konusu kısım tapu miktar fazlası olarak tespit harici alanda bırakılmıştır. Bu açıklamalar ışığında, (A) harfi ile gösterilen kısmın meradan elde edildiğinin kabulü gerekir. Kamu orta malı niteliğindeki meralar, üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap edilemez. Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazın meradan elde edildiğinin kabulü ile meraların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/327, K. 2026/2275, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-327-e-2026-2275-k-4b0125f116b5