Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/298 E. 2026/2293 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/298
- Karar No
- 2026/2293
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1800 E., 2024/1621 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/84 E., 2023/147 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ..Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 30... parsel sayılı 1.442,96 m² yüzölçümündeki taşınmaz, delicelik vasfıyla Hazine adına; aynı çalışma alanında bulunan 1 30... parsel sayılı 36.417,07 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tutanağın beyanlar hanesine "Üzerindeki zeytin ağaçları ... kızı ... ve ... oğlu ...'e aittir." şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşı vekili dava dilekçesinde;...Mahallesi 1 30... ve 21 parsel sayılı taşınmazların irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden müvekkilleri olan davacılara ait olduğunu, zeytinlik vasfında olup davacılar tarafından kullanıldığını, taşınmazların Hazine adına tespitinin hatalı olduğunu, eski 1446 parsel sayılı 3653,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın ise zeytinlik (aşılık) vasfı ile kayıtlı iken uygulama kadastrosu sırasında 1 30... parsel numarası ve 3159,78 m² yüzölçümü ile tespit edilerek yüzölçümünün azaltıldığını, eksilen kısmın 1 30... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gerektiğini ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dosya kapsamında toplanan delillere göre, 1 30... ve 21 parsel sayılı taşınmazların orman vasfında olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesi kapsamında zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadıkları, 1 30... parsel yönünden ise davadan feragat edildiği" gerekçesiyle, davanın 1 30... ve 21 parsel sayılı taşınmazlar yönünden reddine ve kadastro tespiti gibi tapuya tescillerine, 1 30... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın feragat nedeniyle reddine ve 1 30... parsel (eski 1446) sayılı taşınmazın kadastro güncelleme komisyon tutanağı tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 30... ve 21 parsel sayılı taşınmazların müvekkilleri adına kayıtlı komşu 1446 parsel sayılı taşınmazla birlikte bir bütün halinde müvekkillerinin murisi tarafından 40-45 yıl önce imar ihya edilerek zeytinlik haline getirildiğini, o tarihten beri zeytinlik vasfıyla nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla kullanıldığını, bu durumun keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, tanık beyanları ve bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, müvekkilleri lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının oluştuğunu, dava konusu taşınmazların orman sınırları dışında orman sayılmayan yerde kaldığını, orman içi açıklık olmadığını, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların eğiminin %12'den fazla olduğu, toprak muhafaza karakteri taşıyan makilik alanlardan olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, aynı özelliklere sahip taşınmazların kişiler adına tescil edildiğini, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.