Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2343 E. 2026/2032 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2343
- Karar No
- 2026/2032
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2008/50 E., 2020/10 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili, davacı-davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi ... köyü/Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 99... , 2 ve 3, 2 16... , 4, 5, 6, 7, 8, 9, 11... , 2 17... , 2 18... , 11, 12, 13, 14, 15, 16... parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; 1 95... parsel sayılı taşınmaz, 03.02.1976 tarihli ve 6 numaralı ve 12.04.1978 tarihli ve 10 numaralı tapu kayıtları nedeniyle, çayırlık, fındık bahçesi, ahır ve fındık bahçesi vasıflarıyla, sırasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir. 2. Asıl dosyada (2008/50 Esas) davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde 5304 sayılı Kanun gereğince yapılan kadastro çalışmalarında 2 72... parselin orman vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, ancak orman olarak tespit edilmeyen ekli krokide belirtilen kısımların da orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, 2 72... parselin orman sınır noktalarının iptali ile ekli krokideki orman sınır noktaları şeklinde tespitini talep etmiştir. 3. Birleşen 2008/253 Esas sayılı dosyada davacı ... dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 1 99... ve 2 ve 1 95... parsel sayılı taşınmazlardan yol geçtiği halde, davalıların bahsi geçen taşınmazları adlarına tespit ettirdiklerini ileri sürerek, yapılan tespitlerin iptalini talep etmiştir. 4. Birleşen 2008/898 Esas, 2008/1115 Esas ve 2008/1118 Esas sayılı dosyalarda davacı Hazine dava dilekçelerinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 1 95... ve 1 99... ve 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak, davalı tespit malikleri lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin davaların birleştirilmesinden önceki kararları ile, davacı ... İdaresi tarafından kısmi ilan süresi içinde açılan dava haricinde, tutanak düzenlendikten sonra 2 16... , 8, 9 ve 11... ada 14 parsel sayılı taşınmazlar hakkında ayrı ayrı açılan davalar yönünden davaların kabulüne ve kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin ilamlarıyla, "dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapıldığı, orman niteliğiyle tespiti yapılan taşınmazların 14.03.20 08... .04.2008 tarihleri arasında kısmi ilanlarının yapıldığı, kısmi ilan süresi içerisinde ... tarafından orman niteliğiyle tespit edilen 1 80... , 2 73... , 1 02... , 2 58... , 2 59... , 2 63... , 2 66... , 2 67... , 2 69... , 2 70... , 2 72... , 2 77... , 2 57... , 2 80... , 2 74... , 2 78... , 2 81... , 2 76... ve 2 75... parsel sayılı taşınmazların sınırında bulunan taşınmazların orman niteliğinde olduğu iddiasıyla Mahkemenin 2008/ 40... Esas sayılı dosyalarında ayrı ayrı dava açıldığı, daha sonra genel arazi kadastrosu sırasında yukarıda anılan dosyalarda davalı olan taşınmazlar hakkında davalı olmaları nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca tutanakların malik haneleri açık bırakılıp Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken malik haneleri doldurularak 23.05.20 08... .06.2008 tarihleri arasında askı ilanlarının yapıldığı ve ... tarafından bu taşınmazların bir kısmına yönelik kadastro tespitine itiraz davası açıldığı, dava konusu 2 16... parselin Kadastro Mahkemesinin 2008/50 Esas sayılı dava dosyasında da davalı bulunduğu ve davanın derdest olduğunun anlaşıldığı, H.Y.U.Y'un 45. maddesi (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 166. maddesi) uyarınca kadastro davalarında, aynı parsele yönelik olarak açılan tüm davaların birlikte görülerek sonuçlandırılması gerektiği açıklanarak, aynı parsele ilişkin olarak açılan davaların birleştirilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararları bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı uyularak, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararya, birleşen 2008/898 Esas sayılı dosyanın davacısının davasının reddine; birleşen 2008/253 Esas sayılı dosyanın davacısının davasının husumet yokluğu sebebiyle reddine, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi Madul mevki 1 95... parsel numaralı taşınmazın tespit gibi tesciline; birleşen 2008/1108 Esas sayılı dosyanın davacısının davasının reddine; birleşen 2008/253 Esas sayılı dosyanın davacısının davasının husumet yokluğu sebebiyle reddine; aynı yer 1 99... parsel numaralı taşınmazın tespit gibi tesciline; birleşen 2008/1115 Esas sayılı dosyanın davacısının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine; birleşen 2008/253 Esas sayılı dosyanın davacısının davasının husumet yokluğu sebebiyle reddine; aynı yer 1 99... parsel numaralı taşınmazın (A1) rumuzlu (4.460,79 m²) ve (A2) rumuzlu (6.127,30 m²) kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, aynı yer 1 99... parsel numaralı taşınmazın (B) rumuzlu (29.460,28 m²) kısmının tespit gibi tesciline; ana dosya (2008/50 Esas) davacısının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, aynı yer 1 99... , 2 16... , 4, 5, 6, 7 ve 16, 2 17... ve 2 18... , 11, 12, 13, 14, 15, 16... parsel numaralı taşınmazların tespit gibi tesciline, 2 16... parsel numaralı taşınmazın (A1) rumuzlu (211,36 m²) ve (A2) rumuzlu (463,14 m²) kısımlarının orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, (B) rumuzlu (1.482,72 m²) kısmının tespit gibi tesciline, 2 16... parsel numaralı taşınmazın (A) rumuzlu (349,07 m²) kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (B) rumuzlu (1.468,94 m²) kısmının tespit gibi tesciline, 2 16... parsel numaralı taşınmazın (A) rumuzlu (1.415,25 m²) kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, (B) rumuzlu (3.872,41 m²) kısmının tespit gibi tesciline ve fen bilirkişisi S.B'nin 09.01.2018 havale tarihli rapor ve krokisinin karar ekinden sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ve dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Bir kısım birleşen dosya davacısı-davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve yetersiz raporlar ile yetinilerek karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman olmadığını, alınan raporların hatalı, çelişkili olduğunu ve dava konusu taşınmazın tapulu olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı, davalılar lehine zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır. Eldeki dava, 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun'la değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosuna itiraz davası olup, ... tarafından kısmi ilân süresi içinde henüz dava konusu taşınmazlar için kadastro tutanağı düzenlenmeden açılmıştır. Arazi kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazların, kısmi ilân süresi içinde açılan davada dava konusu oldukları hususu gözden kaçırılarak taşınmazlar hakkında kadastro tutanakları düzenlendiği, bunun üzerine ... tarafından eldeki dosyada dava konusu edildikleri halde, yeniden kadastro tespitine itiraz davaları açıldığı ve bu davalardan 2 16... , 8, 9 ve 11... ada 14 parsel sayılı taşınmazlara karşı açılan davaların eldeki dava ile birleştirildiği, 2 16... , 5 ve 6, 2 17... ve 2 18... , 11, 12, 13... parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davalardan bir kısmının temyiz incelemesinden geçerek, bir kısmının ise kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, kesinleşen bu dava dosyaları eldeki dosya arasında getirtilmiş ve tarafları davaya eklenerek taşınmazların davalı oldukları yönünde tapu kayıtlarına şerh verilmiştir. Az yukarıda ifade edildiği üzere, kültür arazilerinin tespiti sırasında dava konusu taşınmazların kısmi ilân süresi içinde açılan davada davalı oldukları atlanarak, zilyetleri adına tespit yapılmış ise de, bu tespitin hukuki anlamda bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu sebeple dava konusu taşınmazlara ilişkin, 3402 sayılı Kanun'un 27... . maddelerine göre malik haneleri açık olarak tespit tutanakları düzenlendiği kabul edilip, aynı Kanun'un 30/2. maddesi gereğince resen inceleme yapılacağı kuşkusuzdur. Ne var ki; dava konusu 2 18... ve 14 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarındaki tespit malikleri (ölü iseler mirasçıları) davada taraf olarak yer almadıkları gibi, ilgili ilçe ve büyükşehir belediye başkanlıkları da davada taraf olarak yer almamaktadır. Hal böyle olunca; adı geçenlere, dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmek suretiyle yöntemine uygun şekilde taraf teşkili sağlanmalı, anılan kişilerden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve akabinde işin esasına girilip toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Öte yandan; İlk Derece Mahkemesince, davacı ... İdaresi tarafından açılan ve kısmen / tamamen kabul kararı verilerek şeklen kesinleşen dava dosyalarına konu taşınmazlara ilişkin olarak mahallinde keşif yapılmak suretiyle inceleme yapılmadığı gibi, bu taşınmazlara ilişkin bilirkişilerden rapor da alınmamış, önceki dosyalarda verilen kısmen kabul / kabul hükümlerine aykırı şekilde ve hiç bir gerekçe belirtilmeden tespit gibi tescile hükmedilmiştir. Yine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin eldeki dava ile birleştirilmesi gereğine işaret ederek, haklarındaki hükme bozduğu parsellere ilişkin dosyalarda, kısmen kabul/kabul kararları verildiği ve bu kararların sadece ... tarafından temyiz edildiği dikkate alınmayıp, davacı ... İdaresi lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmeden karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bununla birlikte; İlk Derece Mahkemesince, orman ve zilyetlik şartları yönünden yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, eldeki davanın resen araştırmaya tabi davalardan olduğu izahtan varestedir. İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmada 1956 hava fotoğrafı ve 1959 memleket haritasının uygulanması ile yetinilmiş ve bu uygulama sonucunda orman olmadığı belirlenen taşınmazlar yönünden, şahıslar lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeden ve bu cümleden olarak sınırında çay ve dere bulunan taşınmazlar yönünden, çay ve dereden kazanılıp kazanılmadıkları veya çay yada derenin aktif etkisinde bulunup bulunmadıkları yönünde araştırma dahi yapılmadan karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle yöreye ait en eskisinden itibaren memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri, kadastro tespitine esas tapu kayıtları ile tapu kaydına dayanan davalıların dayandıkları tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm tedavülü ile ve bu tapu kaydının kadastro sırasında dava konusu parsel dışında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılarak, revizyon görmüş iseler bu parsellere ait kadastro tesbit tutanak örnekleri ile kesinleşmişlerse, kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları, itirazlı iseler dava dosyaları ile ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve bir jeolog bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar-ihyaya konu olup olmadıklarını, olmuş iseler imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; tespite esas ve davalılarca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi marifetiyle zemine uygulanmalı, tapu kaydı uyduğu takdirde taşınmazın öncesinde orman olup olmadığı da gözönünde bulundurularak 4785 sayılı Kanun karşısındaki durumu tartışılmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, sınırlarında dere, çay sınırı bulunan dava konusu taşınmazların dere/çayın taşkınına maruz kalıp kalmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; jeolog bilirkişisinden, taşınmazların önceki ve halihazırdaki niteliğinin ne olduğu, dere/çay yatağından kazanılıp kazanılmadığı, derenin/çayın etkisi altında kalıp kalmadığı, derenin/çayın taşkın riski taşıyıp taşımadığı, taşınmazların jeolojik yönden zilyetlikle iktisap edilmeye olanaklı yerlerden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin yöntemince taraf teşkili sağlanmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, eldeki davanın, 2 72... sayılı orman parselinin bitişiğindeki bir kısım yerin de orman olduğu iddiasına dayandığı, dolayısıyla orman olarak tespit edilen 2 72... parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmadığı açık olup, tutanak aslının olağan usulle kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ... İdaresi vekili, davacı-davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ...'a iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.