Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2771 E. 2026/2699 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2771
- Karar No
- 2026/2699
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/291 E., 2025/233 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar ..., ... ve ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde: ... İlçesi, ... Mah., 16... ada 47 parsel numaralı taşınmazın müvekkili adına kayıtlı ve tescilli olduğunu, söz konusu taşınmazın 1 41... ve 31 parsel sayılı taşınmazların tevhit işlemi ile edinildiğini, 1 41... numaralı parselin ... ve ... adına kayıtlı iken müvekkili tarfından satın alındığını, ... Mh. 1 41... parsel numaralı taşınmazın ise davalılardan ... adına kayıtlı iken söz konusu taşınmazda kat mülkiyetine geçildiğini ve 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 nolu bağımsız bölümlerin ... adına, 6 nolu bağımsız bölümün de ... adına kayıt ve tescil edildiğini, yine 1 41... parsel numaralı taşınmazın ise davalılardan ... adına kayıtlı iken söz konusu taşınmazda da kat mülkiyetine geçildiğini, 3 numaralı bağımsız bölümün ..., 2 nolu bağımsız bölümün ..., 1 nolu bağımsız bölümün de ½'si ..., ½ ... olmak üzere kayıt ve tescil edildiğini, müvekkilinden önceki malikler ... ve ...'nın 1 41... parsel ve 33 parsel yönünden o dönemde bu taşınmazların maliki bulunan ... ve ... aleyhine açmış olduğu meni müdahale ve kâl davasının kabul edildiğini, ve kesinleştiğini, söz konusu davada Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/321 Esas, 2005/17 Karar sayılı dosyasının Yargıtaydan geçerek kesinleştiğini, davalıların parseli ile müvekkilinin parsellerinin sınır komşusu olduğunu, 32 parsel sayılı taşınmazdaki bina müvekkiline ait taşınmaza tahminen 2 metre eninde boydan boya tecavüz ettiği gibi ayrıca imara aykırı olarak müvekkili tarafına balkon ve pencere koyulmak suretiyle tecavüze devam ettirildiğini, yine müvekkiline ait parselin içerisine foseptik çukuru açıldığını, yine 32... parselin maliklerinin davalılar müvekkiline ait parsele tahminen 2-3 metre eninde Silifke asfaltından başlamak üzere duvar çekmek suretiyle tecavüz ettirildiğini ileri sürerek söz konusu müdahalenin meni ve kâline, son 5 yıla ilişkin ecrimisil bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.500,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaza ilişkin ... Belediyesi Encümen kararında da görüleceği üzere 16.07.2014 tarihinde ... yevmiye ile imar uygulaması şerhinin tapu kütüğüne işlendiğini, İmar Kanunu 18. madde uygulaması ile dava konusu edilen mülkiyet sorunu çözümlenip davanın konusuz kalacağından idari işlemin sonucunun beklenilmesini, müdahaleden bilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, müvekkilinin her aşamada temliken tescil talep etme hakkının bulunduğunu, intifadan men koşulunun gerçekleşmemiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davaya dayanak olarak gösterilen Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/321 Esas sayılı dosyasının karara çıkmasından sonra dosyanın davacısı... ve ... vekili tarafından Silifke İcra Müdürlüğünün 2006/1188 Esas sayılı dosyasında icraya konulmuş ve ilamda yer alan alacaklar ile birlikte ilama dayanak olan fen bilirkişisi raporunda A B C ve D harfleri ile gösterilen tecavüzlü kullanımın sona erdirilmesi ve bu yerlerdeki yapıların kâl'inin istenmesi üzerine, müvekkilleri tarafından dosyaya sunulan dilekçe ile krokide C harfi ile işaretlenen 13.35 m'lik arsa üzerindeki tecavüzlü kullanım ile B harfi ile işaretli yerde bulunan bahçe duvarı, foseptik gibi diğer muhdesatların kaldırıldığını, sadece krokide D harfi ile işaretlenen 1.15 m²'lik bina tecavüzü ile A harfi ile işaretlenen 12.80 m²'lik bina tecavüzünün kaldırılmadığı, zira... ve ... ile müvekkilleri arasında uzlaşmaya varıldığını, muhtemelen sistematik bir kayma durumunun söz konusu olduğunu, bunun ise 18 uygulaması ile çözülmesi gerektiğinin sabit olduğunu, geriye dönük ecrimisil isteminde bulunulmasının isabetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 33 parsel üzerine inşaat başlamadan, proje aşamasında defalarca parselin sınırı ve inşaatın yapılacağı, binanın oturacağı alanların ölçüldüğünü ve bundan sonra inşaata başlandığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi taşınmazına herhangi bir müdahalenin olmadığından haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece 10.05.2016 tarihli kararında; davacıya ait Mersin İli, ... İlçesi, ... Mah., 1 41... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kalan ancak davalı tarafa ait 1 41... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan binanın Fen bilirkişisi ... 'ın 24.04.2015 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 15,03 m²'lik kısım ve B harfi ile gösterilen 0,13 m²'lik tecavüz eden kısımlarına ilişkin yapılan müdahalenin men'ine ve bu alanda bulunan muhtesatların kâl'ine ve tecavüzlü kısma ilişkin olarak belirlenen 178,05 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın foseptik çukur ve duvara ilişkin talebine ilişkin yapılan incelemede herhangi bir tecavüzün bulunmaması nedeniyle bu taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, taşkın inşa edilen bina ve foseptik çukuru yönünden 32 parsel sayılı taşınmaz, duvar yönünden hem 32 parsel hem 33 parsel sayılı taşınmaz tarafından davacı adına kayıtlı taşınmaza haksız elatmada bulunulduğu dava dilekçesinde açıklanmışsa da Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 33 parsel sayılı taşınmazın dava konusu parsele herhangi bir tecavüzü tespit edilmemiş, 32 parselin ise sadece taşkın bina inşa edilmesi yönünden tecavüzü bulunduğu belirlendiğinden davacı tarafça açılan davanın davalı 33 parsel malik olan davalılar yönünden tümden reddi, davalı 32 parsel maliki davalılar yönünden ise kısmen kabul kısmen reddi şeklinde hüküm tesis edilmesi ve buna göre yargılama gideri ile vekalet ücretinin hesap edilmesi gerektiği, reddedilen kısma göre davalılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi de usul ve yasaya aykırı bulunarak karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda; fen bilirkişisi ... 'ın 24.04.2015 tarihli rapor ve krokisinde de belirtildiği üzere davalı tarafa ait 1 41... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan binanın raporda A harfi ile gösterilen 15,03 m²'lik kısım ve B harfi ile gösterilen 0,13 m²'lik kısmının davacıya ait Mersin İli, ... İlçesi, ... Mah. Kain 1 41... parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğu, bu kısımlara ilişkin yapılan müdahalenin men'ine, bu alanda bulunan muhtesatların kâl'ine, tecavüzlü kısma ilişkin olarak Yargıtay ilamı ile oluşan kazanılmış hak da dikkate alınarak belirlenen 178,05 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı 1 41... parsel sahibi ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın foseptik çukur ve duvara ilişkin talebiyle ilgili olarak 1 41... parsel yönünden herhangi bir tecavüzün bulunmaması nedeniyle bu taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın infazı aşamasında A harfi ile gösterilen kısımların tamamının 1. ve 2. katta bulunan balkonlara ilişkin olduğunun belirtilmemiş olmasının eksiklik olduğunu, kabul kararı verilen 1 41... parsel sayılı taşınmazda sadece davalı ... kayıt maliki olmayıp, diğer davalı ... 'nin de kayıt maliki olması nedeniyle 178,05 TL ecrimisil bedelinin kabul kararı verilen taşınmaz maliklerinden alınması yönünde hüküm kurulmasının gerektiğini, hüküm kısmının 4, 5 ve 6. maddelerinde belirtilen yargılama giderlerinin 33 parsele yönelik davanın reddi nedeniyle 33 parsel maliki davalılar dışındaki davalılardan tahsiline ilişkin hüküm kurulur iken sadece ... ve ...'in yazılmış olması ve aynı zamanda 33 parsel maliki olan davalı ...'in yazılmamış olmasının isabetsiz olduğunu, hükmün 6 nolu bendinde “... AAÜT ne göre belirlenen 24.952,94 TL yargılama giderinin" denilmiş ise de ilam vekalet ücretinin denilmemiş olmasının hatalı olduğunu, hükmün 7 nolu bendinde “Red yönünden..." AAÜT ne göre 574,93 TL ilam vekalet ücretinin denilmesi gerekir iken “ harcın” denilmiş olmasının isabetsiz olduğunu, müvekkilinin davaya konu taşkın binayı imal etmezden önce yer tespiti işlemi yaptırarak üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, taşkın yapı sahibinin taşılan kısım üzerinde bir irtifak hakkı kurulması veya taşan kısmın mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilmesi için öngörülen koşulların tamamının dava konusu olayda gerçekleştiğini, kâl'e konu yapının nitelikleri itibarıyla yıkımı halinde fahiş zarar doğurup doğurmayacağı üzerinde hiç durulmadığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece 1 41... parsel yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de; 1 41... parsel maliklerinden ... yönünden dava kabul edilmiş gibi harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti vs giderleri ödemesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 1 41... parsel yönünden davanın reddine karar verildiğinden; AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren 1 41... parsel maliki davalılara verilmesi şeklinde karar verilmesi gerektiğini, ret kararı sonunda harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti vs hakkında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2028/6663 Esas, 2020/ 7735 Karar sayılı ilamı gereğince verilmesi gereken kararların tam olarak verilmediğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, müdahalenin meni, kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ..., ... ve ... vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; dava konusu taşınmaza, davalı 1 41... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının tecavüzlü olması nedeniyle 1 41... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan binanın fen bilirkişisi ... 'ın 24.04.2015 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 15,03 m²'lik kısmı ve B harfi ile gösterilen 0,13 m²'lik kısmı yönünden müdahalenin men'ine ve bu alanda bulunan muhtesatların kâl'ine, 1 41... parsel yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen hükmün 4, 5 ve 6. bentlerinde 33 parsel maliklerinden olan ... aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi hatalı olduğu gibi, hükmün 6. ve 7. bentlerinde vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına rağmen harç ve yargılama gideri olarak hüküm kurulmuş olması hatalı olup, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle; Davalılar ..., ... ve ... vekillerinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4, 5, ve 6. bentlerinde yazılı "...davalılar ... ve ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen..." kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "... davalılar ..., ... ve ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak..." kelimelerinin eklenmesine; hüküm fıkrasının 6. ve 7. bentlerinde yazılı "yargılama giderinin ve harcın" kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "vekalet ücretinin" kelimelerinin eklenmesi suretiyle Mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde kararı temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Taraflarca 1086 sayılı Kanunun 440/1 hükmü gereğince Yargıtay kararının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.