Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2450 E. 2026/10334 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2450
Karar No
2026/10334
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/93 Esas, 2022/46 Karar KARAR : Kısmen kabul/Karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz ve ecrimisil bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl dava ve 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili ile tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ve kısmen de konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı bir kısım davacılar (karşı davalılar) vekili Av. ... ve davalı (karşı davacı) idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı (karşı davalılar) vekili dava dilekçesinde; davaya konu Bitlis ili, Tatvan ilçesi, ... köyü, 76 parsel sayılı taşınmaza yol yapılarak kamulaştırmasız el atılması nedeniyle tazminat ve ecrimisil isteminde bulunmuştur. 2.Davalı (karşı davacı) idare vekili dava dilekçesinde; Bitlis ili, Tatvan ilçesi, ... köyü 76 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ve davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl dava dosyası ve birleşen dava dosyası yönünden; davaya cevap verilmemiştir.

III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.06.2013 tarihli ve 2012/702 Esas, 2013/297 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 07.06.2013 tarihli ve 2012/702 Esas, 2013/297 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmaz arazi niteliğinde olup el atılan bölüme, dava tarihindeki İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri esas alınarak ekilebilecek münavebe ürünlerinin net gelirine göre üzerinde bulunan ceviz ağaçlarına ise yaş, cins ve verim durumlarına göre maktuen değer biçilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması ve Mahkemece hüküm fıkrasında yargılama harç ve giderleri ile ilgili hüküm kurulmamış olması doğru görülmediğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 07.12.2016 tarihli ve 2015/74 Esas, 2016/296 Karar sayılı kararı ile asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 07.12.2016 tarihli ve 2015/74 Esas, 2016/296 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak asıl davanın kamulaştırmasız el atma davası olduğu ve kısmen kabul edildiği gözetilerek, B2 ile gösterilen 408,50 m²lik alan için bu dosya kapsamında karar verilmesi gerektiği hâlde, birleştirilen dava dosyası olan tapu iptal ve tescil davası kapsamında karar verilmesi, birleştirilen dosya olan tapu iptal ve tescil davasında B1 alanı olarak gösterilen 799,50 m²lik alan için kabul, kalan alan için hüküm kısmında ret kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olduğundan bozma öncesi talep miktar arttırılmadığına göre bu miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken talebi aşacak şekilde bozma sonrası alınan rapor hükme esas alınmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi yerinde bulunmadığından taşınmaz üzerinde bulunan ceviz ağaçlarının değerlendirme tarihi olan 2012 yılı itibarıyla yaş, cins ve verim durumlarına göre maktu değerleri tespit edilmesi gerekirken, net gelir metodu uygulanmak suretiyle bedel tespiti, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin asıl ve birleşen dava dosyaların kısmen kabul edildiği gözetilerek takdir edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine kısmen de konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar (karşı davalılar) vekili Av. ... ve davalı (karşı davacı) idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Bir kısım davacılar (karşı davalılar) vekili Av. ... temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sulanabilir bir durumda olup kenarında ve içinde çok sayıda ağaç bulunduğunu, taşınmazda el atmadan önce 55 adet ceviz ağacı 30 adet akçaağaç, 100 admet kavak ağacı 5 adet elma ağacının tamamının tahrip edildiğini, bilirkişi raporlarında birleştirilen dosyaların mevcudiyeti ile birlikte çelişki olduğu, günün ekonomik değerleri düşünülmeden taşınmazın 50 yıl önceki haliyle düşünülmesinin akıl ve mantığa ters olduğunu, bilirkişi vasıtasıyla biçilen değerler hem birbirini tutmamakta, hem de bilirkişilerin çevre ve komşu parsele ilişkin değerlendirilmelerinden uzakta bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı karşı davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza idare tarafından herhangi bir el atmanın söz konusu olmadığı, nitekim birleşen dava dosyasında alınan fen raporunda da 799,50 metrekarelik kısmının 09.06.1964 tarihli ve 1964/116 sayılı kamu yararı kararı gereğince 12.08.1966 tarihinde bedeli ödenerek kamulaştırıldığı ve idare adına tescil olduğu, arta kalan miktar olarak belirtilen 408,50 m²lik kısmına ise herhangi bir el atma mevcut olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını, taşınmazın tamamının kamulaştırılmış olup arta kalan bir miktar bulunmadığını, birleştirilen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken açılmamış sayılmasına karar verilmesinin ve idare aleyhine karşı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla bir kısım davacılar (karşı davalılar) vekili Av. ...'in ve davalı (karşı davacı) idare vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacılar-karşı davada davalılar ve asıl davada davalı-karşı davada davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının ONANMASINA,

Asıl davada davalı-karşı davada davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davacı-karşı davada davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2450, K. 2026/10334, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2450-e-2026-10334-k-e57e08777bfa