Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4180 E. 2026/2332 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4180
Karar No
2026/2332
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/21 E., 2024/164 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 1973 yılında yapılan tapulama çalışmalarında, 433 parsel sayılı taşınmaz 71.950 m² yüzölçümü ve çalılık vasfıyla Hazine adına tescil edilmiş; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmada 1 54... parsel numarasını almış, daha sonra yargılama devam ederken 2015 yılında yapılan ifraz işlemiyle 1 54... ve 511 parsellere ayrılmış; 1 54... parsel sayılı taşınmaz çalılık vasfıyla ve 1.746,63 m² yüzölçümüyle Hazine adına, 1 54... parsel sayılı taşınmaz ise orman vasfıyla ve 70.300,14 m² yüzölçümüyle Hazine adına tescil edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; 433 parsel sayılı taşınmazın 5.750 m²lik kısmının 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, bu işlemler sırasında taşınmazın müvekkilinin işgalinde olduğunun da belirlendiğini, ancak bu kısmın ifraz işlemleri yapılmadığından taşınmazın satış işlemleri için başvuru yapılamadığını ileri sürerek, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanın ifraz edilerek Hazine adına tescilini, bu kısmın vasfının zeytinlik olarak düzeltilmesini, kullanıcısı olarak müvekkilinin belirlenmesini, taşınmaz üzerindeki muhdesatın müvekkiline ait olduğunun tapuya şerh edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar Hazine vekili ve ... vekili; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2012/309 Esas, 2016/159 Karar sayılı kararı ile davacının dava konusu ettiği 5.750,00 m²lik taşınmazın 2/B vasfında olduğu iddiasına dayandığı, davacının dava konusu ettiği alanın yargılama sırasında ifraz edilerek 1.746,63 m²sinin 1 54... parsel içinde kaldığı, bu parselle ilgili olarak taşınmaza 2/B şerhinin verildiği, geriye kalan 2.409,61 m²lik bölümün ise 1 54... parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı, yapılan keşif sonucunda 1 54... parsel sayılı taşınmazın orman vasfını yitirmiş olduğunun, 1 54... parsel sayılı taşınmazın ise 2.409,61 m²lik kısmının orman vasfında bulunduğunun tespit edildiği, tanık beyanlarına göre davacının dava konusu taşınmazı 30-40 yıldır zeytinlik olarak kullandığı ve kullanımının halen devam ettiği, davacının 1 54... parsel sayılı taşınmazın içerisinde bulunan 2.409,61 m²lik orman vasfındaki taşınmazdaki muhdesatın kendisine ait olduğuna dair şerh verilmesi talebi yönünden, kamu malı niteliğindeki Devlet ormanında muhdesat şerhi konulmasının usul ve kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 54... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır." ibaresinden sonra "taşınmaz ... işgalinde olup taşınmaz üzerindeki zeytinler ...'ya aittir" ibaresinin yazılmasına, 1 54... numaralı taşınmazın çalılık olarak tespit gören niteliğinin tarla vasfıyla Hazine adına tespitine ve davacının kadastro bilirkişisi Kadir Özsoy’un 06.01.2016 tarihli raporunda (A) harfiyle gösterilen ve yeşil renk ile taralı kısım yönünden açtığı davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 22.03.2023 tarihli ve 2021/12492 Esas, 2023/1696 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin temyiz itirazları ret edilmiş, davalı Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz itirazları hakkında ise, davacı tarafın dava konusu ettiği taleplerin, idarenin yapması gereken bir işlemin İlk Derece Mahkemesinden istenmesi niteliğinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin idare yerine geçerek idari işlem mahiyetinde karar tesis etmesinin mümkün olmadığı ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın, idarenin iş ve işlemlerini eksiksiz yapmamasından kaynaklandığını ve İlk Derece Mahkemesi aracılığı ile şerhlerin verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların vasfının değiştirilip, taşınmazlar üzerine kullanım ve muhdesat şerhi konulup konulamayacağına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine vei 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre,uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4180, K. 2026/2332, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4180-e-2026-2332-k-420246e7a598