Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6651 E. 2026/2331 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6651
Karar No
2026/2331
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/3 E., 2022/11 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, temyize konu... köyü çalışma alanında bulunan 1 27... parsel sayılı taşınmaz 39.045,62 m² yüzölçümüyle ve tarla vasfıyla dava dışı davacı ...'ın oğlu ...... ve gelini ... ... adına; 1 27... parsel sayılı taşınmaz ise 14.368,74 m² yüzölçümüyle ve tarla vasfıyla dava dışı davacı ...'ın kardeşi ...... adına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı olarak tespit edildikten sonra, tespite Hazine tarafından yapılan itiraz üzerine Kadastro Mahkemesinin sırasıyla 2007/110 Esas, 2008/188 Karar ve 2007/11 Esas, 2008/189 Karar sayılı kararları ile taşınmazların kadastro tespitleri iptal edilerek mera olarak sınırlandırılmalarına karar verilmiş ve verilen kararlar Yargıtay denetiminden geçerek 23.07.2009 tarihinde kesinleşerek özel sicillerine kaydedilmiştir. 2. Davacı ... 27.03.2007 tarihli dava dilekçesinde; zilyetlik nedenine dayalı olarak açtığı davada dava konusu taşınmazı sehven... köyü 1 30... parsel sayılı taşınmaz olarak belirttiğini, bu davada yapılan keşif sonrasında dava konusu taşınmazların... köyü 1 27... ve 15 parsel sayılı taşınmazlar olduğunun anlaşıldığını belirterek, taşınmazların adına tescilini talep etmiş ve İlk Derece Mahkemesince bu parsellerin kadastro tutanakları davalı hale getirilmesinden sonra, davacı ... 13.11.2014 havale tarihli dilekçesi ile tapu kaydına dayanmıştır.

II. CEVAP Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2007/408 Esas, 2015/11 Karar sayılı kararı ile, 1 27... ve 15 parsel sayılı taşınmazarın mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmalarına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 15.01.2015 tarihli ve 2007/408 Esas, 2015/11 Karar sayılı kararına karşı davacı ... vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2019 tarihli ve 2018/2856 Esas, 2019/5923 Karar sayılı ilamıyla, "yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "davacı ...'ın taşınmazları oğlu ...ve gelini ...'ya devrettiği, bu nedenle aktif dava ehliyeti bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafından dayanılan tapu kayıtlarındaki malikler ile davacı arasındaki irs ilişkisinin ispatlanamadığı ve tapu kayıtlarının da hukuki kıymetini yitirmediği" gerekçesiyle, dava konusu 1 27... ve 15 parsel sayılı taşınmazların mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmalarına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın hem esastan hem usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, taşınmazların davacı tarafından oğlu ve gelinine devredilmediğini, hava fotoğraflarına göre taşınmazlarda kullanım olmadığı yönünde değerlendirilme yapılmış ise de, taşınmazların çayır olarak kullanılmasından dolayı hava fotoğraflarında kullanım görünmediğini, tapu kaydının dava konusu yere uyduğunu ve taşınmazların komşu mera parselleri ile aynı nitelikte olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların mera vasfında olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 651,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6651, K. 2026/2331, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6651-e-2026-2331-k-a94a68599276