Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2105 E. 2026/1573 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2105
Karar No
2026/1573
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/27 E., 2022/351 K.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 03... parsel sayılı taşınmaz, 50.683,30 m² yüzölçümü ve ham toprak niteliği ile Hazine adına kayıtlıdır. 2. Davacılar ... ve ... müşterek imzalı dava dilekçelerinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 2 11... parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduklarını, kadastro çalışmaları esnasında muris babalarının zilyetliğindeyken iken ölümü ile kendilerine intikal eden taşınmazın bir kısmının 1 03... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmaz kısmının Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile 2 11... parsele eklenmek suretiyle hisseleri oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2014/541 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararı ile davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 03... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişisinin 16.10.2015 tarihli rapor ve ekinde sunduğu krokide (A) harfi ile gösterilen 5.193,18 m² ve (B) harfi ile gösterilen 3.036,73 m² olmak üzere toplam 8.229,91 m²lik alanın ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 2 11... parsel numaralı taşınmaza eklenerek davacıların payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2016/7333 Esas, 2019/5999 Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli görülmediği, taşınmazın niteliğinin saptanması bakımından bulunduğu yeri kapsar, en eski tarihli hava fotoğraflarının usulünce incelenmediği, hükme dayanak orman bilirkişi raporunda dava konusu yerin öncesinin orman vasfı ile tahdit ve tespitinin yapıldığını bildirmesine rağmen taşınmazın geldi-gitti kayıtlarını gösterir kadastro tutanaklarının istenmediği, orman tahdit çalışmasının yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, yapılan bu eksik inceleme nedeniyle taşınmazın evveliyatının orman olup olmadığı husunda tereddüt oluştuğu açıklanarak, usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, (A) harfi ile gösterilen taşınmaz kısmı yönünden davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, (B) harfi ile gösterilen taşınmaz kısmının ise eski dere yatağı içerisinde kaldığı, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1 03... parsel nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile, fen bilirkişilerince tanzim olunan 09.10.2022 tarihli rapor ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 5.193,18 m²lik alanın 2 11... parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacıların payları oranında tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 13.01.2025 tarihli ve 2023/2283 Esas, 2025/89 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesinde; Tüm dosya kapsamı ve deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, İlk Derece Mahkemesince dava konusu 1 03... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespit tutanağı ve tedavüllü tapu kayıtları getirtilip incelenmemiş, bozma öncesi icra edilen keşif neticesinde düzenlenen orman mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazın 1945 yılında yapılan orman tahdit çalışmalarında orman olarak sınırlandırıldığı, bozma sonrası icra edilen keşif neticesinde düzenlenen orman mühendisi bilirkişi raporunda ise taşınmazın bulunduğu ... köyüne ait orman kadastro belgelerinin Orman İşletme Müdürlüğüne gidilerek yerinde incelendiği, buna göre taşınmazın 1995 yılında ilan edilen orman kadastro çalışmalarında orman olarak sınırlandırılmadığı bildirilmiş olmasına rağmen, taşınmazın ... köyü ile ... köyü müşterek sınırında kaldığı gözetilerek her iki köyde yapılan tüm orman tahdit çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri getirtilerek dava konusu taşınmazın orman kadastrosu haritalarına göre konumu tespit edilmemiş, orman mühendisi bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmemiş, bozma sonrası icra edilen keşifte refakate ziraat mühendisi bilirkişi alınmamış, dolayısıyla ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, yine bozma sonrası icra edilen keşifte tanık beyanlarına başvurulmamış, komşu taşınmazlara ilişkin tedavüllü tapu kayıtları getirtilip keşif esnasında uygulanmamış, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği araştırılmamıştır. Bu hali ile İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporları taşınmazların niteliğini belirlemede yetersiz olup, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulamaz. Kabule göre de, ... köyünde yer aldığı anlaşılan 1 03... parsel sayılı taşınmazın dava konu kısmının komşu ... köyünde bulunan dava dışı taşınmaza eklenmek sureti ile tescil hükmü kurulması da doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde ve komşu ... köyünde orman kadastro çalışması yapılıp yapılmadığı ilgili kurumdan sorularak yapılmış ise tüm orman kadastro çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile kadastro tespit tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları ile varsa amenajman planı ve dava konusu taşınmaz ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirilerek dosya arasına konulmalı; bu şekilde dosyanın ikmal edilmesinden sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek 3 orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı; yine dosya arasına getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu, 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, dava konusu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişiden, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı Kanun) ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Tüm bu nedenlerle, hükmün bozulması gerekirken onandığı bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından yukarıda açıklanan nedenlerle onama kararı kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin (B) harfi ile gösterilen taşınmaz kısmına yönelik karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.01.2025 tarihli ve 2024/5973 Esas, 2025/6350 Karar sayılı ilamının (A) harfi ile gösterilen taşınmaz kısmına ilişkin olarak kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 442. maddesi uyarınca takdiren 4.170,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 1.283,10 TL peşin harcın ret harcına mahsubu ile kalan 243,10 TL'nin karar düzeltme isteyen davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2105, K. 2026/1573, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2105-e-2026-1573-k-14d818a29a9f