Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1770 E. 2026/3961 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1770
- Karar No
- 2026/3961
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/225 E., 2024/1354 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/117 E., 2022/222 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesinde ilk orman kadastro çalışmalarının 1947 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapıldığını, 2014 yılında da 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B uygulamaları yapılıp, ilan edilerek kesinleştiğini, yapılan orman kadastro çalışmalarında orman kadastro komisyonunca tapuda davalı adına kayıtlı ... Mahallesi 309 parsel sayılı 6.000,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 617,20 metrekarelik kısmının Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, tapu kaydına 25.06.2015 tarihinde ... lehine şerh konulduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sınırları içerisinde kalan kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, müvekkili tarafından iktisap edildiği tarihte orman vasfında olmadığını, taşınmazı iyi niyetle ve orman olduğunu bilmeksizin iktisap eden müvekkilinin mülkiyet hakkının, taşınmazın orman sınırlarına alınarak ihlal edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 45,56 metrekarelik kısmı ile (B) harfi ile gösterilen 571,68 metrekarelik kısmının, 1944 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde bırakıldığı, taşınmazın tamamının 1977 yılında yapılan tapulama çalışması sonucu davalı adına tescil edildiği, dava konusu taşınmaz kısımlarının 2014 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında 2/B ile orman sınırları dışına çıkarılmadığı, Anayasa'nın 169. maddesi uyarınca ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu, orman olan yerlerin mülkiyetinin gerçek kişiler adına kayıt ve tescilinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1025. maddesi uyarınca yolsuz tescil niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi 309 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 45,56 metrekarelik ve (B) harfi ile gösterilen 571,68 metrekarelik kısımlarının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yöntemince yapılan uygulama ve alınan bilirkişi raporlarından dava konusu 309 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen 45,56 metrekarelik kısmı ile (B) harfi ile belirtilen 571,68 metrekarelik kısımlarının yörede, 1944 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan çalışmalarda İnsankafası II Devlet Ormanı sınırları içinde bırakıldığı, sonradan yapılan uygulamalarda da bu niteliğini yitirmediği ve davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazı iyiniyetle ve orman olduğunu bilmeksizin iktisap eden müvekkilinin mülkiyet hakkının, taşınmazın orman sınırlarına alınarak ihlal edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kalıp kalmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.