Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2277 E. 2026/3958 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2277
Karar No
2026/3958
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/73 E., 2025/191 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/514 E., 2024/606 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Hazineden 20.09.2021 tarihinde idari yoldan satın aldığı ham toprak vasfındaki Amasya ili ... ilçesi ... köyü 2 44... parsel sayılı taşınmazı ile komşu 3 00... parsel sayılı orman parseli arasındaki sınırın kadastro sırasında hatalı şekilde belirlendiğini ileri sürerek, keşfen belirlenecek taşınmaz bölümlerinin müvekkilinin maliki olduğu 2 44... parsele eklenmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca orman sınır noktalarının usulüne uygun şekilde tespit edildiği ve kadastro çalışmaları sırasında koordine değerlerinin aynen alınarak taşınmazın tahdit ve tespit edildiği ve davacının iddiasının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3 00... parsel sayılı taşınmazın orman kadastrosunun 31.03.1995 tarihinde askı ilanına çıkarılarak 31.09.1995 tarihinde kesinleştiği, davacının 2 44... parsel sayılı taşınmazın tespit maliki olmayıp, taşınmazın davacı adına tesciline esas olan hukuki işlemin Hazinenin 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun uyarınca satışına dayanan idari bir işlem olduğu, davacının 2 44... parsel sayılı taşınmazı paftadaki mevcut çapı ile satın aldığı, idari işlem ortadan kaldırılmadıkça taşınmazın sınırlara yönelik açılan davanın dinlemeyeceği, sonuç olarak İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2. maddesi gereğince davalılar lehine tek maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince delillerinin değerlendirilmediğini, iki taşınmaz arasındaki sınırların müvekkilinin zilyetlik iddiasıyla birlikte değerlendirmesi ve fiili kullanım durumuna göre taşınmazların sınırlarının yeniden tespit ederek tescil edilmesi gerektiğini, müvekkiline satılarak teslim edilen sahanın içinde fiili orman olması nedeniyle kullanamadığı kısmın müvekkilinden alınarak zilyetliğine uygun sınır tespiti yapılması gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davalılar lehine ayrı ayrı ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kalıp kalmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz eden ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2277, K. 2026/3958, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2277-e-2026-3958-k-39146927f551