Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2331 E. 2026/3959 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2331
- Karar No
- 2026/3959
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1021 E., 2024/2217 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/43 E., 2023/667 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Dava dışı ... tarafından ... aleyhine açılan orman kadastrosuna itiraz davasında, sınırları bildirilen 4 adet taşınmazın 1940 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdit çalışmalarında orman sınırları içerisine alındığı ileri sürülerek, tahdidin iptaline karar verilmesini talep edilmiş; bilahare, Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/384 Esas, 1959/1046 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne dair verilen karar taraflarca temyiz edilmeksizin 30.12.1959 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Antalya ili ... ilçesi ... köyünde 1963 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında, 45 parsel sayılı 30.600 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile ... adına tespit edilmiş, ...'ın tapulama komisyonuna itirazı üzerine, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/384 Esas, 1959/1046 Karar sayılı orman kadastrosuna itiraz kararının uygulanmasına yönelik 05.07.1968 tarihli tapulama komisyon kararı ve 28.11.1968 tarihli değişiklik beyannamesi gereğince, taşınmazın kuzeybatısında (A) (11900 m²) ve kuzeydoğusunda (B) (7.700 m²) işaretli evvelce tapulama harici bırakılmış taşınmazların 45 sayılı parsele eklenmesine karar verilmiş ve taşınmaz 50.200 m² yüzölçümü ile ... adına tapuya kaydedilmiş, daha sonra 45 sayılı parsel 29.04.1987 tarihinde ... ve ...'ya satış nedeniyle ifraz edilerek 1 35... sayılı parsellere ayrılmış, komisyon kararı ile taşınmaza eklenen (A) harfiyle gösterilen bölümü 280; (B) harfiyle gösterilen bölümü 281 parsel sayısını almış, 281 parsel ise 3402 sayılı Kanunun 22. madde uygulamasında dava konusu 279 05... sayılı parseli oluşturmuştur. Dava konusu 279 05... parsel sayılı 8.729.20 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ... tarafından kayıtlı iken 2013 yılında davalı ...'a satış suretiyle devredilmiştir. 3.Önceki malik ... hasım olarak ... ve Hazineyi gösterdiği dava dilekçesi ile eski 45 sayılı parselle ilgili olarak, önceki malik ... tarafından ... aleyhine açılan dava sonunda verilen 1957/384 Esas, 1959/1046 Karar sayılı taşınmazın orman olmadığı yönünde kesinleşmiş Mahkeme kararı bulunmasına rağmen, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine, 26.10.19 93... yevmiye numaralı “ ... numaralı orman parseli içinde kaldığı” şeklinde konulan şerhin dayanaktan yoksun olduğunu, taşınmazın ormanla ilgisi bulunmadığını, yine 45 sayılı ana parselden ifrazen oluşan ve dava konusu taşınmaza bitişik durumda olan 1 35... parsel sayılı taşınmazların maliki ... tarafından aynı şekilde şerhin kaldırılması istemiyle açılan davanın Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/535 Esas, 1999/10 Karar sayılı kararıyla kabul edildiğini ileri sürerek, şerhin silinmesini istemiş, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/2 21... /204 Karar sayılı kararı ile taraflar arasında dava konusu yerin orman olmadığına dair Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/3 84... /1046 Karar sayılı kararıyla oluşan kesin hüküm bulunduğunu ve bu nedenle taşınmazın tapu kaydında hala orman şerhi bulunmasının hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki orman şerhininin silinmesine dair verilen karar Yargıtay denetiminden geçerek 26.11.2019 tarihinde kesinleşmiştir. 4.Davacı ... İdaresi vekili 21.03.2017 tarihli dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, bulunduğu bölgede yapılan çalışma sonucunda 29.05.1946 tarihinde Devlet ormanı sınırları içerisinde bırakıldığını, 12.08.1982 tarihinde yapılan çalışmada vasfının değişmediğini ancak Devlet ormanı sınırları içerisinde kalan yerlere ilişkin şahıslar adına tapu oluşturulduğunu, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/211 Esas sayılı dosyası ile davacı idare aleyhine açılan tapudaki şerhin kaldırılması davasında taşınmazın kuzey ve güney kesimlerinin fiilen orman olarak belirlendiğini, davanın reddine ilişkin kararın bozulması sonrasında davanın kabulüne karar verildiğini, temyiz üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiğini ve dosyanın temyiz aşamasında olduğunu, taşınmazın Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığını, şahıslar adına iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek, davalı adına olan tapunun iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın önceki sahibi ... tarafından tapu kaydındaki şerhin kaldırılması için davada, davanın kabulüne karar verildiğini, taşınmazın öncelikle 1946 yılında orman sınırı içerisinde bırakıldığını, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1957/384 Esas, 1959/1046 Karar sayılı kararıyla orman sınırı dışına çıkarıldığını, 1979 yılındaki aplikasyon çalışması ile yine 13 numaralı tutanakla orman dışında bırakıldığını, ancak 1946 yılındaki hatalı tespit geçerliymiş gibi beyanlar hanesine orman şerhi konulduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin kesinleşmiş Mahkeme kararı bulunduğunu, taşınmazın davalı tarafından imar-ihya edildiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısımlarının eylemli orman olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 279 05... parsel sayılı taşınmazın 06.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda (A) harfiyle gösterilen 598,06 m²'lik kısmı ile (B) harfiyle gösterilen 703,62 m²'lik kısmının tapu kayıtlarının iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tescillerine ve fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında görülerek kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/3 84... /1046 Karar sayılı kararının eldeki dava yönünden de kesin hüküm olduğu anlaşıldığı, istinaf edenin sıfatına göre İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesi ile davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın Devlet ormanının tam ortasında kaldığı ve fiilen orman olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.