Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/46 E. 2026/3962 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/46
Karar No
2026/3962
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2168 E., 2025/1392 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/114 E., 2022/311 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Bursa ili .... ilçesi ... Mahallesinde ilk orman kadastro çalışmalarının 1947 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapıldığını, 2014 yılında da 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B uygulamaları yapılıp, ilan edilerek kesinleştiğini, yapılan orman kadastro çalışmalarında orman kadastro komisyonunca tapuda davalı adına kayıtlı ... Mahallesi 316 parsel sayılı 5.100,00 m² yüzölçümlü taşınmazın Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, tapu kaydına 25.06.2015 tarihinde ... lehine şerh konulduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sınırları içerisinde kalan kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, müvekkili tarafından iktisap edildiği tarihte orman vasfında olmadığını, taşınmazı iyiniyetle ve orman olduğunu bilmeksizin iktisap eden müvekkilinin mülkiyet hakkının, taşınmazın orman sınırlarına alınarak ihlal edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca; dava konusu taşınmazın 1944 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde bırakıldığı, buna rağmen 1977 yılında yapılan tapulama çalışması sonucu davalı adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazın 2014 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında 2/B ile orman sınırları dışına çıkarılmadığı, 2709 sayılı Anayasa'nın 169. maddesi uyarınca ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu, orman olan yerlerin mülkiyetinin gerçek kişiler adına kayıt ve tescilinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1025. maddesi uyarınca yolsuz tescil niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi 309 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yöntemince yapılan uygulama ve alınan bilirkişi raporlarından dava konusu 316 parsel sayılı taşınmazın yörede, 1944 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan çalışmalarda İnsankafası II Devlet ormanı sınırları içinde bırakıldığı, sonradan yapılan uygulamalarda da bu niteliğini yitirmediği, davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazı iyiniyetle ve orman olduğunu bilmeksizin iktisap eden müvekkilinin mülkiyet hakkının, taşınmazın orman sınırlarına alınarak ihlal edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kalıp kalmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/46, K. 2026/3962, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-46-e-2026-3962-k-1ed46c8fbd4b