Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1681 E. 2026/3968 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1681
- Karar No
- 2026/3968
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/218 E., 2024/388 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2014 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 1 01... parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinlik vasfıyla davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davalının taşınmazı kullanması nedeniyle hakkında ecrimisil tahakkuk ettirildiğini ve dolayısıyla davalının asli zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı yargılamanın devamı esnasında alınan beyanlarında, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2017 tarihli ve 2016/150 Esas, 2017/664 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarihli ve 2021/2063 Esas, 2021/3100 Karar sayılı ilamı “davacı Hazinenin; davalı tarafın dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin asli değil fer’i nitelikte olduğu, zira davalı tarafın ecrimisil ödemek suretiyle taşınmaz üzerinde zilyetliğini sürdürdüğü iddiasında bulunmuş olup bu iddiası açısından, dosya arasında yer alan bilgi ve belgelerin dava konusu taşınmaza ait olup olmadığının yöntemince araştırılmadığı, tek ziraat bilirkişisinin verdiği raporla yetinildiği, uyuşmazlığın çözümünde komşu parsel tutanak ve varsa dayanaklarından yararlanılmadığı ve bir taşınmazın kullanım durumunu en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, hava fotoğraflarından yöntemince yararlanılmadığı, hava fotoğraflarının jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından incelenmesi gerekirken, hava fotoğrafı incelemesi bu konuda uzmanlığı bulunup bulunmadığı anlaşılamayan orman mühendisi bilirkişisi tarafından yapılmış olması nedeniyle, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli bulunmadığı açıklanarak öncelikle, dava konusu taşınmaza komşu tüm taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile dayanağı olan kayıtların, davalı iseler dava dosyalarının, oluşmuşsa tapu kayıtlarının getirtilerek dosyasına konulması, dosya arasında bulunan davalının eşine ait dilekçede bahsi geçen ve Hazineden kiralanmak istenen yer ile dava konusu taşınmazın aynı yer olup olmadığının belirlenmesi, usulüne uygun şekilde zilyetlik araştırması yapılması, davalı tarafça ecrimisil ödendiğinin anlaşılması halinde, ödemenin cebri icra tehdidi altında yapıldığının kanıtlanamaması halinde davalı tarafın Hazinenin üstün (mülkiyet) hakkını kabul etmiş sayılacağının düşünülmesi; ödemenin, cebri icra tehdidi altında yapıldığının anlaşılması halinde ise zirai bilirkişiden alınacak raporda belirtilen ağaç yaşları (zeytin ağaçlarının deliceden aşılamış olması halinde ise aşı yaşları) da dikkate alınarak toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gerektiğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tanık uyarınca dava konusu taşınmazın sunulan ecrimisil tahakkuk belgelerindeki taşınmaz olmadığı ve davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini,dava konusu taşınmaz tescil harici yer olduğundan dolayı müvekkili idarenin mecburen 7.000,00 m²lik bütün alan üzerinden ecrisimil belgeleri düzenlenmek zorunda kaldığını, ancak bu durumun değerlendirmeye alınmadan, bu husus üzerinde inceleme yapılmadan red kararı verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman niteliğinde olup olmadığı ve davalı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.