Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3065 E. 2026/3913 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3065
- Karar No
- 2026/3913
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/2 E., 2025/5 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili, davacı-karşı davalı Hazine vekili, davacı-karşı davalı ... ve asli müdahil-davalı ... vekili, davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından duruşma istemi olmaksızın; davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından ise duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve duruşma isteminin kabulüne karar verilmesinden sonra, duruşma için 12.05.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Hazine vekili ile ... ve müşterekleri vekili katılımıyla ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra son verilerek işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.06.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Iğdır ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 3476, 3614, 3615, 3778, 3779, 3782, 3785, 3787, 3793, 3797, 3806, 3812, 3813, 3816, 3819, 3824, 3833, 3834, 3838 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. 2. Davacı-davalı ... tarafından, davalı Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış; Kadastro Mahkemesindeki yargılama sırasında müdahil ... ve arkadaşları, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, bir kısım taşınmazlar hakkında davaya katılmışlar ve davalı-davacı Hazine, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla, tutanakların edinme sebebinde adı geçen her bir davalı hakkında ayrı ayrı dava açmış ve davalar birleştirilmiştir. II. CEVAP Davada taraflar karşılıklı olarak davacı-davalı konumunda olup davacı-davalı Hazine dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler olduğunu ileri sürmüş; karşı taraflar ise lehlerine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu ileri sürerek Hazinenin davasının reddine, kendi davalarının ise kabulüne karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Aralık (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 25.07.2014 tarihli ve 2005/3 Esas, 2014/220 Karar sayılı kararı ile davacılar- davalılar Hazine ve ... ile müdahil davacılar ..., ... , ... ve ...’ın davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, diğer davacılar ile müdahil davacıların davalarının reddine, müdahil davacı ...’in davasının kabulüne, dava konusu 3782 parsel sayılı taşınmazın 19.06.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün eşit paylarla müdahil davacı ... ile davalı ... adlarına, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün ham toprak vasfıyla Hazine adına; 3793 parsel sayılı taşınmazın aynı bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün eşit paylarla müdahil davacılar ... ve ... ile davalı ... adlarına, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün ham toprak vasfıyla Hazine adına; 3779 parsel sayılı taşınmazın aynı bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün eşit paylarla davalılar ..., ..., ... ve ... adlarına, (B) harfi ile gösterilen bölümünün ham toprak vasfıyla Hazine adına; 3787 parsel sayılı taşınmazın aynı bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün eşit paylarla davalılar ..., ... ve ... adlarına, (B) harfi ile gösterilen bölümünün ham toprak vasfıyla Hazine adına; 3813 parsel sayılı taşınmazın aynı bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin davalı ... adına, (C) harfi ile gösterilen bölümünün ham toprak vasfıyla Hazine adına; 3816 parsel sayılı taşınmazın aynı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 40.000,00 metrekarelik bölümünün eşit paylarla davacı-davalı ... ile müdahil davacı ... adlarına, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün malik hanesinin tarla vasfıyla Hazine adına doldurulmasına; 3476 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin davalı ... adına; 3778 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin eşit paylarla davalılar ... ve ... adlarına; 3785 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin eşit paylarla davalılar ... ve ... adlarına; 3797 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin müdahil davacı ... adına; 3806 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin davalı ... adına; 3812 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin davalı ... adına; 3833 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin davalı ... adına; 3834 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin davalı ... adına; 3838 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin ise davalı ... adına doldurulmasına; 3614 parsel sayılı taşınmazın kanal vasfıyla, 3615 parsel sayılı taşınmazın ise ham toprak vasfıyla Hazine adına malik hanelerinin doldurulmasına, 3824 parsel sayılı taşınmazın hem ham toprak vasfıyla hem de kanal vasfıyla Hazine adına malik hanesinin doldurulmasına; 3819 parsel sayılı taşınmazın ise yine tarla vasfı ile malik hanesinin Hazine olarak doldurulmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-davacı Hazine temsilcisi, davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği, müdahil davacı-davalı ... ve arkadaşları ile davalı ... ve arkadaşları vekili, davacı-davalı ..., müdahil davacı-davalı...ve arkadaşları ile davalı ... ve arkadaşları vekili ve müdahil davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 16.11.2021 tarihli ve 2021/11187 Esas, 11330 Karar sayılı ilamıyla ".... Tarafların 3824, 36 14... parsel sayılı taşınmazlara yönelen sair tüm temyiz itirazlarının reddine, ancak dava konusu 3824 parsel sayılı taşınmaz kanal vasfıyla tespit edildiği ve teknik bilirkişi raporunda da bu husus belirtildiği halde, Mahkemece, hüküm yerinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde bu taşınmazın hem ham toprak vasfıyla hem de kanal vasfıyla Hazine adına malik hanesinin doldurulmasına karar verilmesinin; yine dava konusu 3614 parsel sayılı taşınmaz tarla vasfıyla, 3615 parsel sayılı taşınmaz ise kanal vasfıyla tespit edildiği ve teknik bilirkişi raporunda da bu husus belirtildiği halde, Mahkemece, hüküm yerinde 3614 parsel sayılı taşınmazın kanal vasfıyla, 3615 parsel sayılı taşınmazın ise ham toprak vasfıyla Hazine adına malik hanelerinin doldurulmasına karar verilmek suretiyle infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulmuş olmasının isabetsiz olduğuna; diğer taşınmazlara yönelik Hazine dışındaki tüm tarafların temyiz itirazlarının ise reddine; davalı-davacı Hazine temsilcisinin dava konusu 3779 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü, 3782 parsel sayılı taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümleri, 3787 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü, 3793 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü, 3813 parsel sayılı taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümleri ve 3816 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü ile 3476, 3778, 3785, 3797, 3806, 3812, 3833, 38 34... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise Mahkemece, dava konusu taşınmazlar üzerinde (3782 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü dışındaki bölümler) davacılar, müdahil davacılar ve davalılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği; zira davaya konu bu taşınmazlar üzerinde davacılar, müdahil davacılar ve davalılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığının hava fotoğrafları ile belirlendiği dikkate alınarak, dava konusu 3782 parsel sayılı taşınmazın kanal vasfıyla, diğer taşınmazların ise ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiğine..." değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Akabinde ise Daire ilamına karşı davacı Hazine vekili, davacı/davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davacı ..., davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği, davalı ... ve arkadaşları tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 16.01.2024 tarihli ve 2022/6678 Esas, 2024/195 Karar sayılı ilamıyla tarafların sair tüm karar düzeltme itirazlarının reddine; davacı/davalı ... vekili ile davacı Hazine vekilinin 3819 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki karar düzeltme taleplerine gelince ise " davacı ... tarafından 2004 yılında Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve bilahare görevsizlikle Kadastro Mahkemesinin şimdiki 2005/3 Esasını alan dava yönüyle; davanın açıldığı 2004 yılından geriye doğru 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerektiği, her ne kadar keşiflerde dinlenen yerel bilirkişiler ve tanıklarca 3816, 3817, 3818, 3819 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde 1970'li yıllardan itibaren davacı ...'ın ve babasının zilyetliğinde olduğu bildirilmiş ise de; hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemeye göre yalnızca 3819 parsel sayılı taşınmazın (B) bölümü üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının sağlandığı, bu nedenle davacı ...'ın tercih hakkını 3816 parsel lehine kullanmasının hukuken bir sonuç doğurmayacağı, mahkemece davacı taraf lehine sulu arazi kapsamındaki bu taşınmazlardan 3819 parsel sayılı taşınmazın 1975 tarihli hava fotoğrafı üzerinde (B) ile gösterilen 51.421,14 m² yüzölçümündeki bölümü üzerinden tespit edilecek 40 dönüm miktarındaki kısmının ifraz edilerek davacı ve iştirakleri adına tescil kararı vermesi gerekirken, delillerinin takdirinde hataya düşülerek zilyetlikle iktisap koşulları gerçekleşmeyen 3816 parsel üzerinden tescil hükmünün kurulmasında isabet bulunmadığı, nitekim, Dairece yapılan temyiz incelemesi ile de; 3816 parselin tamamının Hazine adına tescili gerektiği belirtilerek hükmün bozulduğuna ve Mahkeme gerekçesinde taşınmazların muris ...'tan kaldığı ve taksim yapılmaması nedeniyle iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu kabul edilmesine ve muris ...'ın davacı ... ve müdahil ... dışında başkaca mirasçılarının bulunması karşısında tüm mirasçılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken 1/2 paylı olarak davacı ... ile müdahil ... adına tescil kararı verilmesinin de doğru olmadığına işaret edilerek "... 3819 parsel sayılı taşınmazın jeodezi ve fotoğrametri bilirkişi raporunda 1975 tarihli hava fotoğrafında (B) ile gösterilen ve tarımsal faaliyet yapılan yer olduğu bildirilen 51.421,14 m² bölümü üzerinde davacıların en lehine olacak şekilde ve bu bölüm üzerinde kanal bulunduğu gözetilerek kanal kısmının da ifraz edilmek suretiyle belirlenecek 40 dönüm miktarındaki kısmının muris ... mirasçıları adına payları oranında, kanal bölümünün kanal vasfıyla, geri kalan kısmının da tarla vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilerek, 3819 parsel hakkındaki Daire onama ilamının ortadan kaldırılmasına ve 3819 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden de bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı ...'ın taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine (eski 3819) yeni 5 52... parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile 08.11.2024 günü keşif sırasında hazır bulunmuş olan fenni bilirkişilerce hazırlanılmış olan 10.12.2024 tarihli uzman bilirkişi raporlarında 5 52... parsel (B) harfli olarak gösterilen ve koordinatları verilen 40.000 m² yüzölçümlü taşınmaz alanının, aynı adanın son parsel numarası verilmek üzere karar eki Iğdır Kadastro Mahkemesinin 2024/2 Esas, 2024/2 Karar sayılı veraset ilamındaki ... mirasçılarının miras payı oranında tapuya tesciline; (C) harfli olarak gösterilen ve koordinatları verilen 547.42 m² yüzölçümlü alanın aynı adanın son parsel numarası verilmek üzere, kanal vasfıyla ve (A) harfli olarak gösterilen ve koordinatları verilen 15953.73 m² yüzölçümlü alanın 5 52... parsel numarası altında tarla vasfı ile malik hanesinin Hazine olarak doldurulması ile tapuya tesciline; davacı, müdahil davacı ve birleşen davacıların; dava konusu edilen, Iğdır ili ... ilçesi ... Köyü ... Mevkiinde kain (eski 3476) yeni 5 82... , (eski 3778) yeni 5 71... , (eski 3779) yeni 5 71... , (eski 3816) yeni 5 51... , (eski 3782) yeni 5 75... , (eski 3785) yeni 5 74... , (eski 3787) yeni 5 74... , (eski 3793) yeni 5 71... , (eski 3797) yeni 5 71... , (eski 3806) yeni 5 71... , (eski 3812) yeni 5 65... , (eski 3813) yeni 5 65... , (eski 3833) yeni 5 61... , (eski 3834) yeni 5 61... , (eski 3838) yeni 5 61... , (eski 3614) yeni 5 82... , (eski 3615) yeni 5 81... , (eski 3824) yeni 5 59... parsellere yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine; (eski 3476) yeni 5 82... parsel sayılı taşınmazın 522,83 m² miktarıyla; (eski 3778) yeni 5 71... parsel sayılı taşınmazın 45335.30 m² miktarıyla; (eski 3816) yeni 5 51... parsel sayılı taşınmazın 42189.20 m² miktarıyla; (eski 3779) yeni 5 71... parsel sayılı taşınmazın 74738.50 m² miktarıyla, (eski 3785) yeni 5 74... parsel sayılı taşınmazın 34311.89 m² miktarıyla, (eski 3787) yeni 5 74... parsel sayılı taşınmazın 72665.22 m² miktarıyla, (eski 3793) yeni 5 71... parsel sayılı taşınmazın 97228.92 m² miktarıyla, (eski 3797) yeni 5 71... parsel sayılı taşınmazın 32657.82 m² miktarıyla, (eski 3806) yeni 5 71... parsel, sayılı taşınmazın 32519.38 m² miktarıyla, (eski 3812) yeni 5 65... parsel sayılı taşınmazın 36118.90 m² miktarıyla, (eski 3813) yeni 5 65... parsel sayılı taşınmazın 30154.35 m² miktarıyla, (eski 3833) yeni 5 61... parsel sayılı taşınmazın 16486.80 m² miktarıyla, (eski 3834) yeni 5 61... parsel sayılı taşınmazın 30422.61 m² miktarıyla, (eski 3838) yeni 5 61... parsel sayılı taşınmazın 33202.35 m² miktarıyla, (eski 3614) yeni 5 82... parsel sayılı taşınmazın 3295.62 m² miktarıyla, (eski 3824) yeni 5 59... parsel sayılı taşınmazın 65929.17 m² miktarıyla ve bu taşınmazların tümünün "Ham Toprak" vasfıyla malik hanesinin Hazine adına doldurulması suretiyle tapuya tescillerine; (eski 3782) yeni 5 75... parsel sayılı taşınmazın 3595.09 m² miktarıyla ve (eski 3615) yeni 5 81... parsel sayılı taşınmazın 13735.26 m² miktarıyla ve bu iki taşınmazın ise kanal vasfıyla malik hanelerinin Hazine adına doldurulması ile tapuya tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerinin toplanmadan ve hakkın özüne aykırı düşecek şekilde karar verildiğini, yapılan keşiflerde zilyetliklerinin doğrulandığını, dayandıkları dava dosyasının celp edilmediğini, 1960'lı yıllardan süregelen zilyetliklerinin dikkate alınmadığını, zirai raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, lehlerine olan delillerin değerlendirilmediğini, zirai bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yukarıda yazılı temyiz dilekçesinde yer alan itirazlar ile benzer itirazları ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davacı-karşı davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; (eski 3819) yeni 5 52... parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen ve koordinatları verilen 40.000 m² yüzölçümlü bölümünün ... mirasçıları adına tescilinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde şahıslar yararına zilyetlikle iktisap koşulları oluşmadığını ileri sürerek, bu bölüm yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; 3476 parsel sayılı taşınmazın ...; 3793 parsel sayılı taşınmazın ... , ... ve ..., 3797 parselin ..., 3806 parselin ... , 3833 parselin ..., 3834 parselin ...., 3838 parselin ..., 3812 parselin ..., 3813 parselin ... ve 3614 parselin ... adına tescili gerekirken yetersiz bilirkişi raporlarına dayanarak ham toprak vasfıyla Hazine adına tescil edilmelerinin usulsüz olduğunu, bahse konu parsellerin 1950'li yıllardan beri müvekkillerinin eklemeli olarak zilyetliğinde bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesinin kararını dayandırdığı bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmayan, eksik ve yetersiz raporlar olduklarını, dava konusu parsellerin de içinde bulunduğu eski 542 sayılı parselin çevresindeki bütün taşınmazların, hak sahipleri adına 1970’li yıllarda tespit ve tescil edildiğini, dava konu parseller üzerindeki zilyetliklerin 1950’li yıllardan öncesine dayandığı hususunun açık olduğu halde hava fotoğraflarında 1965, 19 75... yıllında zilyetliğin tespit edilmemesinin mümkün olmadığını, bu durumun da, fotogrametri bilirkişisinin eksik ve yetersiz bir inceleme yaptığını gösterdiğini, lehe olan zirai bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, ayrıca davacılar ... ve ... lehine verilen kararın da hatalı olduğunu, davacıların bu yerde hakları bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmişlerdir. 5. Davacı-karşı davalı ... ve müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; 5 52... (eski 3819) parsel sayılı taşınmazın (C) ve (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin ve 3816 parselin tamamının Hazine adına tescilinin isabetsiz olduğunu, Hazinenin davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, zirai bilirkişi raporlarındaki lehe değerlendirmenin dikkate alınmadığı gibi raporlar arasında da taşınmazların vasfı yönünden çelişki olduğu halde bu çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmişlerdir. 6. Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; 3819 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kanal vasıflı bölümünün müvekkili idareye ait olup DSİ adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü ve davaya konu (eski 3476) yeni 5 82... , (eski 3778) yeni 5 71... , (eski 3779) yeni 5 71... , (eski 3816) yeni 5 51... , (eski 3782) yeni 5 75... , (eski 3785) yeni 5 74... , (eski 3787) yeni 5 74... , (eski 3793) yeni 5 71... , (eski 3797) yeni 5 71... , (eski 3806) yeni 5 71... , (eski 3812) yeni 5 65... , (eski 3813) yeni 5 65... , (eski 3833) yeni 5 61... , (eski 3834) yeni 5 61... , (eski 3838) yeni 5 61... , (eski 3614) yeni 5 82... , (eski 3615) yeni 5 81... , (eski 3824) yeni 5 59... parsellere yönelik tüm; eski 3819 (yeni 5 52... ) parsele yönelen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davaya konu eski 3819 (yeni 5 52... ) parsele yönelen diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde ve taşınmazın vasfını belirtir şekilde karar vermek zorunda olup, bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen gözetilmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu eski 3819 (yeni 5 52... ) parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda 5 52... parsel (B) harfli olarak gösterilen ve koordinatları verilen 40.000 m² yüzölçümlü taşınmaz bölümünün hangi vasıf ile ... mirasçıları adına tesciline karar verildiği belirtilmemiş ise de, bu eksikliğin giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle eski 3819 (yeni 5 52... ) parsel dışında kalan taşınmazlara yönelen tüm; 3819 (yeni 5 52... ) parsel sayılı taşınmaza yönelen sair temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise eski 3819 (yeni 5 52... ) parsel sayılı taşınmaza yönelen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının "1-" numaralı bendinin "A-" bölümünün dördüncü satırında yer alan "... Verilmek üzere.." ibaresinden sonra gelmek üzere "sulu tarla vasfıyla" kelimelerinin eklenmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.