Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3387 E. 2026/3911 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3387
Karar No
2026/3911
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/12 E., 2025/7 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili, davalı-birleşen dosya davacısı olan ...'ın mirasçısı davalı ..., davalı ... vekili tarafından duruşma istemi olmaksızın temyiz edilmekle birlikte davacı ... vekili temyize cevap dilekçesinde kararın duruşma yapılmak suretiyle incelenmesini talep etmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden taraflardan davacı ... vekili, ... ve ... karşı taraftan ise davacı ... vekili geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.06.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Sivas ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 02... parsel sayılı 10.335,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, harici ifraz, miras yoluyla intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle (... oğlu) ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., tapu kaydına dayanarak tapudaki payı oranında adına tescil istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında ..., davacı ... ile aynı tapu kaydına dayanarak tapu kayıt malikleri adına tescil istemiyle davaya katılmıştır. 3. Davacı ..., 1 02... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün tespitten önce kamulaştırıldığı iddiasıyla, bu bölümün davacı idare adına tescili istemiyle dava açmıştır. 4. Davacı ...'ın ise, 1 02... sayılı parsel hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde ... aleyhine açtığı men'i müdahale davası, taşınmazın kadastro tutanağı kesinleşmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve eldeki dosya ile birleştirilmiştir. II. CEVAP Davalı, dava konusu taşınmazın tespite esas tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/23 Karar sayılı kararı ile davacı ...'in davasının reddine, birleşen dosya davacısı ...'ın davasının reddine, birleşen dosya davacı ... Müdürlüğünün davasının kabulüne, dava konusu 1 02... parselin kadastro tespitinin kısmen iptaline, fen bilirkişisinin 22.06.2020 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın ifrazı ile 1.366,646 metrekarelik alanın tarla vasfıyla ... adına tapuya tesciline, 1 02... parselde (B) harfi ile gösterilen kısmın parseli ikiye bölmesi sonucu infazı kabil hüküm açısından, fen bilirkişisinin aynı tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın ifrazı ile 6.650,799 metrekarelik alanın ve (C) harfi ile gösterilen 2.318,162 metrekarelik alanın ifrazı ile tarla vasfıyla ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ile davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 30.11.2022 tarihli ve 2021/5898 Esas, 2022/9574 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yetersiz olduğu, şöyle ki, davacı ...'in , 1 02... parsel sayılı taşınmazın 10.06.1977 tarih ve 12 sıra numaralı pay tapu kaydı kapsamında kaldığı, taşınmazların tespitlerine esas alınan 30.01.1979 tarihli ve 26 sıra numaralı tapu kayıdı kapsamında kalmadığı iddiasına dayanarak tapu kaydındaki payı oranında adına tescil edilmesi istemiyle, davacı ...'nün ise çekişmeli taşınmazın bir kısmının kadastro tespitinden önce Yıldızeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/24 Esas ve 1988/134 Karar sayılı ilamıyla kamulaştırıldığı, bu nedenle kamulaştırılan kısmın davacı kurum adına tescil edilmesi istemiyle dava açtığı, davacı ...'in dayandığı tapu kaydının dava konusu 86 parsel sayılı taşınmaz başında yöntemine uygun bir şekilde uygulanmadığı, bu tapunun geldi kayıtlarından olan Aralık 1948 tarih ve 11 sıra numaralı tapu kaydının bir kısmının hükmen kamulaştırıldığı ve davacının dayandığı tapu kaydının kamulaştırmadan arta kalan kısım hakkındaki tapu kaydı olduğu anlaşılmakta ise de Mahkemece ilgili kamulaştırma dava dosyasının getirtilmediği ve krokisi mevcut ise yöntemine uygun bir şekilde kapsadığı alanlar ile kamulaştırmadan arta kalan kısımları da gösterir şekilde çakıştırmalı fen bilirkişi raporu alınmadığı; diğer taraftan, tespite esas alınan tapu kaydı dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmaza bitişik olan 1 02... , 88... parsel sayılı taşınmazlara da revizyon görmüş ise de bu tapu kaydının, Yıldızeli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11.10.1978 tarihli ve 1974/117 Esas, 1978/437 Karar sayılı mesaha tashihine ilişkin dava sonucunda yüzölçümü 10.422,00 metrekareden 74.400,00 metrekareye çıkartılarak krokiye bağlandığı ancak bu davada ...'in taraf olmadığı; anılan tapu kaydı hakkında da davacı ...'in taraf olmadığı ancak tespit maliki ...'ında davalı olarak dosyada taraf olduğu Yıldızeli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.05.1988 tarihli ve 1988/24 Esas, 1988/134 Karar sayılı ilamıyla kroki düzenlenmek suretiyle hükmen kamulaştırılarak davacı ... adına tapuya tesciline karar verildiği ve bu kararın onama üzerine kesinleştiği, ne var ki bu ilama ekli bulunan 05.12.1985 tarihli teknik bilirkişi raporundaki kroki ile taşınmazın güncel tesis kadastro paftasının ölçeklerinin eşitlenerek ve birbiri üzerine çakıştırılarak davacı ... Müdürlüğünün davasına konu ettiği bölümün, ilama ekli krokideki konumunu gösterir şekilde rapor alınmadığı..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı ...'lerin dayanak tapusunun dava konusu taşınmazı mevki ve hudutları ile birlikte kapsadığı, davalı ...'lar tapusunun ise dava dışı 1 02... parsele ait olup o parselin kamulaştırması için belirlenen tapu kaydı olduğu ve kamulaştırmanın 2 nolu parseli olarak Ulaştırma Bakanlığı'nca kamulaştırıldığı, davalı tarafa ait 30.01.1979 tarih ve 26 sayılı kaydının tescil krokisinin sayısallaştırılma sonucunda kamulaştırma planı ve kadatro paftası ile çakıştırıldığında tescil krokisinin ölçü ve tül olarak zemine uymadığı, parsel kırık ve kıvrımları ile kamulaştırılan yol kıvrımlarının eksik alındığından kaba ölçü hatası ve başka parsellerinde bu kroki içerisine katılarak sınırlandırma hatası yapıldığının sübut bulduğu; davacılardan ...'in kendi hissesinin tescilinin ... adına yapılmasını talep etmesi, 15.12.1948 tarihli tapu kaydındaki hisse sahibi maliklerden ...'in 10.06.1977 tarih, 220 yevmiye, 116 cilt, sahife 65, sıra 12 no'lu tapu kaydı ile hissesini ...'e devretmiş olması, dava konusu taşınmazın 1/3 hissesinin davacılar ... ve ... murisi ...'den intikal etmesi, kalan 1/3 hissenin maliki olan ... yönünden ise davacılar ... ve ...'in aktif husumetlerinin bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı ... ve asli müdahil ...’in açmış oldukları davaların kısmen kabulüne, dava konusu Sivas ili ... ilçesi ... köyü 1 02... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tespitteki niteliği ile taşınmazın 1/3 hissesi 1 pay kabul edilerek ... ve ... oğlu ... adına tapuya tesciline, taşınmazın diğer 1/3 hissesi 5927040 pay kabul edilerek ... ve ...'ten olma, (ölü) ...’in mirasçıları ... ve müşterekleri adlarına hükümde gösterilen paylarla tapuya tescillerine, taşınmazın kalan 1/3 hissesine ilişkin davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine taşınmazın kalan 1/3 hissesinin tespitteki niteliği ve yüzölçümüyle tespit gibi tapuya tesciline, diğer davaların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün hükmen ... adına tesciline karar verildiğini ileri sürerek, bu bölümün müvekkili idare adına tescili yönünden hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı-birleşen dosya davacısı olan ...'ın mirasçısı davacı ... temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taraf tapularının uygulamasının yöntemince yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun soyut ve gerekçesiz olduğunu, öte yandan dava konusu taşınmazın en az 40-50 yıldır kendilerinin zilyetliğinde bulunduğunun dinlenen mahalli bilirkişilerce ifade edildiği halde bu beyanların dikkate alınmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili belediyenin dava konusu taşınmazlara yönelik bir mülkiyet iddiası olmadığı gibi herhangi bir müdahalesi de bulunmadığını, davacı ...'ın yargılama sırasında müvekkili idareye açtığı meni müdahale davasından da vazgeçtiğini ve yine belediyenin dava konusu edilen taşınmaza müdahale ettiğinin de ispat edilemediğini, buna rağmen harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik müvekkili idarenin müteselsilen sorumlu tutulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, hüküm fıkrasının bu yönlerden düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Davalı-birleşen dosya davacısı olan ...'ın mirasçısı davacı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'lere ait Temmuz 1306 tarihli ve 19 sıra numaralı kaydı ve bu kaydın intikalleri olan diğer kayıtlar ve yine bu kaydın intikallerinden olan ve davacı ...'in tutunduğu 10.05.1977 tarihli ve 12 numaralı tapu kaydının hudut ve mevki olarak dava konusu 1 02... numaralı parsel ile birlikte dava dışı bir kısım komşu parselleri kapsamına aldığı; davalı ...'ların tutunduğu Eylül 1310 tarihli ve 158 sıra numaralı sicilden intikal eden ve son olarak 30.01.1979 tarihli 26 numaralı sicile giden tapu kaydının ise hudut ve mevki olarak dava konusu olmayan 1 02... numaralı parseli bir bütün halde kapsadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davalı ...'lar tapusunun dava dışı 1 02... parsele ait olduğuna ilişkin mahkeme gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki; davacı ... ve müştereklerinin (...'lerin) dayandıkları tapu kaydının hudutları "yol", "göze", "yol" ve "tepe" olup bu tapu kaydı her yere uyabilecek nitelikte bir tapu kaydı olup uygulama kabiliyeti bulunmamaktadır. Öte yandan davacı ...'lere ait Temmuz 1306 tarihli ve 19 sıra numaralı kaydının tedavüllerinden olan Aralık 1948 tarihli ve 11 numaralı tapu kaydının kamulaştırma sonucunda 23.11.1968 tarihli ve 80 numaralı tapuya (ve bir kısım diğer kamulaştırılan alanlara ilişkin tapulara) intikal etmiş olup dosya arasında bulunan Yıldızeli Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 06.07.1970 tarih ve 1970/336 Esas, 1970/306 Karar sayılı kamulaştırma kararının incelenmesinde; Temmuz 1306 tarihli ve 19 sıra numaralı kaydı ve tedavüllerinin "296" sayılı kamulaştırma parseline ilişkin olarak kamulaştırıldığı ve dosya arasında bulunan kamulaştırma kararı ve evrakının eki kroki de işbu "296" sayılı kamulaştırma parselinin de davaya konu 1 02... parsel sayılı taşınmazın güney hududunda yer alan Sivas-Ankara Karayolunun da güneyinde, ve davaya konu 1 02... sayılı kadastro parselinin konumuna göre daha güney batıda yer alan ve davaya konu taşınmaza uzak olup bitişik olmayan bir alana ait olduğuna ve dosya kapsamında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların ağırlıklı beyanlarına göre de davaya konu taşınmazın davalı ...'ların zilyetliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesince davacı ... ve müdahil davacı ....'in davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalı-birleşen dosya davacısı olan ...'ın mirasçısı ...'ın hükme yönelen temyiz itirazları açıklana bu nedenlerle yerindedir. 2. Davacı ... vekilinin taşınmazın (B) harfli bölümüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince yapılan, araştırma, inceleme ve uygulamaya göre, Yıldızeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/24 Esas ve 1988/134 Karar sayılı kamulaştırma ilamı ile dava konusu 1 02... numaralı parsel içerisinde kalıp bahse konu karar ile ... adına tescil edildiğine ve bu kararın taşınmazın mülkiyeti yönüyle verildiği anda kesin olmasına göre; bu bölümün Karayolları adına "kaynak ve kaptaj" vasfıyla tesciline karar verilmesi gerekirken bunun düşünülmemiş olması isabetsiz olup davacı İdare vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. 3. Davalı ... vekilinin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise, ... eldeki davada sadece ...'ın açtığı el atmanın önlenmesi istemli dava nedeniyle davalı konumunda bulunup İlk Derece Mahkemesince ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verildiğine göre karar başlığında davalı olarak yer alan belediye aleyhine de olacak şekilde diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması isabetsiz olup hükme yönelen temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Hal böyle olunca; Mahkemece yapılması gereken iş; davaya konu 1 02... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleriyle gösterilen bölümlerinin ayrı ayrı (... oğlu) ... adına; taşınmazın (B) harfli bölümünün ise davacı ... adına tesciline karar verilmesi; karar verilirken davalı ... aleyhine açılan davanın ispatlanamadığının da gözetilerek yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğinin düşünülmesidir. İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 40.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan ... vekiline verilmesine, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3387, K. 2026/3911, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3387-e-2026-3911-k-a5b538905a84