Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/2821 E. 2026/2512 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2821
Karar No
2026/2512
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2005/653 E., 2009/1037 K.

Mahkemece verilen karar, bir kısım davacılar mirasçısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar; davalıların mirasbırakanı ... ile 08.12.1990 tarihinde yapmış oldukları gayrimenkul arsa satışı ve devir senedine göre, Diyarbakır ili Ergani ilçesi ... köy mevkiisinde olan taşınmazı 5 milyon bedel karşılığında satın aldıklarını, gayrimenkulun zilyetliğinin taraflarına devredildiği ve halen de taşınmazı kullandıklarını, davalıların mirasbırakanının satış işleminden sonra vefat ettiğini, davalıların taşınmazı tapuda taraflarına devretmediklerini, dava konusu taşınmazın bir kısmının halen ... adına tapuda kayıtlı geri kalan kısmının ise Hazine adına kayıtlı bulunduğunu, ödedikleri satış bedeli nedeniyle davalıların sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ..., ... ve dahili davalılar ..., ...; zamanaşımı ve husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemişlerdir. 2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 649 parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin 08.12.1990 tarihli harici sözleşme yapıldığı, bu sözleşmeye binaen davacıların muris ... 'a 5.000.000,00 TL (5 YTL) ödediği, buna karşılık taşınmazın zilyetliğinin muris ... tarafından davacılara devredildiği ve halen davacıların bu taşınmazda zilyet oldukları, yasanın aradığı şekil ve şartlara uyularak resmi merciler önünde yapılmış bir satış sözleşmesi olmadığından yapılan harici sözleşme geçersiz olup, bu nedenle tarafların ancak verdiklerini isteyebileceği, dava konusu taşınmazın zilyetliğinin halen davacılarda olduğu, davacılar tarafından muris ... 'a 08.12.1990 tarihinde ödenen 5.000.000 TL'nin dava tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkesi ulaştığı değerin tespiti için uzman bilirkişiden rapor alındığı ve davacıların halen dava konusu taşınmazda zilyet olmaları nedeniyle faiz talep edemeyecekleri, davalı ...'in ise muris ... 'in mirasçısı olmadığı ve bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle; davalı ...'e karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacılar tarafından davalılar ve dahili davalıların murisi ...'a verildiği sabit olan 5.000.000 TL'nin dava tarihine kadar denkleştirici adalet ilkesi gereği ulaştığı bedel olan 3.632,59 TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, zilyetlik henüz davacılarda olduğundan faiz talebinin ve fazlaya ilişkin diğer taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, bir kısım davacılar mirasçısı temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Mirasçılar ... ile ...; tanıklar huzurunda yapılan sözleşmenin geçerli olduğunu, davacıların 35 yıldır kesintisiz taşınmazın zilyedi bulunduklarını, iyiniyet zilyet olmaları nedeniyle taşınmazın davacılar üzerine tescil edilmesi gerektiğini, aksi takdirde 1990 yılında ödenmiş ve Mahkemece de sabit görülen 5.000.000,00 TL'nin, denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncel değerinin bilirkişi marifetiyle yeniden ve adilane biçimde hesaplanmasının sağlanmasını talep ettiklerini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Mirasçılar ... ile ...; tanıklar huzurunda yapılan sözleşmenin geçerli olduğunu, davacıların 35 yıldır kesintisiz taşınmazın zilyedi bulunduklarını, iyiniyet zilyet olmaları nedeniyle taşınmazın davacılar üzerine tescil edilmesi gerektiğini, aksi akdirde 1990 yılında ödenmiş ve mahkemece de sabit görülen 5.000.000 TL'nin, denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncel değerinin bilirkişi marifetiyle yeniden ve adilane biçimde hesaplanmasının sağlanmasını talep ettiklerini belirterek; kararın bozulmasını istemişlerdir. 3. Mirasçılar ..., ..., ...; tanıklar huzurunda yapılan sözleşmenin geçerli olduğunu, davacıların 35 yıldır kesintisiz taşınmazın zilyedi bulunduklarını, iyiniyet zilyet olmaları nedeniyle taşınmazın davacılar üzerine tescil edilmesi gerektiğini, aksi takdirde 1990 yılında ödenmiş ve mahkemece de sabit görülen 5.000.000 TL'nin, denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncel değerinin bilirkişi marifetiyle yeniden ve adilane biçimde hesaplanmasının sağlanmasını talep ettiklerini belirterek; kararın bozulmasını istemişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre iadesi istemine ilişkindir. Tapulu taşınmazlarda mülkiyetin devrini öngören her türlü sözleşmenin resmî şekilde yapılması zorunludur. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 213., 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun (2644 sayılı Kanun) 26. ve 743 sayılı Türk Kanunu Medeni'sinin 634. maddeleri uyarınca bu bir geçerlilik koşuludur. Resmî biçimde yapılmayan taşınmaz satış sözleşmeleri hukuken geçersiz olup geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz; taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince geri isteyebilirler. Somut uyuşmazlıkta; davaya konu adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle geçersiz olduğu, taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmayacağı, ancak tarafların sözleşme gereği birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteme hakkına sahip oldukları anlaşılmakla, bir kısım davacılar mirasçılarının temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3.maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/2821, K. 2026/2512, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-2821-e-2026-2512-k-e7dd491e0959