Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3217 E. 2026/460 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3217
- Karar No
- 2026/460
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/467 E., 2025/87 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı şirket vekili Avukat ..., davacı şirket yetkilisi ,.......... ile davalı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili yüklenici ile davalı iş sahibi arasında düzenlenen 26.05.2006 tarihli sözleşme ile öğrenci yurt binası yapımının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 28. maddesine göre işin finansmanını sağlamak için temin edilen kredinin geri ödemesini davalının üstlendiğini, ancak ödenmeyen finans giderinin müvekkili tarafından karşılandığını ileri sürerek, bankaya ödenen finans gideri 1.460.000,00 TL, 21.709,43 TL ödeme ile 549.000,00 TL KDV bedeli olmak üzere toplam 2.030.709,43 TL’nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça temin edilen kredinin erken ödeme opsiyonundan faydalanılarak müvekkili tarafından kapatıldığını, davacının alacağı kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.03.2011 tarihli kararı ile; davacı yüklenicinin taleplerinde haklı olduğu, bankaya ödenen meblağın davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.030.709,43 TL'nin dava tarihinden itibaren ...'ın ticari kredilere uyguladığı güncel temerrüt faizi oranını geçmemek üzere avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 08.03.2011 tarihli kararının süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları reddedilmiş, mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak davalı iş sahibinin sözleşme eki ödeme planında belirtilen vade tarihlerinden önce erken ödeme yaparak borcunu kapatıp kapatmadığını saptanması, erken ödeme yapılmışsa kredi sözleşmelerinin erken ödeme opsiyonlu yapılması halinde ödenecek faiz miktarından davalının sorumlu tutulması, bunun dışında kalan fazla istemin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 04.12.2016 tarihli kararı ile; davacının yapımını üstlenmiş olduğu altı adet yurt binasını sözleşmeye uygun olarak yapıp teslim ettiği, bu nedenle davalıdan ana sözleşme ve ek protokolle belirlenen anahtar teslimi götürü bedeli talep edebileceği, ana sözleşme ile belirlenen bedeli bankadan, ek protokol ile belirlenen bedeli davalıdan tahsil ettiği, sözleşmeye göre kredinin geri ödemesi ile ilgili bankaya yapılacak tüm ödemelerin davalının yükümlülüğünde olduğu, davalının 2. taksit döneminde tek taraflı olarak yaptığı ödeme miktarının inşaat sözleşmesi ve kredi sözleşmesi hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.030.709.43 TL'nin dava tarihinden itibaren ...'ın ticari kredilere uyguladığı güncel temerrüt faizi oranını geçmemek şartıyla avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 04.12.2016 tarihli kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, davalının sair temyiz itirazları reddedilmiş, bozma ilamına uygun şekilde bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 15.04.2021 tarihli kararı ile; davacının davalının bankaya ödemediği bedeli isteyebileceği, KDV bedelini ise talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 800.797,77 TL’nin dava tarihinden itibaren ...'ın ticari kredilere uyguladığı güncel temerrüt faizi oranını geçmemek şartıyla avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemenin 15.04.2021 tarihli kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, tarafların sair temyiz itirazları reddedilmiş, mahkemece yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan hükmüne uyulan bozma ilâmlarında açıklandığı şekilde davalı iş sahibinin sözleşme eki ödeme planında belirtilen vade tarihlerinden önce erken ödeme yaparak borcunu kapatıp kapatmadığı, erken ödeme yapılmışsa kredi sözleşmelerinin erken ödeme opsiyonlu yapılması halinde ödenecek faiz miktarının belirlenmesi konularında tüm bilirkişi raporları da değerlendirilerek ve aralarındaki çelişki de giderilerek hazırlanacak gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, bozma ilâmları kapsamında kalarak kesinleşen hususlar da dikkate alınarak ulaşılacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4. Mahkemenin ilâm başlığınıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; banka kredilerini kapama tarihi itibarıyla davacının davalı firmadan eksik ödemeden kaynaklı alacağının 845.812,77 TL olduğu, 21.709,43 TL’nin taraflar arasındaki ilişki çerçevesinde bankaca davacıdan tahsil edildiği nazara alınarak 845.812,77 TL’ye eklenmesi gerektiği, diğer yandan 549.000,00 TL’nin KDV'nin 2. taksiti olduğu, ilk taksidi ödeyen işverenin bu miktarı da ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.416.522,20 TL'nin dava tarihinden itibaren ...'ın ticari kredilere uyguladığı temerrüt faizi oranını geçmemek şartıyla faiz uygulanarak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme gereğince bankadan sağlanan finans ve temlik ile ilgili davalının 21.08.2006 tarihli yazı ile haberdar olduğunu, davalının kredilerin hangilerinin erken ödeme opsiyonlu olup olmadığını, faiz ve masrafları bildiğini, itiraz etmediğini, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince davalının açık kabulü olan hususların dikkate alınmadığını, davanın kabulü gerektiğini beyan etmektedir.
2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bozma ilamında yer alan erken ödeme opsiyonuna ilişkin değerlendirmelerin dikkate alınmadığını, hesaplamanın hatalı olduğunu, erken ödeme opsiyonu olmayan kredilerden kaynaklanan faiz miktarından müvekkili üniversitenin sorumlu olmadığını, hesaplamanın erken ödeme tarihi olan 30.11.2007 tarihine göre yapılması gerekirken bilirkişiler tarafından davacının yapmış olduğu geç ödeme tarihinin esas alındığını, ayrıca haksız ve mesnetsiz olarak 30.11.2007 tarihinden 19.02.2008 tarihine kadar faiz işletilerek fahiş bir hesaplama yapıldığını, sözleşme kapsamında müşavir firmaya ödenen 35.400,00 TL’nin iadesi gerektiğini, sözleşmede açık hükümler bulunmasına rağmen öncelikle sözleşmeye aykırı olarak yüksek faiz oranları belirlenmek suretiyle kullanılan kredilerin müvekkil üniversiteyi ağır zarara uğrattığını, mükerrer iş ve eksik imalat bedelinin mahsubu gerektiğini, KDV bedelinin dahil edilmesinin mümkün olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.