Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1675 E. 2026/4250 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1675
- Karar No
- 2026/4250
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3023 E., 2024/1560 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/432 E., 2022/197 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili 02.10.2014 tarihli dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... köyünde 1954 yılında 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) gereğince yapılan çalışmada, 3 ada 9 parsel olarak müvekkili olan davacının murisi adına tespit ve tahsis edilen taşınmazın bölgede 1960 yılında yapılan tapulama çalışmasında tapulanmadığını, bu haliyle taşınmazın halihazırda tapuda kayıtlı olmadığını, ancak 4753 sayılı Kanun gereğince davacının dava konusu yerde hak sahibi olduğunu belirterek, taşınmazın davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi gereğince tazminat ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacının taşınmazın nerede olduğunu bilemediği, tevzi çalışmasındaki evraklara göre bilirkişi tarafından yapılan incelemede taşınmazın ormanlık alan içerisinde kaldığı bu haliyle tescil talebinin mümkün olmadığı, terditli talep yönünden ise davacının dayandığı tapunun hukuki değeri olmadığından ve makul süre içerisinde tazminat talep edilmediği" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın müvekkilinin tapulu arazisi olduğunu ve halen geçerli olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.