Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1566 E. 2026/196 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1566
Karar No
2026/196
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1016 E., 2024/3393 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/41 E., 2022/160 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde tapuda arsa vasfıyla ... adına kayıtlı bulunan 60 03... parsel sayılı 172,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, 3116 sayılı Kanun uyarınca 1948 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisinde kaldığı, bu çalışmanın kesinleştiği, daha sonra ... köyünde yapılan arazi kadastrosunda Hazine adına 818 parsel olarak tespit gördüğü, 818 parsel sayılı taşınmazın tespitine yapılan itiraz sonucu ... Kadastro Mahkemesinin 1998/10 Esas ve 2000/6 Karar sayılı kararıyla 31.995,00 metrekarelik bölümünün davacılar adına, kalan 407.999,00 metrekarelik bölümünün ise Hazine adına tesciline karar verildiği ve bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucunda 407.999 metrekarelik bölümün Hazine adına orman vasfı ile tescil edilmesi yönünden düzeltilerek onanarak kesinleştiği, bu davanın yargılaması sırasında 818 parselin 5.006 metrekarelik bölümünün imar uygulamasına tabi tutulduğu ve dava konusu 60 03... parselin imar uygulaması sonucunda oluşan imar parseli olduğu ve Mahkemenin imar uygulamasına alınan bu bölümü dikkate almadığı, hükmün infazı sırasında miktar ile ilgili farklılık olduğu tespit edildiğinden, düzenlenen teknik rapora göre, 818 no.lu parsel 446.740,87 metrekare alanlı olup, 5006 metrekaresinin imar uygulamasına tabi tutulması nedeniyle, şahıslar adına ifrazına karar verilen alanlar düşüldükten sonra Hazine adına tescil edilecek bölümün 408.124,43 metrekare olarak hesaplandığı, bu şekilde tapuya orman olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır. 2. Davacı ... vekili Kadastro Mahkemesine hitaben tanzim ettiği dava dilekçesinde özetle; davacının İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 60 03... parsel sayılı taşınmazın zilyedi olduğunu ve davacının taşınmaza ilişkin tapu tahsis belgesinin bulunduğunu ileri sürerek, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) mülga 11. maddesinin onuncu bendi uyarınca yapılan teknik hataların düzeltilmesi çalışması sırasında davalı ... İdaresi adına yapılan tespitin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idarenin dava konusu parsel üzerindeki mülkiyet hakkının, 3. bir kişi tarafından zilyetlik sıfatıyla ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesinin mümkün olmayacağını, müvekkili idareye gerek husumetten ve gerekse esastan dava yöneltilemeyeceğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli ve 2016/62 Esas, 2017/57 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın 1948 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılan orman tahdidinde Uzunparça Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı, 1961 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise 818 parsel içerisinde kaldığı, imar uygulaması sonucunda da 60 03... no.lu imar parseli olarak oluştuğu; ancak gerek arazi kadastrosunda gerekse imar uygulamasında orman sınırlarının dikkate alınmadığı, dava konusu yerin orman vasfının daha sonra 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun) uyarınca yapılan 2/B çalışmasında değişmediği ve taşınmazın orman sınırlarında kaldığı, 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 sayılı Kanun) uyarınca yapılan çalışmada ve itiraz edilen son çalışma olan 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmada taşınmazın orman sınırları içerisinde bırakıldığı gerekçesi ile tespite itirazın reddine, tescile ilişkin talebin dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli ve 2017/2394 Esas, 2018/55 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.11.2021 tarihli ve 2021/8134 Esas, 2021/11022 Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş ve hüküm 08.11.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Davacının tescil talebi nedeniyle verilen görevsizlik kararı üzerine, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kalan bir taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın fiili durumu itibarıyla orman vasfına sahip olmadığını, tamamen İdarenin kusuruyla hukuken orman arazisi sınırına çıkartılmaması ve hukuken orman arazisi olduğu halde bu yerlerin tevzi edilerek birden fazla kişiye satılmasının bedelinin müvekkiline ödetilmeye çalışılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1566, K. 2026/196, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1566-e-2026-196-k-e351e9b694a5