Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1558 E. 2026/3968 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1558
Karar No
2026/3968
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/4343 E., 2025/1586 K. DAVA TARİHİ : 16.01.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/40 E., 2020/1035 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... danışmanı olarak davalı işyerinde çalıştığını, iradesi sakatlanarak kendisinden istifa dilekçesi alındığını, alınan dilekçenin geçerli olmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının istifa ettiğini ve herhangi bir alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 13.05.2010-30.11.2019 tarihleri arasında çalıştığı, 01.11.2019 tarihli dilekçede davacı tarafından tazminatlarının ödenmesi şartına bağlı olarak çıkış işlemlerinin yapılmasının istendiğinin yazılı olduğu, ortak tanık E.Ö'nün beyanlarından davacının istifa iradesi bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.11.2019 tarihli el yazılı dilekçesinin istifa iradesini yansıttığından söz edilemeyeceği, davacının söz konusun dilekçenin iradesi fesada uğratılarak alındığı iddiasının bulunduğu ve tanıkları ile iddiasını ispat ettiği, davacı tanığı C.Ö'nün aynı iddialar ile davalıya karşı açtığı davanın lehine sonuçlandığı, diğer davacı tanığının ise aynı zamanda davalı tarafın da tanığı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle kendisinin feshettiğini kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını, 2. Davacının el yazısı ile yazdığı istifanın geçerli olmadığını ispat edemediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1558, K. 2026/3968, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1558-e-2026-3968-k-d7999a509066