Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6223 E. 2026/452 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6223
- Karar No
- 2026/452
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/969 Esas, 2025/353 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tortum Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/30 Esas, 2021/133 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerinden enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın ittifak hakkı bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu......... ili, ............ ilçesi, ........... Mahallesi 1 56... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığını belirterek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz maliki ile yapılan uzlaşma görüşmelerinde anlaşma sağlandığını, akabinde kamulaştırılan alanın idare lehine tescil edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafça dosyaya sunulan sözde anlaşma belgesinin usul ve kanuna aykırı tanzim edilmiş olduğunu, yok hükmünde olduğunu, bu belgeye dayalı olarak yapılan tescil ve şerhte yok hükmünün de olduğunu, kamulaştırma bedelinin anlaşmanın yapıldığı veya davanın açıldığı yıldaki veriler/fiyatlar esas alınarak takdir veya tespit edilmiş olması gerektiğini, davalı idare tarafından imzalattırılan anlaşma belgesindeki kamulaştırma bedelinin acele kamulaştırma dosyası ile (2006/467 Esas, 2006/530 Karar) 12 yıl evvelki bedel olduğunu bu bedele göre anlaşma yapılmış olması da hem kanuna aykırı ve hem de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 2006 yılında usul ve kanuna aykırı bir şekilde takdir edilmiş bedeli 2018 yılında kabul ederek anlaşma yaptığını ileri sürmenin de kanuna aykırı olduğunu, üsulüne göre kamulaştırma işlemi yapılmamış olması nedeniyle davalı idare müvekkilin taşınmazına kamulaştırma yapmaksızın el atıldığını, delillerin toplamadığını, bankaya müzekkere yazmadığını, tanıklarının dinlemediğini ve eksik inceleme ile usul ve kanuna aykırı karar verildiğini, davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının da usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair kararda usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar: Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri: Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.