Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1279 E. 2026/2464 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1279
Karar No
2026/2464
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/121 E., 2024/496 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... Mahallesi ... mevkinde bulunan yaklaşık 6000 m² yüzölçümlü taşınmaz, 19 26... yılları arasında yapılan Fransız kadastro çalışmaları sırasında tapulama dışında tampon bölge olarak bırakılmıştır. Daha sonra 19 79... yılında Aşkarbeyli Mahallesi sınırlarında yapılan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesine göre dava konusu yerin Aşkarbeyli Mahallesi sınırlarında kalan kısmı orman sayılmayan yerde, 2006 yılında.... Mahallesi sınırlarında yapılan orman kadastro çalışmalarında dava konusu yerin bu mahallede kalan kısmı ise orman sayılan yerde kaldığı anlaşılmıştır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... Mahallesi ... mevkinde bulunan taşınmazın müvekkilinin malik sıfatıyla zilyedi olduğunu, 1929 yılında Fransızlar tarafından tapulama yapıldığını ancak ormanlık alan ve civarının tapulama dışı kaldığını, bu esnada söz konusu yerin müvekkilinin dedesi tarafından kullanıldığını, müvekkilinin de bu yeri 1975 yılından itibaren nizasız ve fasılasız kullanageldiğini ileri sürerek, taşınmazın malik sıfatıyla müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davacının bu yere zilyet olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın imar planında bir kısmının okul, bir kısmının park ve bir kısmının da yol olarak ayrıldığını, davacı adına tescilinin mümkün olmadığını, ayrıca zamanaşımının da dolduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 79. maddesi uyarınca Büyükşehir Belediyesinin tasarrufuna bırakılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli ve 2013/85 Esas, 2015/758 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davaya konu edilen 18.07.2013 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 5.921,64 m²lik alanın davacı adına tapuya tesciline, bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 16.11.2021 tarihli ve 2021/12948 Esas, 2021/11338 Karar sayılı ilamı ile "fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz geniş kadastro paftası üzerinde gösterilmediğinden komşu parsellere göre konumunun denetlenmediği, krokide taşınmaz sınırında isimleri yazılı şahısların da benzer taleple açtığı tescil davalarının olup olmadığı araştırılmadığı, taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığının sorulmadığı, hükme esas alınan orman bilirkişisi raporunda ve rapor ekinde yer alan dava konusu taşınmazın tahdit haritasına göre konumunun gösterildiği çakıştırmaya göre taşınmazın komşu Suçıkağı köyünde bulunan İskenderun serisi Devlet ormanının hemen bitişiğinde yer aldığı, 68... numaralı orman sınır noktalarına göre orman sınırları dışında olduğu belirtilmişse de, İlk Derece Mahkemesince yörede yapılan tüm tahdit evrakları ve haritası getirtilmediğinden rapor denetlenememekte, ayrıca, keşif mahallinde mahalli bilirkişi dinlenmeksizin sadece davacı tanıkları dinlenilmiş; taşınmazın vasfına, kullanım durumuna, üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin şekline ve süresine ilişkin olarak somut verilere dayalı bilgi içermeyen tek ziraatçi bilirkişi tarafından hazırlanan zirai raporla yetinilmiş; orman bilirkişi raporunda ise taşınmazın toprak yapısına göre 10 seneyi aşkın süredir kullanıldığı belirtilmiş olup bu haliyle davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde de tereddüt meydana geldiğini ileri sürerek, 15, 20... yıl öncesine ait hava fotoğrafları getirtilerek, üç kişilik orman mühendisi bilirkişisi kurulu, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişisi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılması gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının dava konusu taşınmaza ekonomik amaca uygun bir zilyetlikle uzun yıllardır kullandığı, ağaç ektiği bugüne kadar da kullanılageldiği, davacının belirtilen taşınmazdaki imar ve ihya tamamlandıktan sonra 20 yıl süreyle taşınmaza nizasız ve fazılasız zilyet olma şartını tamamladığı, ancak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı ile kazanılması olanaksız yerlerden olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 02.01.2023 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 5.921,57 m²lik alanın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dosyada düzenlenen bilirkişi raporlarında imar-ihya tespit edildiğini, ziraat mühendisi tarafından düzenlenen 04.10.2013 tarihli raporda, dava konusu ... köyü ... mevkinde bulunan taşınmazın sulama yapılan tarım arazisi, toprak yapısının killi-tınlı-kumlu yapıda olduğunun tespit edildiğini, orman yüksek mühendisinin 23.12.2013 tarihli raporunda 1976 çekim tarihli 497 numaralı 1/35000 ölçekli ve 1992 çekim tarihli ... numaralı ve 1/25000 ölçekli hava fotoğraflarında dava konusu yerin kısmi olarak tarımsal faaliyetlerinin devam ettiği ve alanda meyve ağaçlarının bulunduğunun belirlendiğini, geçmişte tarımsal faaliyet için kullanılırken zamanla aynı alanda meyve ağaçları dikilerek hem tarımsal hem de meyve ağacı olarak alandan faydalanıldığının açıklandığını, müvekkili ve ailesi tarafından önce tarım arazisi sonrasında meyve bahçesi olarak imar-ihya edildiğini, 2013 yılında düzenlenen raporda da ağaçlar tespit edildiğini, müvekkilin imar-ihya şartını yerine getirdiğinin raporlarla sabit olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kasmamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığı ve davacı lehine taşınma üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Uyuşmazlık, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1279, K. 2026/2464, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1279-e-2026-2464-k-a199395f3a45