Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6707 E. 2026/2478 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6707
Karar No
2026/2478
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/552 E., 2022/493 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan 1 56... parsel sayılı 1.857,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın çalılık vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğunu, ancak 14 numaralı parselin davacı müvekkiline babasından intikalen ve taksimen kaldığını, 62 numaralı parselin ise davacı müvekkili tarafından dava dışı ...'ten satın alındığını, her iki taşınmazdaki zilyetliğinin 50-60 yıldan fazla olduğunu, iki taşınmazın da kültür arazisi vasfında olduğunu ileri sürerek, taşınmazların davalı Hazine adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının uzun süreli bir zilyetliğinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2012 tarihli ve 2002/352 Esas, 2012/201 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşımazların tapu kayıtlarının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 2012/14580 Esas, 2013/16275 Karar sayılı ilamıyla "dava konusu 1 71... parsel yönünden onanmasına, dava konusu 1 56... parsel sayılı diğer taşınmaza gelince; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar bu taşınmazın davacının babasından davacıya kaldığını, davacının önceleri buğday, arpa ve burçak ekmek suretiyle tarım yapıldığını ancak, hayvan gücünden yararlanılarak yapılan çiftçilik işinin terk edilmesinden sonra ise zeytinlik olarak kullandığını söylemişlerdir. Dava dilekçesinde de bu taşınmazın davacıya babasından intikalen ve taksimen kaldığı açıklandığına göre; uyuşmazlık konusu taşınmazın intikal şekli (taksim, satış, bağış v.s.) üzerinde durulması dava şartı bakımından önemlidir. Dava koşulu, kamu düzeniyle ilgili olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi taşınmazın davacıya geçiş şekli mahkemece kendiliğinden araştırılıp belirlenmelidir. Bu durumda davacının babasının nizalı taşınmazı sağlığında davacıya satış ya da bağış yapıp yapmadığı, yapmadıysa davacı dışında başka mirasçısının bulunup bulunmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması ve toplanan deliller değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 1 56... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 2016/5743 Esas, 2019/474 Karar sayılı ilamıyla "Mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olduğu halde mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında hava fotoğraflarından yararlanılmamış olduğu gibi, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin kadastro tutanakları ve dayanakları ilk tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmemiş, ziraat bilirkişisinden çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının aşı yaşlarını da belirtir şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, ayrıca taşınmazın 30 metre batısında orman parseli bulunmasına rağmen yöntemine uygun orman araştırması da yapılmamış olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik ve yetersiz bir incelemeye dayalı olarak karar verilemez." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunda dava konusu yerin kuzey kısmının açık üzerinde otsu bitkiler bulunan %35-40 meyilli eski ziraat arazisi olduğu, orman vasfında yer olmadığının tesbit edildiği, dava konusu 1 56... sayılı parselin eski memleket haritalarından ve hava fotoğraflarının değerlendirmesi sonucu imar ihyanın 1963- 1964 olabileceği, bundan dolayı yaklaşık 60 yıl önce imar ihyanın yapılmış olabileceği, bu orman tahdit çalışmalarının hepsinde dava konusu taşınmazın tamamının 376- 377 OTS noktalarını birleştiren orman tahdit hattının doğusunda orman sınırları dışında "Devlet ormanı sayılmayan yerde" kalmakta olduğunun tespit edildiği, bu hali ile bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, rapor doğrultusunda; davacı ...'ün, davaya konu ...Mahallesi 1 56... parsel sayılı taşınmazı babası...'den 1964 tarihli noter senedi ile aldığı hususunun, dosya kapsamındaki belgeler, alınan tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile sabit olduğu, davacı ...'ün davaya konu taşınmaz üzerinde ekleme zilyetlik yoluyla aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla 50 yılı aşkın süreyle zilyetliği bulunduğu, davacının ölümü ile zilyetliğin mirasçıları olan davacılara geçtiği, bu hususun da alınan tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile sabit olduğu, bu hali ile dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi anlatımları ve alınan bilirkişi raporu ile olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu kanaatine varılarak, taşınmaza önceden arpa, buğday, burçak gibi tahıllar ekilirken, makinalı tarımın gelişmesi ve hayvan ile çiftin terk edilmesi ile tahıl ürünleri ekilemediği ancak davacının dava tarihine kadar, içindeki zeytinleri toplamak suretiyle zilyetliğini devam ettirdiği, zilyetliğin kesintisiz şekilde devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu taşınmazın, tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına veraset ilamında yer alan miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın çalılık niteliğinde imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğunu, bilirkişi raporunun eksik inceleme ve araştırma ile hazırlanmış olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanma koşullarının davacılar lehine gerçekleşmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6707, K. 2026/2478, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6707-e-2026-2478-k-08e23dad9497