Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4325 E. 2026/3696 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4325
- Karar No
- 2026/3696
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/431 E., 2014/459 K.
Mahkeme kararı davalılar vekili Avukat ... tarafından vekaleten ve asaleten, ayrıca davalı ... vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı asillere ve vekillerine gerekçeli kararın 07.05.20 15... .05.2015 tarihlerinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçelerinin yasal temyiz süresi dolduktan sonra 11.07.20 25... .07.2025 tarihlerinde verildiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin (davalı ... -ölü olduğundan- mirasçıları hariç) temyiz dilekçelerinin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Davalı ... mirasçıları (....) vekilinin yasal şartları taşıyan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra 09.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat.... ile davalılar ... Işık, kendisine asaleten davalılar ..., ..., ... ve ...'e vekaleten Avukat ... ve diğer davalı ... vekili Avukat Prof. Dr. ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalılardan ...'ın mecburi hizmet karşılığı, master öğrenimi yapmak üzere Amerika'ya gönderildiğini, davalıların 20.12.1999 tarihinde 815 sayılı daha sonra 08.10.2011 tarihinde 26426 sayılı Ek Yüklenme Senedini imzaladıklarını, yükümlünün süre uzatımları dahil verilen sürede eğitimini tamamlayamadığını, geri dönüp görev kabul etmediğini, 01.01.2009 tarihinde öğrencilikle ilişiğinin kesildiğini, yükümlüye faiz hariç 147.555,99 USD borç çıkarıldığını ileri sürerek, 147.555,99 USD Hazine alacağının sarf tarihinden itibaren bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan faiz oranı üzerinden faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan İlhan ve ...; yükümlünün doktorasını tamamlayarak yurda döndüğünü, Bakanlıktan görev talep ettiğini, Maliye ve Milli Eğitim Bakanlığınca görev talebinin kabul edildiğini, Bakanlığın davadan vazgeçme şartı olarak avukatlık ücreti talep ettiğini, verilen banka hesabına bildirim olmadığı için yatırılamadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. 2. Diğer davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davalılardan ...'ın 1416 sayılı Kanun uyarınca yurt dışında resmi burslu statüde okul öncesi eğitimi dalında master, doktora öğrenimi için yurt dışına gönderildiği, şahsi işlem dosyasındaki listeye göre kendisine toplam 147.555,99 USD masraf yapıldığı, ABD'deki söz konusu eğitimini verilen uzatmalara rağmen belirlenen sürede bitirememesi nedeniyle yüklenme senedi kapsamında ortaya çıkan bu borcu Türkiye'ye dönüp hizmet talebinde bulunarak ödeme talebinde bulunmadığından ve bu yolda da İdarenin herhangi bir kararı olmadığından dava konusu borcu ödemek suretiyle ifa etmek durumunda olduğu, diğer davalıların kefil olarak bu miktarın belirli bölümlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle; davalılardan ... Işık'ın 147.555,99 USD borcun tamamından, ...'ın borcun 123.763,36 USD kısmından, ...'ün borcun 123.763,36 USD kısmından, ...'ın borcun 48.763,60 USD kısmından, ...'ın borcun 75.000,00 USD kısmından sorumlu olmak üzere 25.02.2011 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD'ye uyguladığı 1 yıllık en yüksek faiziyle birlikte tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden ve TL cinsinden davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... (mirasçılar) vekili; asıl borçlu ...'nin yurda dönüp görev almak istediğini, Bakanlık tarafından bu durumun kabul edildiğini ancak sürecin işletilmediğini, borçlunun vekalet ücreti ve yargılama gideri ödemeyi kabul ettiğini, davacı alacaklının temerrüde düştüğünü, kefalet senedinin üzerinden 26 yıl geçtiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun'da kefiller lehine hükümler getirildiğini, kefaletnamenin üzerinden on yıl geçmekle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına eğitim için gönderilen davalı bursiyerin doktorasını bititrememesi nedeniyle yapılan masrafların asıl borçlu ve kefillerden tahsili istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, davalı asıl borçlu ... tarafından imzalanan taahhüt senedinde yazılı yükümlülüğünün yerine getirilmemesine, süresinde ve taahhüt ettiği şekilde doktora eğitimini tamamlayamadığından adına tahakkuk edilen miktarı ödemekle sorumlu bulunmasına, yurt dışı eğitim masrafları nedeniyle ilgilinin sorumluluğunun ve ödenmesi gereken borç miktarının yüklenme senedine göre tespit edilecek olmasına, davalının sorumluluk tutarları içerisinde yurt içi maaş ödemesinin bulunmamasına, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde davalı kefillerden alınan ek kefaletnamenin de anılan Kanun hükümlerine göre geçerli olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ... mirasçıları dahili davalılar...,...., vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekillerinin (davalı ...'in mirasçılarıhariç) temyiz istemlerinin süreden REDDİNE, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınıp davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının mahallinde temyiz eden davalılardan alınmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.