Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6532 E. 2026/2304 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6532
Karar No
2026/2304
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/250 E., 2024/13 İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/16 E., 2022/229 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 09... ve 40 parsel sayılı sırasıyla 15.529,22 m² ve 18.275,59 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2018/679 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan bahisle malik ve nitelik hanesi boş bırakılarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., kadastro tespit gününden önce Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... Mahallesi sınırları içinde bulunan iki parça taşınmazın irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, imar planı içinde kalan taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, yapılan tahkikat neticesinde dava konusu taşınmazlarda zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuş ve dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılıp açılmadığı ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın imar ve ihya edilmediğini ve tescil şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadıklarının belirlenerek orman vasfında olduğunun anlaşılması halinde davanın esastan, aksi halde husumet yönünden reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince kadastro tutanakları ile aktarılan dava dosyasının birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dosya kapsamında toplanan delillerden, dava konusu taşınmazların 1965 yılında seri bazda (... Serisi) yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1966 yılında çalılık olarak tespit harici bırakıldığı, dava konusu taşınmazların üzerindeki zeytin ağaçlarının deliceye aşılanarak yetiştirildiği, 19 53... tarihli hava fotoğraflarında tam kapalı makilik olduğu, 19 74... tarihli hava fotoğraflarında ise kısmen maki bitki örtüsünün temizlendiği, 2009 ve sonraki tarihli hava ve uydu fotoğraflarında zeytinlik olduğu, 1959, 19 77... tarihli memleket haritasında çalılık rumuzlu yeşil alanda kaldığı, klizimetre ile yapılan ölçümde %18 ve %52 meyile sahip olduklarının tespit edildiği, her ne kadar Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan raporda taşınmazların eğimi %10 ve %15 olarak belirlenmiş ise de nasıl ölçüm yapıldığı belirtilmediğinden esas alınamayacağı, dava konusu taşınmazların toprak muhafaza karakteri taşıdığı, orman vasfındaki makilik alanlardan olduğu, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 2. ve devamı maddeleri gereğince tahsis edilip imar ve ıslah işlemleri tamamlanarak yetkili makamlarca yapılan temlik işlemine ya da tapuya dayanmadığından taşınmaz üzerinde bulunan ve orman ağacı vasfındaki delice ağaçlarının aşılanması halinde orman sayılan yerlerde 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesinin uygulanmayacağı, %12’den fazla eğimli taşınmazlardaki delicelerin muhafaza (koruma) makisi olduğunun kabulü gerektiği, bu yerlerin 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri kapsamında zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu ....... Mahallesi 1 09... ve 36 parsel sayılı taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağı ve gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde düzenlenen imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı ve İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde Milas Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların eğiminin nasıl ölçüldüğünün belirtilmediğinin yazıldığını, ancak raporda eğimin klizimetre ile ölçüldüğünün belirtilmiş olduğunu, bu hususun gözardı edildiğini, yine aynı raporda dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerde kaldığını, halen zeytinlik vasfıyla kullanılan taşınmazların en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında açıklık yerde ve zeytinlik olarak görünmesi nedeniyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu kanaatinin bildirildiğini ve iki rapor arasındaki çelişkilerin giderilmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6532, K. 2026/2304, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6532-e-2026-2304-k-accb26d93499