Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16728 E. 2026/6095 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16728
Karar No
2026/6095
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/741 E., 2025/2023 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/358 E., 2024/667 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, davacının 12.04.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazası nedeni ile uğradığı maddi manevi zararlarının tazmini için açtığı tazminat davasında davacının sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti hususunda davalı Kurumun da taraf olduğu bir dava açılması için süre verilmesi nedeni ile eldeki davanın açıldığını beyanla davacının geçirdiği kaza sonucu maluliyet oranının yeniden tespit edilmesine, tespitin yapılmasından sonra aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilerek davacıya hak etmesi ihtimaline binaen Kuruma ilk başvuru tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına ve yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Şirket vekili, Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilen maluliyet oranının fahiş oran olduğunu ve bu oranın nasıl belirlendiğine ilişkin hiçbir somut gerekçe bulunmadığını, somut olayda İzmir 11. İş Mahkemesinin 2016/509 E. sayılı dosyası kapsamında sunmuş oldukları beyan ve delillerinde açıkça davalı Şirketin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması ile ilgili tüm ödevlerini eksiksiz yerine getirmiş olduğunu, işçilerin işe alınırken sağlık muayenesinden geçirilmiş, kendilerine uygun olan işlere yerleştirilmiş, kazanların önünde geçmek adına gerekli eğitimler verilmiş, iş güvenliği ile ilgili tüm oryantasyon ve organizasyon eksiksiz yerine getirilmiş, iş sağlığı ve güvenliğinin temini için gerekli ekipmanları tedarik etmiş olduğunu, tüm bunlara rağmen davacı işçinin iş sağlığı ve güvenliği kurallarını ihlal ederek alet ve makinaları talimatlara uygun şekilde kullanmamış, koruyucu tedbirlere de uymamış olduğunu, davacının %100 kendi kusurlu davranışları ile gerçekleşen iş kazası neticesinde vücut bütünlüğünün ihlaline bağlı olarak doğan zararlardan davalı Şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in, 12.04.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebi ile Sosyal Güvenlik Kurumu kararında çalışır tarihi olarak bildirilen 20.11.2016 tarihinden itibaren E cetveline göre %9.2(yüzdedokuznoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, Davacının maluliyet aylığı bağlanması talebinin reddine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Kurum vekili ve davalı Şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin 353/1-b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, iş kazası sonucu oluşan maluliyet oranının tespiti ile ... işleminin iptali talepli davada; ATK raporları doğrultusunda maluliyetin %9,2 olarak tespitiyle davanın esastan kabulüne karar verilmesine rağmen, maluliyet oranının artma ihtimaline binaen terditli olarak ileri sürülen aylık bağlama talebinin reddi gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne hükmedilerek davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine dair kurulan hükmün, terditli davalarda asli talebin kabulü halinde karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine ilişkin Yargıtay içtihatları ve usul ekonomisi uyarınca bozulması talebidir 2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde, ... kurullarının %1,2 olarak belirlediği oran ile ATK kurullarının %9,2 olarak belirlediği oran arasındaki açık çelişkinin giderilmediği, işverence mevzuat uyarınca tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmasına karşın kazanın davacının ağır ve tam kusurlu eylemiyle meydana gelerek illiyet bağının kesildiği iddiasıyla, eksik incelemeye dayalı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talebidir. 3.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Kurum sağlık kurulu raporlarına itibar edilmesi gerektiğini, ATK raporları ile arasındaki çelişki giderilmeden verilen Mahkeme kararı ile eksik incelemeye dayalı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talebidir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanması istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili, davalı Kurum vekili ve davalı Şirket vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/16728, K. 2026/6095, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-16728-e-2026-6095-k-7d3e5574dce1