Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6455 E. 2025/6873 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6455
Karar No
2025/6873
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2760 E., 2024/1592 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/298 E., 2022/236 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan 8400 m² büyüklüğündeki taşınmazı tarla satış senedi ile devraldığını, davacının senedin düzenlendiği tarih olan 18.10.1994'ten bu yana 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla taşınmazı zilyetliğinde bulundurduğunu ve aktif olarak kullandığını, dava konusu taşınmazın tapu kütüğüne kayıtlı olmayıp özel mülkiyete elverişli konumda olduğunu, kamu hukuku veya idare hukukundan kaynaklanan ve özel mülkiyet olarak edinilmesini engelleyen herhangi bir hukuki statüde bulunmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın müvekkil adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın dayandığı tarla satış senedinin hiçbir hukuki geçerliliğinin olmadığını, bu nedenle iddia edilen zilyetlikte hukuka uygun olmadığından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesindeki şartların oluşmadığını, kadastro tespitleri yıllar önce yapılmış olmakla işbu tespitlere süresinde itiraz edilmediğini, zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın orman olduğu, ayrıca imar planına girdiği 2012 yılına kadar zilyetlikle kazanım koşulların oluşmadığı, taşınmazın tarımsal üretimde kullanılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan ve fen bilgisi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu hükümleri gereğince yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında sarı alanda bırakıldığı, ancak 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca 1945 yılında Devlet ormanı olarak devletleştirildiği ve taşınmazın orman sınırlarına dahil edildiği, sonradan 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca yapılan çalışmalarda orman sınırı dışına çıkarılmadığı, 2012 yılında yapılan kullanım kadastro çalışmaları sırasında da taşınmazın 2/B vasfında olmaması sebebiyle kullanım kadastrosuna tabi tutulmadığı, taşınmazın orman niteliğinde olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, yargılama sırasında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca çalışmalara başlanmış ise de yapılan çalışmanın davanın sonucunu değiştirmeyeceği, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmaz orman sınırları dışında kalsa bile evveliyat itibarıyla orman olan yerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabının mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin dayandığı gerekçeye göre verilen kararın usul ve kanuna uygun olup delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz hakkında imar planı oluşturulmadığını, kesinlikle kabul etmemekle beraber taşınmaz mahkeme kararında belirtildiği tarihte imar planına alınmış olsa dahi taşınmazın müvekkili adına tescilini engelleyecek bir durumun bulunmadığını, davaya konu taşınmazın, 20 yılı aşkın süredir müvekkili tarafından malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurulduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri gereği tescil kararı verilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince yeterli değerlendirme yapılmadan karar verildiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6455, K. 2025/6873, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6455-e-2025-6873-k-2049e33c607a