Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6484 E. 2025/6906 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6484
- Karar No
- 2025/6906
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/382 E., 2024/2210 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/342 E., 2021/15 K.
Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 68 07... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidine göre tamamen orman sınırları içinde kaldığını, İstanbul Kadastro Mahkemesinin 2017/32 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın Devlet ormanı sınırları içerisinde bulunduğunun tespit edildiğini, 21.03.2019 tarihli ve 2019/88 Karar sayılı kararıyla; davacının kadastro tespitinin iptaline yönelik davasının reddine karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Devlet orman sınırları içerisine alındığı ve kadastro çalışmasının kesinleştiği 22.12.1980 tarihi üzerinden 10 yıllık süre geçtiğinden 68 07... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu taşınmazın 24.12.1978 tarihinde, 6831 sayılı Kanun'un değişik 1744 sayılı Kanunla Orman kadastrosu ve 2. madde çalışmaları kapsamında orman kadastrosu yapılarak davaya konu 68 07... parselin de OS.34- ... numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman hattı içinde kaldığı, 06.11.1980 tarihinde 30 günlük askı ilanına çıkarıldığı ve itirazsız kesinleştiği, taşınmazın gerçekte orman arazisi olduğu hatalı değerlendirme ve sınırlandırma sonucu orman alanı olan yerin orman dışına çıkarıldığı, bu tespit işleminin hatalı olduğu, orman arazilerinin zilyetlikle veya tapudan devralmak sureti ile mülk edinilmesinin mümkün olmadığı," gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 68 07... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan arazi tapulama çalışmaları esnasında 08.09.1951 tarihli ve 19 numaralı tapu kaydına dayalı olarak ... adına tespit edildiğini, akabinde satış yoluyla ... ve daha sonra da davalı müvekkile intikal ettiğini, tapulama esnasında taşınmazın orman sınırlarında kalmadığını, ilk orman sınırlamasının 1978 tarihinde 6831 sayılı Kanun gereğince yapıldığını, ikinci kadastro niteliğinde olan orman kadastrosunun hükümsüz olup yok hükmünde sayılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın imarlı ve iskan sahasında kalan bir taşınmaz olduğunu, dava konusu taşınmazın üzerindeki şerhin kaldırılmaması ve taşınmazın Hazine adına tescili durumunda davalıya taşınmazın emsali bir taşınmaz verilmesi veya bedelinin tazminat olarak ödenmesi gerektiğini, taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un Ek 18. maddesi kapsamında çalışma yapılarak dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın 1967 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 2109 parsel olarak dava dışı şahıs adına tespit edilmiş ve imar uygulaması sonucu 249 m² yüzölçümü ile arsa vasıflı ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 68 07... parsel oluşmuş ve davalı adına da satış yoluyla 24.02.2016 tescil edilmiştir. Dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine 10.04.1996 tarihinde “orman tahdit ve kadastro sınırı içinde kaldığı" ve 28.01.2016 tarihinde de "Tamamı orman sınırları içindedir" şerhlerinin konulduğu, 24.12.1978 tarihinde, 6831 sayılı Kanunla değişik 1744 sayılı Kanunla orman kadastrosu ve 2. madde çalışmaları sonucunda dava konusu 68 07... parsel sayılı taşınmazın orman hattı içinde ve orman sayılan yerde kaldığı tespit edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.