Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6453 E. 2025/6974 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6453
Karar No
2025/6974
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2209 E., 2024/423 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eruh Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/35 E., 2022/40 K.

Taraflar arasında kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... ili ... ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre yapılan tesis kadastrosu sırasında, dava konusu 1 30... numaralı parselin 25.08.2009 tarihinde hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 18.11.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmalarında 1 30... parsel sayılı taşınmazın keşifte belirlenecek kısmının mülkiyetinin ve zilyetliğinin kendisine ait olmasına rağmen, taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın özel mülkiyete tabi yerlerden olduğunu, mülkiyet ve zilyetliğinin babasından kendisine geçtiğini ve halen de devam ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; hava fotoğraflarına dayalı jeodezik incelemeye göre tespit tarihinden geriye doğru süreçte imar-ihya ve kullanıma dair zilyetlik koşulunun sağlanmadığı, ziraat bilirkişi değerlendirmelerinin somut delil niteliğindeki hava fotoğrafları üzerinde yapılan inceleme karşısında soyut kaldığı, kazanım koşullarının oluşmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ... istinaf dilekçesinde; taşınmazın kendisine dedesinden, atalarından-dedelerinden miras kaldığını, atalarından beri ekip dikilen yerler olduğunu, terör yoğunlaşmasıyla herşeylerini bırakarak ...'e yerleştiklerini, taşınmazı terör sebebiyle ekip dikemediklerini, keşif sonrası bilirkişi raporlarının kendisine tebliğ edilmediğini, itiraz hakkını kullanamadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yapılan taşınmaz bölümlerinden bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen taşınmazlar için; ziraat bilirkişi raporunda; (A) harfiyle gösterilen kısımda tarımsal faaliyet bulunmadığı, tarımsal faaliyeti engelleyecek düzeyde taş, kaya parçalarının bulunduğu, (taş kaya parçalarının geçmiş yıllarda -30 yıl önce- temizlenerek toplandığı ve kümelendirildiği, tarımsal faaliyetin geçmiş yıllarda (30 yıl önce) yapıldığı, ancak geçen zaman içerisinde tarımsal faaliyete ara verildiği, (B) harfiyle gösterilen kısmın ise yol olarak kullanıldığı, hava fotoğraflarına dayalı jeodezi bilirkişi raporundan ise; (A) harfiyle gösterilen kısmın 1956, 1984, 2001 yıllarında kullanıma konu olmadığı, (B) harfiyle gösterilen kısmın 1956, 1984, 1987, 2001 yıllarında kullanılmadığı, 2020 yılı itibarıyla kullanıma konu olduğu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli oluşu da nazara alındığında, davacı ... lehine kazanım koşullarının oluşmadığı, İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, davanın (B) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün (kadastral köy yolu) tapulu kısımda kalmaması (tapulu olmaması) sebebiyle aynı zamanda tescil davası özelliği de taşıdığı, ispat koşulları dikkate alındığında taraf teşkili eksikliği, usul ekonomisi dikkate alınarak kaldırma nedeni yapılmadığı belirtilerek, davacı ...'ın istinaf başvurusu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddedilmiş, hüküm davacı ... tarafından istinaf dilekçesindeki benzer iddialarla temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6453, K. 2025/6974, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6453-e-2025-6974-k-ab07ac78f5d2