Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6322 E. 2025/6292 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6322
- Karar No
- 2025/6292
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/820 E., 2024/984 K. DAVA TARİHİ : 21.12.2017 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/29 E., 2022/20 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 398 parsel sayılı taşınmaz 1957 yılında yapılan çalışmalarda 7.080,00 m² yüzölçümü ve fındıklık vasfı ile ..... adına tespit edilmiştir. Bu tespit askı ilana çıkartılmış, askı ilan sırasında itirazlı olduğu gerekçesi ile kadastro tutanağı ... Arazi Kadastro Hakimliğine gönderilmiştir. ... Arazi Kadastro Hakimliği dosyasının yargılama sırasında istenmesi üzerine, ... Kadastro Mahkemesince Tapulama Mahkemesine ait bazı dosyalar ile karar kartonlarının taşınması sırasında İzmit ... Fabrikasına gönderildiği, bu nedenle ilgili dosyanın kayıp olduğu bildirilmiştir. Tüm araştırmalara rağmen dava konusu parselin tapulama tutanak aslına ulaşılamadığından Kadastro Müdürlüğü marifeti ile tutanak ihya edilmiş, 2013 yılında yapılan yenileme çalışmaları ile dava konusu parsel 7.864,45 m² yüzölçümü ile 143 ada 5 parsel numarası ve fındıklık vasfıyla tespit görmüştür.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacıların murisi .....'ın zilyetliğinde olduğunu, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu taşınmazın muris ..... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "1961 ve 2010 tarihli hava fotoğraflarına göre taşınmaz üzerinde fındık ağaçlarının göründüğü ve keşif esnasında taşınmaz üzerinde bulunan evin hava fotoğraflarında da göründüğü, taşınmaz üzerinde en az 40-50 yıldır meyve yetiştirildiği, kesinleşmiş orman kadastrosuna göre dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı ve evveliyatı itibari ile orman toprağı olmadığı, taşınmazın mirasbırakan .....'ın nizasız fasılasız kullanımında olduğu, onun ölümü ile de mirasçılarına intikal ettiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Kocaeli ili ... ilçesi Selimiye Mahallesinde bulunan eski 398 parsel yeni 143 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 7.864,45 m² yüzölçümü, fındık bahçesi ve ev vasfı ile dosya arasında bulunan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1983/110 Esas ve 1983/115 Karar sayılı veraset ilamındaki paylar gibi ..... mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle edinilemeyeceğini, zilyetlik şartlarının oluşmadığını, İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve inceleme yapıldığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararında ..... mirasçılarına tapuya kayıt ve tescili doğru olmakla birlikte, "... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1983/110-115 sayılı veraset ilamında vefat edenler olmuş" bu nedenle, dosya içerisinde mevcut veraset ilamları da dikkate alınmak suretiyle karar verilmesini ayrıca davacılar vekille temsil edildiğinden lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması, 3402 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ölü kişiler adına da tespit yapılabileceği" gerekçesiyle davalı Hazine vekili ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.