Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6301 E. 2026/2595 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6301
Karar No
2026/2595
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/233 E., 2024/1183 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde orman kadastro çalışmaları 2008 yılında yapılmış, bir kısım dava konusu taşınmaz bölümleri orman olarak sınırlandırılmış, aynı yıl yapılan arazi kadastrosu çalışmalarında ise diğer dava konusu taşınmaz bölümleri yol olarak tapulama harici bırakılmıştır. 2. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan iki adet taşınmaz bölümünün adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, diğer davalı vekilleri ise aşamalardaki beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2017 tarihli ve 2013/62 Esas, 2017/52 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, fen bilirkişilerinin 30.06.2015 tarihli raporlarında (A) harfi ile gösterilen 1.069,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine, (B) harfi ile gösterilen 5.743,39 metrekarelik bölümün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2017 tarihli kararına karşı davacı ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen reddine karar verildiği ancak davalılar ... ile Hazine lehine vekalet ücretine takdir edilmediği ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinin (b) bendine uygun olmadığı, davacılardan ... ile ...’un isim ve kimlik bilgilerinin kararın başlık kısmında gösterilmediği gerekçesiyle, davacı ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, sair istinaf taleplerinin reddine, davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin istinaf başvuru taleplerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine; fen bilirkişilerinin 30.06.2015 tarihli ölçekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.069,45 metrekarelik bölümün mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine, (B) harfi ile gösterilen 5.743,39 metrekarelik bölüm orman sayılan yerlerden olduğundan bu yerler hakkında kazanım söz konusu olmayacağından buna yönelik talebin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli kararının davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.12.2021 tarihli ve 2021/9656 Esas, 2021/12691Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin tescil harici alanda kaldıkları belirlenmek suretiyle karar verilmiş ise de yapılan incelemede dava konusu taşınmazların yerinin tam olarak belirlenmediği, (A) ve (B) bölümlerinin 1 01... parsel veya 1 01... parsel sayılı taşınmazların sınırları içerisinde mi yoksa başka bir taşınmaz sınırları içerinde mi kaldıkları kesin olarak tespit edilmediğinden, taşınmaz bölümlerinin tescil harici alanda kalıp kalmadıkları hususunda tereddüt oluştuğu, bu nedenle davanın tescil davası mı yoksa tapu iptali ve tescil davası olduğu anlaşılamadığı, kabule göre de yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı, keşfe katılmayan orman bilirkişisinin sunduğu rapora itibar edilerek taşınmazların öncesinin ne olduğu, komşu taşınmazlar ile bir bütün olarak mı yoksa ayrı ayrı mı kullanıldıkları, varsa yol olarak kamulaştırılan bölümlerinin neresi olduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacılar yararına oluşup oluşmadığı hususları net olarak ortaya konulmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğu açıklanarak, doğru sonuca ulaşılması için öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve kamulaştırma dosyaları, komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise ilgili Mahkeme kararı örnekleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra yöntemine uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin, dava konusu taşınmazların tescil harici alanda mı yoksa tapulu bir başka taşınmazın içerisinde mi kaldıkları kesin olarak belirlenmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin usul ve kanuna uygun bulunmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, fen bilirkişilerinin 14.03.2023 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.069,45 metrekarelik bölümün mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine, (B) harfi ile gösterilen 5.743,39 metrekarelik bölümün orman sayılan yerlerden olduğundan bu yerler hakkında kazanım söz konusu olmayacağından buna yönelik talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu (B) harfi ile gösterilen bölümü müvekkillerinden ...un 02.08.1993 tarihli satış senedi ile 50.000.000 TL karşılığında ...dan satın aldığını, anılan bölüm hakkındaki ziraat bilirkişi raporunda da 1974'ten bu yana tarımsal faaliyete konu yer olduğunun tespit edildiğini, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiğini ve dava konusu (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden müvekkilleri lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, bilirkişi raporlarının bozma ilamında belirtilen eksiklikleri karşılamadığını ve davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, bilirkişi raporlarının bozma ilamında belirtilen eksiklikleri karşılamadığını ve davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6301, K. 2026/2595, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6301-e-2026-2595-k-4daefdbccb2c