Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5352 E. 2026/2519 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5352
- Karar No
- 2026/2519
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2024/6 K. ASLİ MÜDAHİL : Hazine vekili Avukat ...
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 81... parsel sayılı taşınmaz Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemelerinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik ve yüzölçüm hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... tarafından, davalı ... ve arkadaşları ile ... aleyhine Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Mahkemelerinde ayrı ayrı açılan el atmanın önlenmesi davaları, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. 3. Asli müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu alanın 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan yerlerden olduğunu, taşınmazın öncelikle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini, bu talep kabul görmediği takdirde orman vasfıyla Hazine tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2018 tarihli ve 2011/257 Esas, 2018/6 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 29.09.2021 tarihli ve 2021/11536 Esas, 2021/9794 Karar sayılı ilamıyla "...Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacının dayandığı tapu kayıtlarının ve Mahkeme kararlarına ilişkin krokilerin kapsamında kalmadığı ve alınan beyanlara göre de taşınmazın ... ve ...'e ait olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, davanın aktarılan dava niteliğinde olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi uyarınca resen araştırma ilkesine tabi olduğu, bu nitelikteki davalarda, Mahkemece, gerçek hak sahibi ya da sahiplerinin tespit edilerek buna göre tescil kararı verilmesi gerektiği, Mahkemece, dava konusu taşınmazın tarafların dayandığı tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsamında kalmadığı doğru olarak belirlendiği, ne var ki, taşınmazın evveliyatın ne olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, taşınmaz üzerinde bir zilyetlik mevcut ise bu zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü ve kimden kime aktarıldığı hususlarında yeterli ölçüde araştırma yapılmadığı, bu hususların mahalli bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı olarak sorulup, saptanılmadığı, mahalli bilirkişi ve tanıkların soyut ve uyuşmazlığın halli noktasında yetersiz beyanları ile yetinildiği, taşınmaz başında yapılan keşiflerde taşınmaz üzerinde kızıl ağaç ve yer yer çalılık örtüsü bulunduğu gözlemine yer verildiği halde, taşınmazın niteliği hususunda zirai bilirkişiden rapor alınmadığı gibi, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsü dikkate alınarak evveliyatı itibari ile orman olup olmadığı yönünden de araştırma yapılması gerektiğinin düşünülmediği, diğer taraftan bir arazinin niteliği ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olduğu halde, taşınmaza ait hava fotoğraflarından da yararlanılmadığı..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine, asli müdahil Hazine tarafından açılan davanın kabulüne, 2 81... parsel sayılı taşınmazın 3.445,77 m² yüzölçümüyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın orman olmayıp imar-ihya koşullarının müvekkili lehine oluştuğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın orman olmadığını, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; tapu kaydı ve zilyetliğe değer verilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden (orman vs.) olup olmadığı, taraflar lehine zilyetlikten edinim koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar dava konusu taşınmazın orman vasfıyla tesciline karar verilmiş ise de orman bilirkişi raporunda evveliyatının ve eylemli halinin kapalılık teşkil eden orman ağaç ve ağaççıklarıyla kaplı olmadığı, bu yönüyle taşınmazın orman vasfında olduğundan bahsedilemeyeceği, ziraat bilirkişi raporunda çeşitli cins ve vasıfta ağaç ve çalılarla kaplı ağaçlık alan olduğu, hava fotoğraflarında zirai faaliyet olmayıp imar-ihya edilmediğinin belirtildiği, bu yönüyle taşınmazın orman vasfıyla tescili hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “orman vasfıyla” ibaresinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine, "ağaçlık ve çalılık vasfıyla" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.