Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5105 E. 2026/4386 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5105
- Karar No
- 2026/4386
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/742 E., 2023/811 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Kütahya ili ... ilçesi ... köyü sınırları içerisinde bulunan ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan PXVI ve PXVII numaralı blokta yapılan güncelleme ve teknik mevzuata göre fennî hataları düzeltilen taşınmazlarla ilgili yapılan kadastro çalışmaları sırasında askı ilânına çıkan 1023, 10 24... numaralı parsellerde, kesinleşmiş orman sınır, hat ve noktalarına uyulmaması nedeni ile parsellerin kısmen 10.09.1980 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, söz konusu düzeltme işleminin iptali ile anılan parsellerin orman sınır hattının içinde kalan kısımlarının tapu kayıtlarının iptal edilerek bitişiğindeki orman parseli ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2015 tarihli ve 2014/1103 Esas, 2015/1130 Karar sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.12.2015 tarihli ve 2014/1103 Esas, 2015/1130 Karar sayılı kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.06.2020 tarihli ve 2020/787 Esas, 2020/1689 Karar sayılı ilamıyla, "Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda tahdit haritasından kaynaklı maddi hata olduğu ve eylemli orman sahalarının çekişmeli taşınmaz içerisinde kaldığı belirlenmesine rağmen bu hususun açıklığa kavuşturulmadığı, yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca çalışma yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise bu çalışmalara karşı dava açılıp açılmadığının araştırılmadığı ve yine yörede yapılan orman kadastrosu ve fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarına ait evraklar getirtilerek usulünce zemine uygulanmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "taşınmazlar hakkında yapılan düzeltme çalışmalarının kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar hakkında yapılan düzeltme çalışmalarının hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 4999 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi işleminin iptali istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazlar hakkındaki fenni hataların düzeltilmesi işleminin kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yörede 1980 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanaklar getirtilerek 1980 yılına en yakın hava fotoğrafları ile denetlenmek suretiyle, orman kadastrosu çalışma evraklarında tarla sınırlarını takip ettiği belirtilen orman sınır hatları ve orman sınır noktaları duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiş ve bu suretle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince, öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ve 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile orman kadastrosunun yapıldığı (1980 yılı) tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritasına ve 4999 sayılı Kanuna göre yapılan çalışmalara göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, orman kadastrosu çalışma evraklarında tarla sınırlarını takip ettiği belirtilen orman sınır hatları ve orman sınır noktaları, gerektiğinde dosya arasına getirtilen hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle, duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenerek dava konusu düzeltme çalışmalarının ilk orman kadastrosu ile uyumlu olup olmadığı ve düzeltme çalışmalarının kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığı tespit edilmeli ve bundan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözden kaçırılarak, yukarıda açıklandığı şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi, isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.