Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1214 E. 2026/4388 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1214
- Karar No
- 2026/4388
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/4 E., 2023/34 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ... vekili, ... vekili, ..., ... ve arkadaşları ile davalılar Hazine vekili, Trabzon Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Trabzon ili ... ilçesi ... beldesinde bulunan 1 45... , 48, 1 49... , 1 54... ve 1 55... parsel sayılı taşınmazlar, mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. 2. Davacı ... Araklı (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2007/145 Esas sayılı dosyasına, birleşen dosyaların davacıları ... ve diğerleri Araklı (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2007/70, 71, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79... Esas sayılı dosyalarına sundukları dilekçeleri ile, Trabzon ili ... ilçesi ... beldesi 1 45... , 48, 1 49... , 1 54... ve 1 55... parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün mirasbırakanlarından bu yana kullanımlarında olduğunu ve mera vasfında olmadığını ileri sürerek, taşınmazların kullanımlarında olan bölümlerinin adlarına tescilini talep etmişlerdir. 3. Birleşen 2006/55 Esas sayılı dosyada davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Trabzon ili ... ilçesi ... beldesi 1 45... ve 48 1 55... parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olmasına rağmen mera vasfıyla özel siciline kaydedildiğini ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2015 tarihli ve 2013/21 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararı ile, ... tarafından 1 55... sayılı parsele yönelik davanın kabulüne, 1 45... ve 48 sayılı parsellere yönelik açılan davanın reddine, şahıslar tarafından açılan tüm davaların reddine, 1 55... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişileri tarafından sunulan 24.02.2015 tarihli rapor ekindeki krokide belirlenen ve (A) harfi ile işaretlenen 44.313,08 m²'lik kısmının bu taşınmazdan ayrılarak aynı ada son parsel sayısı verilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline, parselin kalan bölümü ile 1 45... , 48, 1 54... ve 1 49... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi mera vasfıyla özel siciline kaydına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.03.2015 tarihli ve 2013/21 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından 1 45... ve 48... ada 1 parsel sayılı taşınmazların (B) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik olarak, davalı Hazine vekili tarafından 1 55... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik olarak, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından kendi kullanımlarında olduğunu iddia ettikleri bölümlere yönelik olarak temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.10.2019 tarihli ve 2018/3873, 2019/5666 Karar sayılı ilamıyla, "taşınmazın en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki durumu ile tespit tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarındaki durumunun incelenmediği, davacıların dayandığı tapu kayıtlarının getirtilip usûlünce uygulanmadığı ve usûlüne uygun orman ve mera araştırması yapılmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "taşınmazların kısmen orman kısmen mera sayılan yerlerden olduğu ve davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle ... tarafından 1 55... ve 1 45... ve 48 parsellere yönelik davanın kısmen kabulüne, şahıslar tarafından açılan tüm davaların reddine, 1 55... parsel ve 1 45... ve 48 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi tarafından sunulan 07.03.2023 tarihli ek rapor ekindeki krokide belirlenen ve "X", “Y” ve “Z” harfi ile işaretlenen 37.396.70, 23.315, 16... .734,47 metrekarelik kısımlarının bu taşınmazlardan ayrılarak aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazinesi adına tesciline, ilgili krokinin kararın eki sayılmasına, parsellerin kalan bölümleri ile 1 54... ve 1 49... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi mera vasfı ile özel siciline kaydına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... vekili, ..., ... ve arkadaşları temyiz dilekçelerinde, kullanımlarında olan taşınmaz bölümlerinde yararlarına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. 2. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların tamamının orman sayılan yerlerden oldıuğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalılar Hazine vekili ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekili temyiz dilekçelerinde; taşınmazların tamamının mera sayılan yerlerden oldıuğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman veya mera sayılan yerlerden olup olmadığı ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... vekili, ..., ... ve arkadaşlarının temyiz dilekçelerinde 1 54... ve 1 49... parsel sayılı taşınmazlar ilişkin hükme yönelik yönelik olarak temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... vekili, ..., ... ve arkadaşlarının temyiz dilekçelerinde 1 45... ve 48... ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik olarak ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Davacı ... İdaresi vekili ile davalılar Hazine vekili ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekilinin, dava konusu 1 45... ve 48 parsel ile 1 55... parsel sayılı taşınmazlara ilşkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, temyize konu taşınmazların (X), (Y) ve (Z) harfli bölümlerinin 1973 tarihli hava fotoğrafında orman sayılan yerlerden oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazların en eski tarihli (1959 tarihli) hava fotoğraflarında durumu incelenmeksizin karar verilmiş ve bu suretle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle yöreye ait en eski tarihli olan 1959 tarihine ait hava fotoğrafı ilgili yerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişisi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmaz çevre parsellerle birlikte hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli, stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak dava konusu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacılar ... vekili, ..., ... ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının dava konusu 1 49... ve 1 54... parsel sayılı taşınmazlara yönünden ONANMASINA, Yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacılar ... vekili, ..., ... ve arkadaşlarının, dava konusu 1 45... ve 48... ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı ... İdaresi vekili ile davalılar Hazine vekili ve ... Büyükşehir Belediyesinin dava konusu 1 45... ve 48... ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (V.B.3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Drece Mahkemesi kararının bu taşınmazlar yönünden BOZULMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.