Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5030 E. 2026/4617 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5030
Karar No
2026/4617
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/37 E., 2024/59 K. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine, ... ve davacılar ... ve arkadaşları vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, ... köyü ... mevki 2 30... parsel sayılı 311,85 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle öncesinde dava dışı 2 30... ilâ 12, 15, 16... sayılı parsellerle bir bütün olarak atalarından intikal ettiği, miras taksim ve satış ile 14 sayılı parselin ... ve ...'ye kaldığı, 14... parseli bir bütün olarak tespit edilmiş, ... ve arkadaşları vekili ile ... oğlu ... tespite itiraz etmekle, kadastro komisyonunca 24.11.2008 gün ve 24 41... numaralı kararlar ile ... ve arkadaşları vekilinin itirazının reddine, muteriz ...'ın ibraz ettiği 06.06.1997 tarihli satış senedinin 2 30... ve 15 parselleri birlikte kapsadığı ve zilyetlik şartlarının yararına oluştuğu, halen onun zilyetliğinde olduğundan söz edilerek kadastro tespitinin iptali ile ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., davalılar ..., ..., ... Köyü Tüzel Kişiliği, Hazine, Orman Yönetimi ve ... aleyhine 30.03.1989 tarihinde, mevkini ve sınırlarını bildirdiği üç parça taşınmazın ortak murisleri ... ...'den kaldığını, diğer mirasçıların taksime rıza göstermediklerini, iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre tasarruf edildiğini, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğu iddiasıyla miras payları oranında adlarına tescili iddiasıyla açtıkları 1989/166 Esas sayılı dava ile .. çocukları..., . ..., ..., .. mirasçıları ve mirasçılarından ... mirasçıları terekesi mümessili ... tarafından davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği ve ... ve ... taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazların Temmuz 1969 tarihli ve 63, 64 ve Şubat 1962 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığını, tapu kayıtlarının taviz bedelleri ödenmiş icareteynli vakıf kaydına sahip bulunduklarından, tescil davasının reddi ile .... ve ... 'nin el atmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı 1989/331 Esas sayılı davalar birleştirilmiş ve ...’nin davasının açılmamış sayılmasına karar verildikten sonra, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 27. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. 28.04.2010 havale tarihli dilekçe ile 06.06.1997 tarihli harici satış senedi ve eklemeli zilyetliğe dayalı olarak adına tespit ve tescili istemi ile ... davaya katılmıştır. Mahkemece, katılan ...'ın davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine, dava konusu 2 30... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki vasıfla katılan ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... mirasçıları ve arkadaşları vekili, davalılar Orman Yönetimi, Hazine ve ... tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuş olup, bozma ilamında; “dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında kaldığından öncesi ve eylemli durumu itibari ile orman niteliğinde olmadığından davalı ... İdaresi’nin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı; davalılar Hazine ve ... ile davacı ... mirasçıları ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının incelemesine gelince, 766 sayılı Tapulama Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle Arazi Kanunnamesinin 20... . maddelerinin yürürlükten kaldırılmadığı, Habibe Hanım’ın, tapu maliki ...’nin kızı ve mirasçısı olduğu, dolayısıyla tapu kayıtlarının davacılar adına tapuda yapılan intikallerinin yasal olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereğince parselin niteliğinin ve malikinin re’sen belirlenmesinin gerektiği belirtilerek, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye ilişkin en eski tarihli idari sınırlara ait harita ve diğer belgelerin getirtilmesi, ... Vakfiyesine ilişkin temessük kayıtları ile ... Çiftliği Mart 1290 tarihli ve 18, ... Mart 1290 tarihli ve 19 ve... Çiftliği Mart 1290 tarihli ve 20 sayılı tapu kayıtlarının tüm tedavül kayıtlarının ve revizyon gördüğü kadastro parsellerinin, söz konusu tapu kayıtlarının uygulandığı derdest ve kesinleşmiş dava dosyalarının celp edilmesi, yapılacak keşifte, dayanılan tapu kayıtlarının yerel bilirkişiler yardımıyla yerine uygulanması, uygulama sırasında, tutunulan ..., ... . ve ... tapularında ...sınırlarının ortak sınır, .... sınırlarının köy ya da çiftlik sınırları olduğu, tapu kayıtlarının eşcar-ı müsmire ve gayr-ı eşcarı müsmireyi müştemil çiftlik kayıtları olup, bu sınırlar içinde devlet ormanları, dereler, taşlık ve kayalık niteliğindeki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin bulunduğu, sınırlarının mevki ya da nokta sınırlar olduğu, bu sınırların çoğunluğunun devlet ormanı içinde kalması nedeniyle sabit kabul edilemeyeceğinden, 3402 sayılı Kanun'un 20/C maddesi gereğince kayıt kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, ... Çiftliğine ait tapu kaydının aynı köy 1 ilâ 169 sayılı parselle uygulandığı, ancak bu parseller hakkında tapuya dayanmayan ve zilyetlikle kazanma iddiasında bulunan gerçek kişiler tarafından itiraz edilip, birçok dava açıldığı, ... Çiftliği tapusunun ... Köyü 373 ilâ 633 sayılı parsellere uygulandığı da gözönünde bulundurularak, dayanılan çiftlik tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması; bilinmeyen sınırlar konusunda tarafların gösterecekleri tanıkların dinlenmesi, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin, komşu parsel kayıtları ve eski tarihli memleket haritaları, köy isimleri ve sınırlarına ilişkin tüm kayıtlarla denetlenmesi, tapu kayıtları sınırında yazılı ... sınırının tapu tesisinde ... Çiftliği olarak gösterilmesi nedeniyle “...”ün nokta halinde mevki ismi olmayıp, ..., ... ve ...çiftliklerinin batı sınırını oluşturan çiftlik arazisi olabileceği düşünülerek uygulama yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından tarif edilen ve gösterilen sınırlardaki çelişkilerin yöntemince giderilmesi, revizyon parselleri ile... ve ... Köyleri (ya da Çiftlikleri) ile memleket haritasında Löngöz Köyü olarak işaretlenmiş bulunan sınırlar gözetilerek sabit sınırların nereler olabileceği değerlendirilip, kayıtlar 3402 sayılı Kanun'un 20... . maddeleri hükmüne göre sabit sınırla bağlantısı kesilmeksizin, bu sınırlardan başlanarak genel kadastroda revizyon gördüğü, çiftlik tapu sahipleri adına kesinleşen parseller de dikkate alınmak suretiyle uygulanarak, kayıtların yüzölçümüyle kapsadığı alanların tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, önceki kararda direnilmesine karar verilmiş olup, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalılar Hazine, ... ve ... vekilleri tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine aynı Dairenin 02.03.2017 tarihli ve 2016/14736 Esas, 2017/1799 Karar sayılı ilamıyla; “davacılardan ...’nun direnme kararından önce Muğla Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.05.2015 tarihli ve 2014/594 Esas, 2014/390 Karar sayılı kararı ile akıl hastalığı sebebiyle kısıtlandığı ve kendisine oğlu ...’nun vasi olarak atandığı, anılan karar kesinleştiği halde davanın vasiye ihbar edilmediği, vasinin vesayet makamından husumet izni alması suretiyle davaya katılımı sağlanmadan karar verildiği açıklanarak, davanın, davacılardan ...'na vasi atanan ...’na ihbar edilerek husumet izni alması suretiyle davaya katılımının sağlanması, delil ve belgelerinin istenmesi, ondan sonra işin esasının incelenmesi” gereğine değinilerek red-bozma kararının kaldırılmasına ve hükmün değişik gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, müdahil ... Ticaret AŞ. vekili vasıtasıyla, davacılar ... ve müştereklerinin tapudan gelen bir kısım paylarını satın aldıklarını ileri sürerek, adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ... ve arkadaşları ile müdahil davacı ... AŞ.'nin davasının kabulüne, müdahil ...'ın davasının reddine, dava konusu 15... parsel sayılı taşınmazın 3840 pay kabul edilerek 2400/3840 payın müdahil şirket adına, geri kalan payında hisseleri oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, asli müdahil ..., davalılar Hazine, ... ve ... vekiller tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 21.12.2021 tarihli ve 2021/11095 Esas, 2021/12721 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında; "davalı ... Başkanlığının temyiz isteminin reddi gerektiği, davalılar Hazine ve Orman İdaresinin temyiz itirazları bakımından dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı, öncesi ve eylemli durumu itibarıyla orman sayılmayan yerlerden olduğu ve asli müdahil ... lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, davalıların yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi gerektiği, asli müdahil ...’in temyiz itirazları bakımından ise; davacılar ... ve arkadaşları tarafından, Asliye Hukuk Mahkemesinde, ... mevkinde kain 4000 dönüm yüzölçümlü Mart 1290 tarihli ve 9/18 defter varak sayılı, sınırları “....” ve “..” olan, ... mevkiinde kain 3000 dönüm yüzölçümlü Mart 1290 tarihli ve 9/19 defter varak sayılı, sınırları “. ...”, “..” ve “... mevkinde kain 7000 dönüm yüzölçümlü Mart 1290 tarihli ve 9/20 defter varak sayılı, sınırları “.... ve ...”, ”... ve “...” olan üç adet kök tapu kayıtları ile bu kayıtlardan gelme Ağustos 1326 tarihli ve 2, 3 ve 4 numaralı ve Şubat 19 62... , 2 ve 3 numaraları tapu kayıtlarına dayanılarak açılan tescile itiraz davası ile ... ve ... tarafından açılan, ... tarafından müdahil olunan tescil davası dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarıldığı, davacılar ... ve arkadaşlarının dayandıkları kök Mart 12 90... , 19... nolu çiftlik tapu kayıtlarının maliki ile davacılar arasında ırsi bağın bulunduğu, davacıların kök tapu malikinin mirasçıları oldukları, tapu kayıtlarının düzenli olarak intikal gördükleri ve hukuken geçerli kayıtlar oldukları, çiftlik tapu kayıtlarının oluşumunda geçen ... Vakfının gayrisahih vakıf niteliğinde olduğu ve çiftlik tapuları kapsamında kalan taşınmazların şartların varlığı halinde Arazi Kanunnamesi'nin 20... . maddeleri uyarınca zilyetlikle kazanılabileceği bu nedenle Mahkemece, dava konusu taşınmazın Arazi Kanunnamesi'nin 20... . maddesine dayalı olarak zilyetlikle kazanılamayacağı yönündeki görüşünün doğru bulunmadığı,dayanılan çiftlik tapu kayıtlarındaki hudutların, arazinin tamamının etrafını kapatır şekilde çevrelememesi, yörede bulunan mevkii, dağ vb. yerlerin isimlerini sınır olarak okuması, sınırların birbiri ile düz hatlarla birleştirilmesi suretiyle meydana gelen geometrik şekil içerisinde kalan ancak kullanılmayan ve kullanılması mümkün olmayan deniz, dağ, dere, orman, ırmak, tepe gibi yerlerin bulunması nedeniyle, uygulanabilir olması halinde anılan tapu kayıtlarının 3402 sayılı Kanun'un 20-C maddesi gereği sınırları ile değil miktarı ile geçerli olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 20/C maddesi uyarınca tapu kaydına, ancak birbiriyle çakışan iki sabit hududun bulunması halinde bu hudutlardan başlanmak suretiyle miktarıyla kapsam tayin edilmesinin mümkün olduğu, çekişmeli 2 30... parsel sayılı taşınmazın ... Köyünde bulunduğu, davacı ... ve arkadaşlarının dayandıkları ... ve ... mevkili tapu kayıtlarının sınırlarının tamamının gayri sabit hudutlu olup bu sınırların geniş alanları ifade ettikleri gibi, bu sınırlar arasında kullanılması mümkün olmayan deniz, dağ, dere, orman, ırmak, tepe gibi yerlerin bulunduğu, çekişmeli taşınmazın da ancak her biri geniş alan içeren sınırlarda hayali bir nokta alınmak suretiyle ve yine hayali düz çizgilerle sınırlarının birleştirilebilen alanda kaldığı anlaşılmakta ise de, bu hayali çizgilerle birleştirilen alanın tapu kayıtlarının miktarının 20 katından çok daha fazla bir alanı kapsadığı, sabit bir sınırının bulunmadığından tapu kayıtlarına miktarıyla geçerli olacak şekilde kapsam tayin edilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece, davacı ... ve arkadaşları ile adı geçenlerden pay satın almak suretiyle müdahil olan ... Ticaret AŞ.'nin, ... Köyü çalışma alanında tespiti yapılan ve dava konusu edilen taşınmazın miktarıyla geçerli tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davalarının reddine, karar verilmesi gerektiği,dosya kapsamı, mahallinde yapılan keşif, alınan raporlar ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi neticesinde hüküm, Arazi Kanunamesinin 20. ve 78. maddesinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gereğine de işaret edilerek bozulmuş ise de, ... ve ... mevkili çiftlik tapu kayıtlarına kapsam tayin edilmesinin mümkün bulunmadığının anlaşılmış olması karşısında, Arazi Kanunname'sinin 20... . maddesi şartlarının katılan ... lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesinin hukuken bir öneminin kalmadığı, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı, öncesi ve eylemli durumu itibari ile orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacılar ... ve ... lehine, tescil davasının açıldığı 1990 tarihi itibariyle 3402 sayılı Kanun'un 14... . madde koşullarının davacılar lehine gerçekleştiği ve davacıların taşınmazdaki zilyetliklerini katılan ... devrettikleri anlaşıldığından; Mahkemece, dava konusu taşınmazın katılan ... adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; müdahil davacı ...’ın davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine, Muğla ili ... ilçesi ... köyü 2 30... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki vasıfla müdahil davacı ... adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili, ... vekili ve davacılar ... ve arkadaşları vekilnin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davalılar Hazine vekili, ... vekili ve davacılar ... ve arkadaşları vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,0 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden asli müdahil ... Ticaret Anonim Şirketinden alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Kararı temyiz eden tapu malikleri veya halefleri; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerlere ait üç adet tapu kayıtlarının olduğunu, tapu kaydı olan yerde zilyetliğe üstünlük verilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına dayanılarak kendi adlarına tesciline karar verilmesini istediklerini, daha önce mahkemece tapu kayıtlarına dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuki geçerliliğini yitirdiği ve uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davalarının reddine karar verildiği, tapuya dayanan davacılar tarafından reddedilen kararların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16... . Hukuk Dairelerince tapuya dayanan davacıların dayanak tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararların lehlerine bozulduğu, bozma üzerine mahkeme hakimince önceki kararda direnildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca takriben 20 adet dosyada tapuya dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararlarının bozulduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerine karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dayanak tapu kayıtlarının geçersiz olduğuna ilişkin davanın reddedilerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde davacılara ait bir kısım yerin kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin ödendiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerinden bedeli ödenerek bir çok yerin satın alındığı, satın alınmaya çalışıldığı veya kiralanmak istendiği, ... Mahallesindeki taşınmazlara revizyon görerek bir kısım parsellerin tapu malikleri adına kesinleştiği, revizyon gören tapu kaydının iki sınırı ile ...’nü kapsayan tapu kaydının iki sınırının aynı olduğu, dolayısı ile diğer tapu kayıtlarının da hukuken geçerli olduğu, bazı davalar da tapu malikleri adına tesciline karar verilen dosyaların (örn.2022/8001 Esas) Dairemizce onandığı ve tapuya dayanan davacıların, tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğuna değer verilmesi gerektiği, Mahkemece yeniden taşınmazların başında keşif yapılarak taşınmazların sınırlarının belirlenerek davacıların tapusunun kapsamında kalan yerlerin tapu malikleri, ırsi veya akdi halefleri adına yazılması gerektiği kanaatinde olduğumdan kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5030, K. 2026/4617, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5030-e-2026-4617-k-b779d3361e87