Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13988 E. 2026/302 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13988
- Karar No
- 2026/302
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/607 E., 2024/229 K.
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.05.2009 tarihinde davalı ... yönetimindeki davalı ...’ye ihtiyari mali sorumluluk teminatlı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı davalı ... Sigorta A.Ş’ye trafik sigorta poliçesi ile sigortalı muris ...’ye ait araç ile davacının yönetimindeki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak beden gücü kaybına uğradığını belirterek şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 90.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 14.01.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 93.624,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.03.2016 tarihli ve 2009/869 Esas, 2016/217 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile toplam 87.499,36 TL (araçtaki zarar için 14.000,00 TL, ulaşım gideri 1.624,00 TL, geçici tam iş göremezlik için 20.016,36 TL ve sürekli kısmi iş göremezlik için 51.859,00 TL) maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan (sigorta şirketleri bakımından sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak kaydı ile) kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... mirasçılarından alınarak alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 24.03.2016 tarihli ve 2009/869 Esas, 2016/217 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 2016/10824 Esas, 2019/5279 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek davacının meslek grubu öncelikle belirlenip doğru meslek grubu üzerinde hesaplama ve değerlendirme yapılmadığı, o halde mahkemece, bu hususlara riayet edilerek Adli Tıp Kurumundan ek rapor istenip varılacak sonuca karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı; gerekli araştırma ve bilirkişi incelemesi yapılarak davacının gerçek gelirinin tespiti ile sonucuna göre hesaplama yapılması gerekirken yetersiz araştırma ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına, davacı vekilinin manevi tazminat ile fer'ilerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile araçtaki zarar için 14.000,00 TL, ulaşım gideri için 1.624,00 TL, geçici iş göremezlik için 20.016,36 TL ve sürekli iş göremezlik için 55.000,00 TL olmak üzere toplam 93.624,00 TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan (sigorta şirketleri bakımından sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak kaydı ile) kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacı tarafa verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... mirasçılarından alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatın kısmen ve anlamsız bir miktar üzerinden kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul edilen manevi tazminat için lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; kazanın oluşumunda davacı yan kusurlu olduğu için davacının işleten sıfatındaki mirasçılara yönelik herhangi bir talebinin söz konusu olamayacağını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücretinin hatalı olarak tespit edildiğini, mahkeme kararının ücret ve maluliyet oranı yönünden bozulduğunu, bu cihetle dosyanın yeniden bilirkişiye verildiğini, bu halde, bilirkişinin bilinen devre tarihi yönünden güncelleme yaparak hesaplama yapmasının dayanağının bulunmadığını, sadece maluliyet yönünden değişiklik yaparak hesaplama yapılması gerekir iken hatalı karar verildiğini, hükme esas alınan hatalı raporda bilinmeyen dönem hesabının denetime elverişli olmadığını, pasif dönem hesabının da bilirkişi tarafından hangi kriterler esas alınarak yapıldığının rapordan anlaşılamadığını, pasif dönem ücreti günün asgari ücretine göre değil dönem sonu dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken hatalı bir şekilde hesaplandığını, lehlerine hükmedilen vekâlet ücretinin diğer davalı ile birlikte verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... mirasçıları vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafın 90.000,00 TL manevi tazminat talebi mahkemece 20.000,00 TL üzerinden kısmen kabul edilmesine rağmen yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacı yararına kabul edilen manevi tazminat için vekâlet ücreti takdir edilmemesi usul ve yasaya uygun değildir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... mirasçıları vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hüküm fıkrasının 7 numaralı bendinin "7-a" olarak değiştirilmesine ve aynı bentten sonra gelmek üzere "7-b Manevi tazminat yönünden kabul olunan talep için vekil ile temsil edilen davacı yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... ve davalı ... mirasçılarından müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın davalı ...'ye yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.