Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/11129 E. 2026/301 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11129
Karar No
2026/301
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1185 E., 2024/372 MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/554 E. 2021/967 K.

Mahkeme kararı davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 22.08.2011 tarihinde davalı ...’in sürücüsü olduğu trafik sigortasız traktörün tam kusurla müvekkilinin kullandığı motorsiklete çarpması ile meydana gelen kazada müvekkilinin ağır yaralandığını, ...'na yaptıkları müracaat sonucu 19.153,00 TL kısmi ödemede bulunulduğunu, bu ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş; 09.01.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 49.142,34 TL'ye artırmıştır. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada alacaklarının daha fazla olduğunun tespit edilmiş olduğunu, bu nedenle işbu ek davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 200.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.02.2015 tarihli ve 2014/780 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin kabulü ile 49.142,34 TL maddi tazminatın davalı ...'den 22.08.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile, davalı sigorta şirketinden ise dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin davalı ...'den 22.08.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 26.02.2015 tarihli ve 2014/780 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.03.2018 tarihli ve 2015/8843 Esas, 2018/3175 Karar sayılı ilamı ile mahkemece, ceza dosyası aslı getirtilmek suretiyle Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamı incelenmek ve kusur belirlemeleri arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru görülmediği; maluliyet oranları arasındaki çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru görülmediği; kabule göre de hükme esas alınan aktüer raporunda davacının ATK raporunda iyileşme süresinin 45 gün olarak ön görülmesine rağmen, davacının SGK hizmet cetvelinde işe gitmediği 92 gün üzerinden hesap yapılmasının hatalı olduğu ve davacının, SGK’lı olarak çalıştığı göz önüne alındığında davacıya SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı araştırılarak yapıldıysa hesaplanacak geçici iş göremezlik zararından mahsup edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile kazanılmış haklar gözetilerek 45.949,51 TL maddi tazminatın 44.272,50 TL kısmının tüm davalılardan, bakiye kalan 1.677,01 TL'nin ise yalnızca ...'ndan, muris ... mirasçılarından 22.08.2011 tarihinden itibaren yasal faiz ile, davalı ...' ndan ise dava tarihi olan 13.06.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemi reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin muris ... mirasçılarından 22.08.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafça ileri sürülmemiş olan kazanılmış hak iddiasının mahkemece re'sen dikkate alınamayacağını, bununla birlikte tam kabul ile sonuçlanmış olan karara itiraz edilmemesi nedeniyle adeta müvekkilinin cezalandırılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle zararın karar tarihindeki asgari ücret miktarına göre hesaplanmasının zorunlu olduğunu, hali hazırda kısmi dava niteliğindeki işbu davada dava dışı kalan alacak için ayrı bir dava açılmış olduğundan kazanılmış haktan bahsedilebilmesinin mümkün olmadığını, tespit edilen maluliyet oranını kabul etmediklerini, karara esas alınan aktüer raporunu kabul etmediklerini, güncel veriler ile hesap yapılması gerektiğini, manevi tazminatın düşük takdir edildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kaza nedeniyle davacının %14 sürekli iş göremezlik oranı ve 45 günlük iyileşme süresi üzerinden hak kazanabileceği maddi tazminatın 75.158,88 TL olarak tespit olunduğunu, ...'nın davadan önce 20.12.2012 tarihinde davacıya 19.153,00 TL ödediğini, işbu dava neticesinde verilen ilk karardan sonra 31.05.2015 tarihinde ise kararın icra edildiği dosyaya 49.142,34 TL, yani mahkemece hükmolunan tutarda tazminatı icra masraflarıyla birlikte ödediğini, söz konusu raporda her ne kadar işbu ödemelerden sonra davacının bakiye 3.510,45 TL zararının mevcut olacağı belirtilmiş ise de usuli kazanılmış hak gereği sürekli iş göremezlik zararının üst sınırı 45.949,61 TL olarak kabul olunduğundan, yapılan bu tespitin hüküm sonucuna etki etmediğini, mahkemenin usuli kazanılmış hakka ilişkin kabulü ve bu kapsamda maddi tazminat tavanını belirtilen tutarda tutması yerinde ise de, hükmün doğru tesis edildiğinden söz edilemeyeceğini, 05.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...'nın davacıya, maddi tazminat tavanı olarak kabul olunan tutarı aşar miktarda ödemeler yaptığının açıkça saptandığını, bu durumda davacının, gelinen aşamada müvekkillerinin de içinde bulunduğu davalılardan tahsili gereken herhangi bir alacağının kalmadığını, bilirkişi raporuna açıkça geçirilen ... tarafından davacıya yapılan ödemeler adeta yok sayılarak hüküm tesis edildiğini, kusurun ve maluliyet tespitlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmolunan manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalı kurumdan manevi tazminat istemi olmamasına ve davalı kurumun manevi tazminat sorumluluğu bulunmamasına rağmen manevi tazminat kabul edilen kısım için davalı kurum aleyhine de vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik zararının karşılanmış olması ve ayrıca davalı kurumun sorumluluğunda bulunmaması nedeniyle bu talebin reddi gerekirken kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faiz başlangıcı yönünden de kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı kurum tarafından yapılan tüm ödemelerin güncellenerek tenzil edilmesi gerektiğini, ödenen tazminatların asgari ücret artışı üzerinden güncellenmesi gerektiğini, daha önce bozma geçiren dosyada ilk karara istinaden harcın ödendiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminatı istemine ilişkindir. 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı ... mirasçıları vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı ... vekilininin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davalı ... yönünden davacı tarafından manevi tazminat talep edilmemiş ve mahkemece anılan davalı aleyhine manevi tazminata hükmedilmemiş olmasına rağmen kabul edilen manevi tazminat için diğer davalı ile birlikte davalı ... aleyhine de maktu vekâlet ücreti hükmedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekir ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... mirasçıları vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hüküm fıkrasının 10 numaralı bendinde yer alan "tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen" ibaresi çıkartılarak yerine "davalı muris ... mirasçılarından" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı ve davalı ...'e yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... Hesabına iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11129, K. 2026/301, T. 08.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-11129-e-2026-301-k-6795df531c8e